ATATÜRK KÜLTÜR EVİ

İlçemizde, gururlanabileceğimiz, ‘Osmanlı ev mimarisiyle yapılmış olan bir evin restorasyonu bitmek üzere. Milaslı Yazar arkadaşım Nevzat Çağlar Tüfekçi ile beraber, ‘Hacı Ömerler Evi’ olarak bilinen evde, bol bol fotoğraf çekerek gezdik. Nevzat Bey’in hoşuna gitmesi ve ilçemizde nihayet böylesine ilk defa bir çalışmanın yapılması beni de heyecanlandırdı. Gurur duydum. Yıllardır hep hayalini kurardım. ‘Şu güzelim yapıya Belediye el atsa da, eski haline getirilerek bir düzenleme yapılsa’ derdim. Sonunda yapıldı. Bravo. Emeği geçen herkesi kutluyorum. Sarnıç ta ele alınmış. Çalışmalar devam ediyor. Başkan sağ olsun, çalışma olduğu halde gezmemiz için gerekli talimatı vererek görme imkânına kavuştuk. Tarcan Bey’in açıklamalarına göre evin, 150 yıllık bir geçmişi varmış. Bahçesi 1725 m2 olup, 136 bin TL bedelle istimlâk edilmiş. Şimdiye kadar 725 bin TL para harcanmış. Paranın tamamı Belediye’ye ödenen emlak vergisinin Kültür Fonu bölümünden karşılanmış. Kısacası, tüm harcama ilçemiz Belediye bütçesi tarafından yapılmış.
Sarnıç, 34 m2’lik bir iç alana sahip olup, Osmanlı Döneminde gelip geçen kervancıların su ihtiyaçlarını gidermeleri için yapıldığı biliniyor. Çalışmalar bittiğinde evle beraber bir bütünlük sağlayarak, ilçemizin Kültür ve Sanat etkinliklerine katkısı olacaktır. İlçemizde tarihi eski birkaç tane evde bu tür düzenlemelerle ele alınarak geçmiş kültürümüzü canlandırabiliriz. 
Belediye tarafından ismi ‘Atatürk Kültür Evi’ adıyla değiştirilen Hacı Ömerler evinde yaşayan Nazife Teyze’yi çocukluğumdan hatırlarım. Eczacı Ender Abla’nın annesi olan Nazife Teyze evden ayrılınca, ev harabeye döndü. Yıkılacak diye korkuyordum. Belediye’nin duyarlılığı sayesinde yeniden yaşam alanı yaratılarak halkın hizmetine sunulacak olması hepimizi sevindirmelidir. Evin bahçesinde müştemilatlar, havuzlar, tandır ocağı, şırakma, tuvaletler ve taş değirmeni orijinal haline getirilmiş. Şırakma biliyorsunuz içinde üzüm çiğnenerek şır (üzüm suyu kaynatılması) akıtılarak pekmezin yapıldığı havuzdur. Eminim ilginizi fazlasıyla çekecektir. Engelliler için ayrı bir tuvaletin yapılması ve düşünülmesi de mükemmel olmuş. Kim akıl ettiyse kutluyoruz. Bahçenin içi ve dışı, ağaç ve çiçekler dikilerek yeşillendirilmiş. Güzel olmuş. 
Evin avlu giriş kapısı yeni olsa da eski kapının motiflerine, işlemelerine benzetilmiş. Alt katta ki depolar ve odalardaki kapı ve pencereler tamir edilerek aslına dönüştürülmüş. Üst katta aynı şekilde yapılmış ama Nevzat’la aynı düşünceye vardığımız bir eleştiriyi de sizlerle paylaşacağım. Odalara klima, aplik ve kameralar konulmuş. Yapının doğallığı gitmiş. Klimanın ne işi var odalarda? Bina zaten kalın duvar taş yapısı. Kışın sıcak, yazın serin olur. Kışın içindeki ocağı (şömineyi) yakarsın sıcacık olur. Yazın ise serin olduğu için klimaya hiç gerek yok. Aplikler çok abartılı. Muğla’daki Özbekler Evi ve diğer evlerde gemici feneri ve kandiller kullanılarak aydınlatma sorunu halledilmiş. Bu evdeki klimalar ve aplikler derhal kalkmalıdır. Düzenlemeyi kim yapıyorsa bu konuyu tekrardan düşünerek kararlarını değiştirsinler. Geçmiş zaman abartıyla süslenerek günümüzde kabul görmez. Tabii bunlar bizim naçizane önerilerimiz. Uyumlu olmak iyidir.
Dışarıdan bir misafirimiz, arkadaşımız gelse, ilçemizde gezdirebileceğimiz, gösterebileceğimiz, Ahiköy’ü anımsatan ‘Atatürk Kültür Evi’ yüzümüzü güldürecektir. Burada çeşitli sanatsal etkinlikler yapılabilir. Misal, resim sergileri açılabilir. Ayrıca alt katta bir odada kütüphane oluşturulacak. İlçemizin tanıtımı yapılabilir. İyi bir işletmeciye verilmezse Belediye kendi personeliyle çalıştırabilir. Yeter ki sahip çıkılarak uzun yıllar yaşatılsın isteriz. Atatürk Kültür Evi’nin yapımında emeği geçen Belediye Başkanına, Belediye Meclisine, çalışanlarına ve Bilal Söğüt Hocamıza gönülden teşekkür ediyoruz. İlçemize hayırlı olsun. Umarız gelecekte, Ahi Dede ve diğer evlerde de aynı şekilde düzenlemeler yapılarak ‘ Ahi Köy ‘ yeniden canlandırılır. 
YORUM EKLE

banner68