Bu Kuraklık Hayra Alâmet Değil !?​​​​​​​

Meteoroloji Genel Müdürlüğü açıkladı; Güney ve İç Bölgelerimiz en fazla kuraklık yaşayan bölgeler!.. Temmuz ayı, son 142 yılın ‘En Sıcak Ayı’ olmuş... Son 60 yılda Türkiye’de toplam ’70 Gölümüz’ kurumuş, tam üç tane ‘Van Gölü’ kadar doğal su depomuzu kaybetmişiz!.. İklim Uzmanları uyarıyor; “Eğer acil önlemler hemen alınmazsa, ‘Ekolojik Dengeler’ tamamen bozulacak ve iklim değişecek!” diyorlar...

Eski büyüklerimiz hep söylerlerdi; “Eskiden beri dünyada 7 yıl kuraklık, 7 yıl bol yağış olur” derlerdi... Şu kuraklıklar başlayalı kaç ‘7 Yıllar’ oldu bilen var mı? Resmi Meteoroloji verilerine göre, bu kuraklık demek ki son 60 yıldır hep çoğalarak artıyor!.. Yoksa, 70’in üzerindeki koca koca doğal göllerimiz niye kurusundu ki!? Geçtiğimiz yıllara kadar göçmen ‘Filamingo Kuşları’nın karnını doyurduğu, yüzdüğü, yavrularını yetiştirdiği ‘Marmara Gölü’ de en son kuruyan koca gölümüz oldu!..

Bu yazıyı okurken bir ara arkanıza yaslanın ve çocukluk-gençlik günlerinizi düşününüz: Ne kadar bol kaynak sularımız vardı, susuzluk nedir bilmez, şişedeki memba sularını asla içmezdik!.. Geniş tütün tarlalarımızda çapa işi yapan işçilere, kuyulardan serin ve lezzetli sular getirir dağıtırdık!.. Çay kenarlarındaki kum ve çakılları elimizle kazsak bile, hemen kaynak suyu akardı!.. Hani nereye gitti o sular, o zenginliklerimiz!? Ovaları bir gezin, eski kuyulardan bir tanesinde bile o eski suları kalmamış, hepsi birer ‘Kör Kuyu’ olmuşlar!.. Neden? O zamanlarda 6 veya 7 metreden serin sular çıkarken, çevreye kazdığımız bol miktardaki ve ‘60 ile 90’ metre derinliğindeki ‘Artezyen Kuyuları’ bu havzalardaki suların daha derinlere inmesine sebep oldu da, ondan!..

Bizim meşhur “Bozüyük Pınarbaşı” da kurumuş!.. Herhalde ileriki yıllarda ördeklerin ve balıkların yüzdükleri o serin kaynak sularının dere yataklarında karıncalar, çekirgeler ve fareler gezinecekler!? Bu yıla kadar hiç böylesi kuraklık görülmemişti!.. Pınarbaşı altındaki tarihi bahçeler, Pınarbaşı kaynak suyu tepesine kazılan ‘Motopomp Kuyularından’ saati 90 TL’ye sulanabiliyor, ama zamanında su sırası alabilirseniz tabii!?

Buradaki kuraklığın sebebi, öncelikle yine bizleriz!.. Önce Pınarbaşı kaynağının tepesini delip, bir ‘İçme Suyu’ kuyusu kazdık!.. Bir süre sonra aynı yere bir ‘Sulama Suyu’ için deldik!.. Birkaç yıl sonra ‘Bozüyük-Gökpınar Yolu’ üzerinde, merhum Talat Çulha’nın evinin yanına bir sulama kuyusu daha açtık!.. Bu kaynak da, Pınarbaşı’na giden kaynak yolu üzeriydi!.. Duyduğuma göre, Palanga Mahallesi’nden biri de üç-beş yıl önce aynı Pınarbaşı su yolu üzerine bir artezyen kuyusu kazmış, kimse ilgilenmemiş, şu günlerde suyunu tarlalara satıyormuş!.. E bunca tepesi delinen Pınarbaşı kaynağı tabii ki kuruyacak, tarihi ve turistik doğal kaynağımız yok olacak, yıllardır bu suyun esas sahipleri olan Pınarbaşı altında arıklardan sulanan o güzelim bahçeler de yolun sonuna gelecek tabii!..

Ben köylülerin yerine olsam, o bahçelerin sahipleri olarak hemen davalar açar, yasal olarak ve derhal bu motopompları susturur, zati içime uygun olmayan içme suyu için başka kaynaklar arar, tarihi Pınarbaşımızı eskisi gibi yaşatmanın yollarını arardım!.. Ama maalesef bahçe sahipleri bu olup-bitenleri sadece seyrediyorlar, haklarını aramıyorlar!.. Su Kanunu ne diyor: “Bir su kaynağının sahipleri; çıktığı yerden, yettiği yere kadar olanlardır” diyor... Yazık ettik o güzelim tarihi kaynağa!..

  1. Afrika ülke insanlarının hallerini görüyor musunuz? Hiç birinde akar su yok, evlerinin önünde ve içinde çeşmeler yok, günlük ihtiyaçları için insanlar, özellikle kadınlar ve çocuklar, ellerinde ve başlarında su kaplarıyla çok uzaklardaki hiç de sağlıklı olmayan, pis su kaynaklarından ihtiyaçlarını gideriyorlar!.. Onun için salgın hastalıklar hep oralardan dünyaya yayılıyor!.. Aklımızı başımıza toplamazsak, çok yakında bizler de onlar gibi olacağız, sakın ha bundan kurtulacağımızı da sanmayınız!.. Sakin KOŞAR...
YORUM EKLE

banner68