AŞKIN KOKUSU

 Silifkeli Diş Hekimi Pınar Özen’in ‘’Aşkın Kokusu’’ adlı eserini yeni okuyup bitirdim. Kızım Harika’nın da arkadaşı olan Pınar Hanım, romanını büyük bir cesaretle ülkemizde yaşanılan ama hep örtülü kalan kadın—erkek ilişkisine değinerek yazmış. Kalemine ve yüreğine sağlık…
Pınar Özen ile Silifke’de, arkadaşım Yaşar Öztürk sayesinde geçen sene Ocak ayında tanıştık. Yaşar Bey, sağ olsun Silifkeli yazar-çizer ve aydın kişilerle bizi buluşturuyor ve tanıştırıyor. Dolayısıyla dostluk,  arkadaşlık başlıyor ve devam ediyor. Çok mutlu oluyorum. Pınar Hanım’la sohbet sırasında kızımla da arkadaş olduğunu öğrendiğimde mutluluğum daha da arttı. Sohbet sonrası ‘’Aşkın Kokusu’’ adlı romanını eşim İnci ve benim adıma imzaladı ve hediye etti. Teşekkür ediyoruz. Elimde okunacak birçok imzalı kitap olunca henüz yeni okuyabildim.
Kitabın ilk sayfasından kısa bir alıntıyla tanıtımına yardımcı olalım:
‘’Gökten düşen kar taneleri gibi kısmet yağıyor üzerine,’’ demişti Şebnem, ‘’Yolunda bir tümsek var, bir zorluk… Sanki iri bir adam… Ama aşacaksın. Sonrası pırıl pırıl ve ferah… Hem de öyle üç vakte kadar falan değil şekerim, kısa bir yolun sonunda… Hemen…’’
Yol boyunca, bazen usul usul ama daha çok tipi şeklinde gökten süzülen kar tanelerini izledi; kulağında Şebnem’in sözlerini yeniden duyarak. Sanki fallara inanırmış gibi…
Kâh tek bir tanesi vuruyordu cama, sonra eriyerek yok oluyordu, kâh ikisi, üçü birleşip dışarıyı görmesini engelleyecek şekilde kaplıyorlardı camı. İster bir başına, isterse yüzlercesi birleşmiş olsun, sonunda eriyip gidiyorlar ama illaki bir iz bırakıyorlardı camda.
Tüy gibi, varlığıyla yokluğu belli olmayan bir tanesi iniyordu önce, sonra binlercesi gelip kenetleniyor, bazen kaskatı kesilip buz oluyor, bazen de çığ olup akıyorlardı. Er ya da geç eriyip gidiyorlardı, illaki iz bırakarak, toprakta.
Yüreğinde biriken, adlandıramadığı hüzün taneleri gibi…
Kariyer, çocuk, ev arasında sıkışıp kalan kadınların evlilik hayatı hiç bu denli irdelenmemiş, yasak aşk hiç böylesine masum yaşanmamıştır. Yaşantımıza bakmak ve görmek istemediğimiz kör noktalarımızla bizi yüzleşmeye iten eser, üstümüzde ağırlığın aksine rahatlama etkisi yapacak.
Kitabevlerine uğradığınızda bu güzel eseri sorun ve alıp okuyunuz. Eminim sizde severek okuyacaksınız. Akıcı bir dille yazıldığı için de sıkılmadan okuyabiliyorsunuz. Romandaki konular ülkemiz için hassas konular! Bu konulara özenle değindiği ve kurguladığı için Pınar Hanımı cesaretinden dolayı kutluyorum. Aşk kutsaldır. Yaşayanlar ve yaşatanlara helal olsun. Aşkın kokusu, sizin de üzerine sinsin efendim. İyi okumalar…
YORUM EKLE

banner68