Analar Ne Aslanlar (!) Doğurmuşlar Meğer !?

Dikkat ettiniz mi, son yıllarda ‘hak-hukuk-adalet’ aradıklarını dillendiren o kadar insanımız piyasaya çıkmaya başladı ki, artık bunların haberlerini yapmaya bile yetişemez olduk!.. Adaletin terazisi sapmaya başlayınca, zati bütün dünyada böyle olaylar hemen artmış, tatmin olamayan insanlar, kendi adaletlerini kendileri yerine getirme çabasına girmişlerdir!..

Çok uzağa gitmeye gerek yok; Osmanlının son dönemlerinde devletin eli her yere uzanamaz, suçlularla başedemez olunca, dağlarımız ‘Eşkıyalarla’ dolmaya başlamıştı, hatırladınız mı? Bugün çoğumuzun kitaplıklarında bile hikâyeleri bulunan; “Atçalı Kel Memed, Demirci Memed Efe, Çakırcalı Ahmet ve Mehmet Efeler, Çerkez Ethem, Hekimoğlu, Köroğlu, Yörük Ali Efe, Kamalı Zeybek, Sarı Zeybek, Kıllıoğlu Efe, Posluoğlu Efe...” gibi dağa çıkıp, Osmanlı Zaptiyelerini yıllarca peşlerinden koşturan, haklarından gelemeyince de, sık sık “Genel Af” çıkararak, bunları düze indirmeye çalıştıkları Osmanlı arşivlerinde öylece duruyor!..

İki ay önce de ülkemizin en saygın üniversitelerinden ‘Boğaziçi Üniversitesi’ne, seçimle değil de ‘atamayla’ bir Rektör atandı... Öğrenciler, öğretim görevlileri, eski mezunlar ve öğrenci velileri bu işe şiddetle karşı çıktılar, o günden beri bu işe yasal haklarıyla direniyorlar!.. Ama iktidar bu binlerce insanını dinleyeceğine, bir tek yandaş adamının koltuğu uğruna bu direnişe hep gözlerini ve kulaklarını tıkamaya devam ediyor!.. Bu işten kendilerine durduk yerde “durumdan vazife çıkaranlar” da çoğalmaya başladılar!..

Bir suç örgütü lideri Rektör’e mektup yazdı, istifa etmemesini istedi!.. Emre Kayırlı adlı biri çıktı, kendine ait sosyal medya hesabından iki fotoğrafla, bir tehdit yayımladı... Fotoğrafın birinde, her iki elinde tabanca vardı, öbür fotoğrafında ise omuzunda tam otomatik ve dürbünlü bir otomatik silahla poz verip, Boğaziçi öğrencilerine; “Haydi gidiyoruz, polislerle omuz omuza duracağız, dil uzatanın dilini koparacağız, el kaldıranın elini kıracağız desem, kaç kişi benimle gelir?” diye cahilce tehditler savuruyordu!.. Ne günlere kaldık Yaa Rabbim!?

Kimdi bu adam? Bu silahlar onda ne arıyordu? Bu tehditkâr adamın görevi, hüviyeti, yetkisi ve selahiyeti neydi de, bu sözleri en saygın üniversitenin saygın çocuklarına çemkiriyordu!? Arkasında kimler vardı veya kimler olduğunu sanıyordu bu atmasyon kahraman!? Peki, iki satır yazı yazanları sabahın köründe evlerinden gözaltına alan devlet görevlileri neredeler!? Siz halkınızın güvenliğini böyle susarak mı sağlıyorsunuz!?

Boğaziçi öğrencilerinin eylemlerine karşı çıkmak için gelen “Anadolu Gençlik Derneği (AGD)’ne 01 Şubat günü, “Türkiye Gençlik Birliği (TGB)”ne 05 Şubat günü izin verip, polis korumasında eylem yapmalarına müsaade eden iktidar; aynı yerde Boğaziçi öğrencilerine destek vermek için toplanan Üniversite Hocalarına izin vermediği gibi, bir de onları konuşturmadı bile!.. Bu kadar ayrımcılık ve çifte standart uygulaması niye!? Anayasa’ya aykınrı bu ayrımcılığı, bu ülkenin halkı görmedi mi?

Yapılan son kamuoyu anketlerinde çok vahim ve çok ürkütücü sonuçlar ortaya çıkmaya başladı: Yurt dışında okumak ve yaşamak isteyenlerin oranı, bu son gelişmelerle olsa gerek, ikiye katlanarak tam ‘% 47.37’ye çıkmış!.. Yani, ülke insanımızın yarısı dışarı gitmek-kaçmak ister hale gelmiş!.. Bizi ‘Suriye halkı’ haline getirenler hiç düşünmüyorlar mı acaba; bu işin sebebi nedir diye? Bu ülke, sadeve iktidar yanlılarının yaşam alanı mıdır, diğer kesimin yaşama hakkı kalmamış mıdır!? Oturup da bir gün olsun, bunların sebeplerini ve çözümlerini düşünmüyorlar mı acaba?

Sadece bunlarla kalsak iyi, Ayasofya Başimamı çıkıp; Laikliğin Anayasa’dan çıkarılmasını istiyor!.. Yahu sen bir devlet memurusun, sana ne bu siyasî işlerden!? Prof. Dr. olmuşsun, bunun bir ‘Anayasa Suçu’ olduğunu nasıl bilmezsin!? Bunlar gerçekçi bir hukuk devletinde olacak işler midir, nereden cesaret alıyorlar bunlar!?

YORUM EKLE

banner68