BANU AVAR İLE SÖYLEŞİ

Türk yazar, Gazeteci, Program yapımcısı ve sunucusu Banu Avar ile Göcek’teki evinde keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Kitaplarını zevkle okuduğum, programlarını ilgiyle izlediğim gazeteci yazar Banu Avar ile söyleşi yapmaktan büyük bir mutluluk duydum. Türkiye de İz Bırakanlar adlı kitabım için telefonda, ‘’Sizinle söyleşi yapmak istiyorum’’ dediğimde sağ olsun kabul etti. Çok sevindim. Mutlu oldum. Randevulaştık ve Göcek’teki yazlığında buluştuk. Çok mütevazı, içten ve samimi duruşuyla insanı etkileyen birisi. Ülkesini çok seven ve her partiden vatansevere kapısı açık bağımsız bir siyasi duruşu var. Bu yönü bizi çok etkiledi. Banu Avar, tam bağımsızlıktan yana. Dünyada birçok ülkeyi gezen, araştırmacı, belgeselci, aydın, donanımlı biriyle söyleşi yapmanın gururunu yaşadım.

Turgay Mutlu: Hangi tarihte ve nerede doğdunuz? Ailenizin Lakabı var mıdır? Nedir?

Banu Avar: 18 Temmuz 1955 Eskişehir doğumluyum. Anne tarafıma Dokuzlar deniliyor. Babam, Avar Türklerindendir.

T.M: İlkokulu , Ortaokulu ve üniversiteyi nerede okudunuz?

B.A: İlkokulu 3 yerde, Liseyi 6 yerde okudum. Londra Şehir Üniversitesi mezunuyum.

T.M: Politikayla uğraştınız mı?

B.A: Hiç uğraşmadım. Partilerle politikayı ayrı tutuyorum. Partilerden bağımsız, son derece siyasi biriyim. Bu da mümkündür. Müdafi hukukçuyum. Her partiden Vatanseverlerin bir çatıda bir araya gelebileceğine inanıyorum.

T.M: Kısaca günlük yaşamınızdan bahseder misiniz?

B.A: Günlük yaşamım genelde seyahatle geçiyor. Şimdiye kadar 82 ülke gördüm. Devamlı seyahat halindeyim. Sürekli Anadolu’yu dolaşıyorum.

T.M: Hangi tür kitapları okumayı seversiniz?

B.A: Bütün kitapları okumayı seviyorum. Türk tarihini seviyorum. Yakın Türk tarihi, roman ve şiir türü kitapları severim. Herkes mutlaka ‘’Nutuk’u’’ okumalıdır. Atilla İlhan’ın ‘’Hangi Atatürk’’, Mustafa Yıldırım’ın ‘’Sivil Örümceğin Ağında’’ ve Emin Değer’in ‘’Hedefteki Balık Türkiye ’’ adlı kitapları da okunmalı.

T.M: Banu Avar kimdir? Siz kendinizi nasıl tanımlarsınız?

B.A: Aslında başkaları beni anlatmalıdır. Ben kibirli biri değilim. Vatanseverim. Şeytanın yansımasıdır kibir. Milletine aşık birisiyim.

T.M: Kamuoyu sizi daha çok belgeselci olarak biliyor. Şimdiye kadar kaç belgesel yaptınız?

B.A: 250’ye yakın belgeselim var.82 adet TRT de çektiğimiz ‘’Sınırlar Arasında’’ var. En çok izleyicilerim Sınırlar Arasında adlı belgeselle beni iyi tanır.

T.M: Şimdiye kadar kaç kitap yazdınız?

B.A: 9 adet kitabım var. Sırasıyla; Gün O Gündür, Zemberek, Hangi Dünya Bizim, Sınırlar Arasında, Böl ve Yut, Hangi Dünya Düzeni, Hangi Avrupa, Kaçın Demokrasi Geliyor ve Avrasyalı Olmak.

T.M: Şimdiye kadar kaç ödül aldınız?

B.A: 40’a yakın ödülüm var. TRT’de çalıştığım dönemde birçok ödül aldım. Benim için asıl ödül şu: Isparta veya Fethiye Pazarında bir köylü kadının gelip boynuma atlamasıdır. Yatağan’dan geçerken bir gün bir işçi kardeşimiz, yanımıza gelerek ‘’ Sen o televizyondaki Sarı Kız mısın?’’ dedi. Bu benim için bir ödüldür.

T.M: Zemberek ve Hangi Avrupa adlı kitaplarınızı severek okudum. Ülkemizin bu zemberekten kurtulması (kurulmuş yay) için önce sahne arkasını görmemiz ve öğrenmemiz gerektiğini yazmışsınız. Çok doğru bir tespit. Kitabınız büyük ilgi gördü mü?

B.A: Zemberek’te 101 sayfa iki adam var. ABD’de bu iki adamı staj yaptırıyorlar. İran’a niye gittiklerini sorduruyorum. Etnik köken savaşı çıkartıyorlar. Bu kitapta bunu anlatıyorum. Arap baharını anlatıyorum. Ülkemizin gençlerini ABD hayranlığıyla yetiştiriyorlar. Zemberek büyük ilgi gördü. Benim kitaplarım ilgi görüyor. Genç kardeşlerim, arkadaşlarım daha çok okusunlar isterim.

TM: Atatürk yüzünden planlarımızı yarım yüzyıl ertelemek zorunda kaldık. Şu an yine uyguluyoruz diyen David Roccofeller röportajınızı bir yerde okudum. Seçimler dünyada ve Türkiye’de gerçekten bir aldatmaca mı?

B.A: Öyle bir röportaj yok. Çakma bir söylenti.

T.M: Dünya’yı gerçekten (Roccofeller ve Rothschild )bu güçlü aileler mi yönetiyor? Başkaları yok mu?

B.A: Emma Goldman diye bir kadının sözü bu; ‘’ Seçimler adil olabilseydi, seçimi yasaklarlardı.’’

T.M: Şu anda neler yapıyorsunuz? Önünüzde yapmak istediğiniz hedefler nelerdir?

B.A: Kitap hazırlıyorum. Anadolu’da toplantılara katılıyorum. Sosyal medyada aktif olarak çalışıyorum. Halktan insanlarla periyodik toplantılar yapıyorum. İnsanlara değmeye çalışıyorum. Köylü pazarındaki Türkan’ı görmeye çalışıyorum.

T.M: Solcu Banu Avar Ulusalcı oldu eleştirilerine ne cevap vereceksiniz?

B.A: Ben halkım. En pırıltılı insanlarla bir araya gelmeyi özen gösteriyorum. Yerelde insanların birbirini bulmasına yardımcı oluyorum.

T.M: Sizce emperyalistlerin en çok korktukları Ulusalcılar ve Ulusalcılık mı? Ulusalcılık niye bu kadar çok eleştiriyor?

B.A: Milli değerlere sahip çıkan adımdır Ulusalcılık. Sahip çıkmaya devam edeceğiz. Emperyalistlerin en çok korktuğu da budur.

TM: Yeni dünya düzeninde ülkemizin yeri nerede olmalıdır?

B.A: Ülkemizin tam bağımsız olmasını savunuyorum. Mustafa Kemal Atatürk dönemindeki Türkiye’yi istiyorum. Atamızın dediği gibi: ‘’ Yurtta Barış, Cihanda Barış’’ olsun.

T.M: Biz bu girdaptan nasıl çıkarız? Şanghay İşbirliği Örgütü’ne dahil olmalı mıyız? Kurtulur muyuz?

B.A: Bölgesel ittifaklar yapılmalı. Başta Suriye ile olmalıdır. ABD ile yapılacağına bölge ülkeleri ile yapılan ittifaklar daha yararlı olur. Atatürk’ün dış politikası 3 ayak üzerine oturuyordu: 1- Balkanlarda dostluk. 2- Doğu ile (Sadabat) bir arada. 3- Rusya ile dostluk antlaşması. Şimdi de ülke olarak bunu yapmamız lazım.

T.M: Aydın kişi kimdir?

B.A: Vatanını milletini seven, sorgulayan, biat kültürü olmayan adam aydındır.

T.M: Ülkemizin NATO sorunu var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

B.A: Aydın olup da NATO’ da kalalım diyen bir kişi aydın değildir.

T:M: Fethiye- Göcek sevginiz hakkında neler söylemek istersiniz?

B.A: Ben Fethiye aşığıyım. Fethiye’nin mahallesi olarak Göcek güzel bir yer. Yörüklerin, Türkmenlerin yaşadığı yerleri seviyorum.

T.M: Tüm insanları sevdiğinizi ve değer verdiğinizi biliyoruz. Hayatınızda başka en çok kimleri önemsersiniz?

B.A: Hayatta önemsediğim iki kişi var. Biri eşim Taner Zenginkinet ve annem Gülten Hanım desteğim, dayanağımdır.

T.M: Hayata bakış açınız nedir? Neleri yapamadınız?

B.A: Kendi hayatımdan çıkardığım ders şudur: Disiplindir. Çok zeki, çok akıllı olmaktan ziyade disiplinli olmak önemlidir. Disiplinli çalışırım ama daha fazla disiplinli çalışmak isterim.

T.M: Ülkemizde hangi yazarların kitaplarını okumayı seversiniz?

B.A: Birçok yazar var ama en çok Atilla İlhan ve Oktay Sinanoğlu’nu severim. Işıklarda uyusunlar.

T.M: Sevgili Banu Avar, bu güzel keyifli söyleşi için çok teşekkür ederim. Sizinle tanıştığım içinde çok mutlu oldum. Son olarak neler söylemek istersiniz?

B.A: Genç kardeşlerime kendi vatanının kıymetini bilmesi, değerlerinin farkına varmayı, biraradalıkların ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Çok zeki bir milletin mensubuyuz. Değerini bilelim. Tarihimizden ders çıkaralım.

YORUM EKLE