30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZIN 99.YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN !

Değerli Okurlarım bugün 30 Ağustos 2021 bundan 99 yıl önce yurdumuzu işgal eden Emperyalistlere karşı ülkemizde direnişleri örgütlemek için 19 mayıs 1919 da Atatürk’ün Samsuna çıkışıyla başlayan mücadele ateşi bütün Anadolu’yu sardı. Sivas Erzurum Kongreleri Yapıldı.Ankara’da İlk Türkiye Büyük millet meclisi Kuruldu.Kurtuluş Savaşını bu Yüce meclis Yürüttü.Bu mecliste çok sert tartışmalar yaşandı ve her şeye rağmen birlik beraberlik sağlandı.Verilen Mücadeleler sonucu Bu günkü Türkiye Cumhuriyetinin Kuruluşu bu zaferlerle sağlandı.Bu Ülkeyi bizlere bağışlayan Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm silah arkadaşlarını kahraman ordumuzu saygı ,minnet ve şükranla anıyorum.Ruhları Şad olsun.Onlardan Allah bin kere razı olsun.

Kurtuluş savaşında yaşanan 26 AĞUSTOS GECESİNDE SAATLER İKİ OTUZDAN BEŞ OTUZA KADAR ve İZMİR RİHTIMINA BAKAN NEFER ,Başlıklı Bilgi Yayın Evinin Kuvayi Milliye Nazım Hikmet, Kitabından alıntıdır! Saat:2.30.Kocatepe yanık ve ihtiyar bir Bayırdır,ne ağaç, ne kuş sesi.ne toprak kokusu vardır.Gündüz Güneşin,gece yıldızların altında kayalardır.Ve şimdi gece olduğu için ve dünya karanlıkta daha bizim,daha yakın,daha küçük kaldığı için ve bu vakitlerde topraktan ve yürekten evimize,aşkımıza ve kendimize dair sesler geldiği için,kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi okşayarak gülümseyen bıyığını seyrediyordu Kocatepe’den dünyanın en yıldızlı karanlığını.Düşman üç saatlik yerdedir ve Hıdırlık-tepesi olmasa Afyonkarahisar Şehrinin, ışıkları gözükecek.Kuzeydoğuda Güzelim-dağları ve dağlarda tek, tek ateşler yanıyor.Ovada Akarçay bir pırıltı halinde ve şayak Kalpaklı nöbetçinin hayalinde şimdi yalnız suların yaptığı bir yolculuk var: Akarçay belki bir akar su,belki bir ırmak,belki küçücük bir nehirdir. Akarçay Dereboğazın da değirmenleri çevirip ve kılçıksız yılan balıklarıyla,Yedişehitler kayasının gölgesine girip çıkar.Ve kocaman çiçekleri eflatun,kırmızı beyaz ve sapları bir,bir buçuk adam boyundaki haşhaşların arasından akar.Ve Afyon önünde Altıgözler Köprüsünün altından güneydoğuya dönerek ve Konya tren Hattına rastlayıp yolda Büyükçobanlar Köyünü solda ve Kızıl kiliseyi,sağda bırakıp gider.Düşündü birdenbire kayalıklardaki adam kaynakları ve yolları düşman elinde kalan bütün nehirleri.Kim bilir onlar ne kadar büyük,ne kadar uzundular?Birçoğunun adını bilmiyordu,yalnız,Yunan’dan önce ve Seferberlik’ten evvel Selimşahlar çiftliğinde ırgatlık ederken Manisa’da geçerdi Gediz’in sularını başı dönerek.Dağlarda tek,tek ateşler yanıyordu.Ve Yıldızlar öyle ışıltılı,öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel,rahat günlere inanıyordu ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,birdenbire beş adım sağında onu gördü.Paşalar onun arkasındaydılar.O,saati sordu.Paşalar:

“üç”,dediler.Sarışın bir kurda benziyordu.Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.Yürüdü uçurumun başına kadar,eğildi,durdu.Bıraksalar İnce uzun bacakları üstünde yaylanarak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı.Saat:3.30.Halimur-Ayvalı hattı üzerinde manga mevziindedir.İzmir’li Ali Onbaşı(Kendisi Tornacıdır)karanlıkta göz yordamıyla sanki onları bir daha görmeyecekmiş gibi baktı manga efradına birer,birer: Sağda birinci nefer sarışındı.İkinci esmer.Üçücü kekemeydi,fakat bölükte yoktu onun üstüne şarkı söyleyen .Dördüncünün yine mutlak bulamaç istiyordu canı.Beşinci vuracaktı amcasını vuranı teskere alıp Urfa’ya girdiği akşam.Altıncı,inanılmayacak kadar büyük ayaklı bir adam,memlekette toprağını ve tek öküzünü ihtiyar bir muhacir karısına biraktığı için kardeşleri onu mahkemeye verdiler ve bölükte arkadaşlarının yerine nöbete kalktığı için ona “Deli Erzurum’lu” derdiler.Yedinci,Mehmet Oğlu Osmandı.Çanakkale’de,

İnönü’nde Sakarya’da yaralandı ve gözünü kırpmadan daha bir hayli yara alabilir,yine de dimdik ayakta kalabilir.Sekizinci İbrahim korkmayacaktı bu kadar bembeyaz dişleri böyle takırdayıp birbirine böyle vurmasalar.Ve İzmir’li Ali Onbaşı biliyordu ki: tavşan korktuğu için kaçmaz,kaçtığı için korkar.

Saat: 4 Ağızıkara-Söğütlüdere mıntıkası.On ikinci Piyade Fırkası.Gözler karanlıkta,uzakta.Eller yakında,makanizmalar üzerinde.herkes yerli yerinde.Tabur İmamı mevziideki biricik silahsız adam:ölülerin adamı kırık bir söğüt dalı dikerek kıbleye doğru,durdu boyun büküp el kavuşturup sabah namazına.İçi rahattır.Cennet,ebedi bir istirahattır.Ve yenilseler de, yenseler de adayı,meydanı gazadan o kendi elleriyle verecektir.Cenabı rabbülalemine şühedayı.

Sabah Saat 4.45 den sonrasını Cuma günü(03 EYLÜL 2021 ) günü devam etmek üzere Esen kalın!

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.

YORUM EKLE

banner68