25 Eylül 2017 Pazartesi

Yatağan’da trafik kazası: 7 Azerbaycan uyruklu turist yaralı

ALTIMIZ FOKUR FOKUR KAYNIYOR

21 Temmuz 2017, 11:44
Bu makale 219 kez okundu
ALTIMIZ FOKUR FOKUR KAYNIYOR
Süleyman AKBULUT

 Bunu ben söylemiyorum.

Bunu Menteşe’nin yeni Kaymakamı Caner Yıldız söylüyor.
Yazılarımıza kısa bir ara vermiştik. Tekrar siz okuyucularımızla buluşmanın tadı, meslekte ilk gidilen haber gibi..
Tekrar merhaba. Konumuza dönelim.
Evet, altımız fokur fokur kaynıyormuş ta haberimiz yokmuş. 
Gerçi altımızı kaynatmaya çalışanlardan haberimiz var ise de, jeolojik olarak yoktu.
Sayın Kaymakam Muğla’nın merkez Menteşe ilçesi mülki idare amirliğine geleli neredeyse 6 ay oldu.
Gelir gelmez kentin fotoğrafını çekmiş, eksiğini gediğini ortaya koymuş, bir de kalkınma yollarını araştırmış.
Tipik bürokrasi hantallığının dışında çalışmış tabir yerindeyse.
Kısacası kentin ihtiyacı olan yönlerini kendine dert edinmiş.
Bunu kendine dert etmesi gerekenler var iken bir de…
Kendisini yürekten kutluyorum.
Yıl 2017. Ülkenin batısında yaz günü susuzluğa mahkum edilmiş bir kentte, metropollerde bile bu sorun yaşanmaz olmuşken, Menteşe Kaymakamı jeotermal zenginliğimizi tespit etmiş.
Evet, yanlış duymadınız.
Yer altında 220 derecede ve 1500-2000 metre derinliğinde jeotermal kaynağımız mevcutmuş.
Nerede mi?
Göktepe, Esençay, Yeşilyurt ve Dağdibi’nde.
Yani ağırlıklı olarak bu cazibeli kaynak, bu adı geçen bölgelerde.
Hatta Sayın Caner Yıldız konuya o kadar ağırlık vermiş ki, jeoloji biliminde ODTÜ ve Gazi üniversitelerinde görev yapmış olan dünyaca ünlü Prof. Dr. Bülent Coşkun’a da bu zenginliği tescilletmiş. 
Bu zenginliği yazarken, Sandras’tan getiremediğimiz su geldi aklıma.
Oysa bugün o cazibeli su, kentin kullanımına kazandırılabilmiş olsa sularımız da kesilmiyor olabilirdi.
O dönem cazibeli suyun Muğla’ya kazandırılması mümkünken, mümkün olamamıştı.
Umarım bu defa hayata geçirilebilir bir proje olması yönünde gayret sarf edilir.
Gerçi bizim buralarda başkası tarafından sunulan öneriye fazla kulak asılmaz.
Ya kendileri yapacak, ya da tukaka kalacak.
Daha önce Erendağı’nda gündeme gelmiş kayak merkezi projesi de, hantal bürokrasi ve burnundan kıl aldırmayanlar nedeniyle yöre turizmine kazandırılamamıştı.
Kime yazık oldu. Tabi ki Muğla’ya.
Önemli projelerin yöreye kazandırılmaması konusunda kendimizle yarış halindeyiz. 
Kentteki bu jeotermal hayata geçirilirse, bir kere seracılık sektörü doğacak.
Hem de modern seralar.
Dönümünde 100 tona kadar domates ihracatı yapılabilir bir kent olacağız.
Nasılsa bacasız sanayiyi savunmuyor muyuz?
Düşünsenize 1 dönümünde 1 kişi çalışacak olan seralar, aynı zamanda istihdama da katkı sunacak.
Tabi istihdamla ilgili sorunumuz varsa ya da bu sorunu dert eden?
Bunun dışında termal turizmi gelişecek. Yeni oteller inşa edilecek.
Her defasında deniz-kum-güneş eksenli turizmi nasıl 12 aya yayarız klişesi ancak böyle vücut bulacak.
Ayrıca doğalgazcılar belki kızabilirler ama sonuçta tercihtir, saygı duyulmalı.
Bu jeotermal şehrin ısıtılması noktasında da yarar sağlayacak.
Şehre adeta para akacak.
Yararları çoğaltılabilir.
Kalkınma, gelişim bu şekilde olur.
Dedik ya; “altımız fokur fokur kaynıyor”
Körü körüne bağlı oldukları statik yapı ile başkalarının altını kaynatarak, yerinden oynatma stratejisi geliştirmeyi huy edinmişlerin, bu huylarını bir süreliğine kenara bırakıp, şehrin altında kaynayan zenginliğe bakmaları, geliştirmeleri ya da bunun için çalışanlara katkı sağlamaları; en azından kendilerine, tarih süzgecinde artı yararla anılabilecekleri bir pozisyon sağlayacaktır.
Yaz günü halkı mağdur eden habersiz su kesintisi sürprizlerini unutturabilir mesela…

banner19

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV