BAHÇE BİZİZ GÜL BİZDEDİR

 Geçmişten    günümüze    kadar   gelen   Alevi   mizahını,   yazar   Miyase   İlknur   derleyerek  neşeyle  okunan   güzel  bir   kitap   haline   getirmiş. Cumhuriyet    Kitapları   yayınevi   tarafından  basımı   yapılan   ‘’Bahçe  Biziz  Gül  Bizdedir’’   kitabını   hakka  yürüyen   ülkemizin   en  iyi   köşe  yazarı   İlhan   Selçuk  övgü  dolu  bir  sunuş  yazısı  yazmış. Zulüm   karşısında   kırılıp   düşen  fakat   eğilmeyen; bu  kültürü   bir   lokma   bir  hırka  felsefesiyle  bugüne    taşıyan   eli  öpülesi   Bektaşi   Dedelerini   daha  yakından  tanımak  için  arkadaşım  Atatürkçü   Düşünce   Derneği   Kırşehir   Şube   Başkanı  Birol  Yurdugül   ile  birlikte  Hacıbektaş  İlçesine   gittik. Ziyaretimize   önce   Hacıbektaş    Belediye   Başkanı   Alirıza  Selmanpakoğlu’ndan   başladık. Başkan  Bey  sağ  olsun  bizi  çok  iyi   ağırladı. Alevi   kültürü  ve  Bektaşilik   konusunda   bilgiler  verdi. Daha   sonra  Hacıbektaş  Veli   Müzesi,  İz  Bırakan  Aydınlar Gömütlüğü ,  Ozanlar   Yolu  ve  Karanlıktan  Aydınlığa   İnsanlık  Anıt  ve  Müzesini   gezdik   gördük. Çok   duygulu  anlar  yaşadık. Kabri başında  Aşık   Mahsuni   Şerif, İlhan   Selçuk,  Turhan   Selçuk  ve   Fikret   Otyam’ı  yad   ederek  Cumhuriyet   Gazetesi’nin   içinde  bulunduğu  durumu  üzüntüyle  ve  sitemle   İlhan  Abiye  içimizi   dökerekten    bağıra  bağıra  anlattık. Duydu   duymadı  bilemem  ama  en  azından   içimiz  rahatladı. Gazetemizi   geri istiyoruz. İki  senedir   40  yıldır severek  okuduğum   gazetemi  bilerek   almıyorum. Ne  zaman  ikinci   cumhuriyetçiler  gitti   o  zaman  yeniden   almaya  ve  okumaya  başlayacağım. Aleviler  hoşgörülü,  dost , nüktedan,  alçakgönüllü  ve  hayat  dolu  insanlar. Hümanistler.  Alevi ‘nin   kültürü  muhalif   kimliği  nedeniyle   yeraltında   sürgün  vermiş. Gizli   yaşamları   doğal  olarak   mizaha da  yansımış. Bu  okuduğum  ‘’Bahçe  Biziz  Gül   Bizdedir’’   kitabında   bunun  örneklerini   görebiliyorsunuz.  Severek   okudum. Sizlerde   alıp  okuyunuz   derim.
Alevi’ye   sormuşlar:
--Alevle   ilişkin   ne?
Yanıtlamış: Ateş   böceği   kadar…
--Nasıl?...
-- Ateş   böceği   gündüz  görülemez, geceleyin  parlar; ben de  aydınlıkta   fark   edilmem, irtica  karanlığında    parlarım.
 
KAÇIN   DA    EZİLMEYİN   BARİ
    Eşeğinin   ayağı   kayıp  tam  uçurumdan  yuvarlanacakken   kuyruğundan  yakalayan   Alevi’nin  biri  başlamış    uluları   çağırmaya.
--Yetiş   Ya   Ali !  Yetiş  Ya   İmam   Hüseyin !
   Eşeği  kurtaramayınca  son    bir   umutla   Hızır’ı  çağırmış.
--Yetiş   Ya    Hızır !
   Yalvarmaları  sonucu  değiştirmemiş. Eşeğin   ağırlığına  daha   fazla  dayanamayan  Alevi, kuyruğu   bırakırken    bu   kez    çağırdıklarının   hepsine   seslenmiş:
--Eşeğimi   kurtaramadınız,  bari  kaçın da  altında  kalıp   ezilmeyin.
 
    ADRESİ    MEÇHUL
    İstanbul’a   göç  etmiş  Sivaslı yaşlı  bir   Alevi, mahkemede   davalı   olarak   ifade  vermektedir. Dava   konusu   olan  olayı  hakime  anlattıktan   sonra, ‘’ Hüseyin   şahidimdir   ki, olay  aynen  böyle  olmuştur, ‘’ der. Hakim, Alevi’nin   İmam  Hüseyin   üzerine  yemin  ettiğini   ne   bilsin. Hüseyin’in   görgü   tanığı   olduğunu   düşünerek   sorar: 
  --Kim  bu  Hüseyin, mahkemeye   çağırsak   tanıklık   eder  mi?
 Yaşlı   Alevi’nin   avukatı  hemen    müdahale   eder.
--Efendim, Hüseyin    denen   kişi  bir   süre  önce  mahalleden   taşındı. Adresi  meçhul   olduğundan  gelmesi  mümkün   değildir.
       İyi    okumalar   efendim.
YORUM EKLE
YORUMLAR
h.ali dönmez
h.ali dönmez - 5 yıl Önce

Çok güzel

banner68