Berlin’in Yalnız Kadınları

Doğan Kitap tarafından yayımlanan Orhan Karaveli’nin “Berlin’in Yalnız Kadınları” adlı kitabını yeni okuyup bitirdim. Daha önce yazarın birçok eserini zevkle, severek okumuştum; Sakallı Celal, Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği, Tanıdığım Nazım Hikmet ve Ali Kemal “ belki de bir günah keçisi…” Orhan Karaveli uzun yıllar Berlin’de görev yapmış bir gazeteci. 1930 doğumlu olan yazarımız, Türk Basınına 50 yılı aşkın süre hizmetleri nedeniyle Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü’ne değer görülen yazarların arasındadır. Geçen yıl rahmetli Oktay Akbal’ın cenaze töreninde tanıştık. Seksen beş yaşında olmasına rağmen halen daha dinç ve yakışıklı görünümüyle, ihtiyar delikanlıyım ben dercesine gülümsüyor ve espriler yapıyordu. Kitaplarını zevkle okuduğumu ve çok beğendiğimi söylediğimde sevindi. Daha sonra hatıra fotoğrafı çekildik. Bu yıl Ağustos ayında Oktay Akbal’ın birinci yıl anma törenine gelir mi bilmem? Umarım gelir. Gelirse tekrar bir daha görüşüp ‘’Berlin’in Yalnız Kadınları’’ adlı bu güzel eseri hakkında kritik yapmak isterim. Hem benim, hem de Oktay Akbal’ında merak ettiği “Hilde’ye ne oldu?” sorusunu sorasım var. Ayrıca Yatağanlı yazarımız Ali Ekber Ataş ile olan dostluğunu konuşacağım. Kitabın başındaki “Teşekkür” bölümünde Ali Ekber Ataş’ın adı da yer alıyor. Çok hoşuma gitti Ali Ekber adını okuyunca.
Bu güzel eseri mutlaka alıp okuyunuz. Eminim sizlerde benim gibi severek okuyacaksınız bu güzel eseri. İkinci Dünya Savaşı Avrupa’da son bulurken Almanya’nın doğu kesiminde ve özellikle Berlin’de yaşanan acımasız ve kanlı sokak savaşları… Seri intiharlar; az bilinen ama sayıları toplum içinde binleri bulan dramatik “tecavüz çocukları” olayı…Hitler’in, son dakikada nikahlandığı metresi Eva Braun ile birlikte intihar ederken bir tek tozunun bile Rusların eline geçmemesi için gösterdiği özen… Berlin’in bölünmesi ve duvar… Savaş sonrası Berlin’inde yalnız kadınlarının yaşamlarını anlatmış yazarımız. Ayrıca savaş sonrası Türklerin, Anadolu emekçisinin bu ülkeye ilk göçünü okuyabilirsiniz. Yazarın yaşadığı aşklar da bu güzel esere renk katmış. Savaşın bedelini çeken halkların dramı herkesi üzüyor. Barış içerisinde yaşamak isteyenler günümüzde çok olsa da nedense dünya halen daha acılarla, dramlarla yaşamakta. Atamızın sözü bu kitabı okuyunca daha da önem kazanıyor: “Yurtta Barış, Cihanda Barış.”
 
YORUM EKLE

banner68