ÇAMKÖY SU HAVZASI İÇİN NE DEDİLER(2)?

MİLAS BELEDİYE BAŞKANI MUHAMMET TOKAT’IN SÖYLEDİKLERİ

Termik santraller için bu bölgede düşünülen maden istimlak sahaları, Işıkderesi’nden başlayıp, İncirköy’ü içine alacak şekilde, bütün Karacahisar ovasını kapsayan, Suçıkan mevkiinden geçerek Alaçam ve Hasanlar köyüne kadar uzanan bir bölge. Tarımsal ve ağaç örtüsü bakımından çok zengin bir alan. TKİ verilerine göre Muğla ilinde en yoğun kömür rezervi Eskihisar bölgesinde, ikinci sırada ise Karacahisar bölgesi… Eskiden beri bu bölgelerde kamulaştırma/istimlak sürekli gündemde. Şu anda son aşamaya gelinmiş bir durum var, istimlakler açısından. Kamulaştırılacak alan düşünüldüğünde, özellikle, Kocaçayın suçıkan bölgesinin, sulama kapsamı içinde olan pek çok alan, tamamen yok olacak. Orman vd. doğal zenginliklerde ciddi anlamda bir kayıp söz konusu olacak. En önemli konu, sadece Milas için değil bölge için de çok büyük anlam ifade eden Çamköy ve Karacahisar bölgesindeki su kaynaklarıdır. Şu an itibarıyla Güllük, Havalimanı ve Bodrum olmak üzere birçok yerleşim alanının su ihtiyacı buradan karşılanmaktadır.

MADEN ÇIKARMA, SU KAYNAKLARINI ETKİLEYECEKTİR

Bu bölgede her nerenin bir su ihtiyacı varsa, bu ihtiyacı karşılamak için ilk akla gelen su rezervi burası olmuştur. Bu bölgede yapılacak maden çıkarma çalışmaları, bu su rezervlerini doğrudan etkileyecektir. Eskiden MTA bu bölgede sondaj yaptığı zaman, su yatağının kaydığı, yer değiştirdiği anlatılırdı. Bu nedenle birçok yerde pınarların, kaynakların suları kesildi. Buradaki çalışma, daha büyük bir çalışma. Bu kömür çıkarma çalışmaları oradaki su rezervlerini doğrudan olumsuz etkileyecektir. Belki de kaymasına, kaybolmasına, daha derine gitmesine neden olacaktır.

Memleketin geleceğini düşünürken, konuya sadece bir pencereden, kömür ve termik santral penceresinden değil, bir de bu açıdan bakmak ve bunları iyi irdelemek, adımımızı ona göre atmamız lazım. Eğer Çamköy’deki bu su rezervi, buradaki çalışmalardan etkilenecekse ki etkilenme ihtimali çok yüksek, bu sadece Çamköy’ü, Karacahisar’ı değil tüm Milas’ı tüm Bodrum’u ve Havalimanına varıncaya kadar ulusal ve uluslararası tüm turizm ağını doğrudan etkileyecek bir duruma gelecek… Bu nedenle bu konuda hassas olmak ve bu konuda bir tavır geliştirmek gerekiyor diye düşünüyorum.

KÖMÜR MÜ SU MU?

Kömür mü su mu diye sorulduğunda tercihimiz ne olmalı bizim? Çağın ihtiyaçları çerçevesinde, fosil yakıtlara bağımlı enerji sektörü, belli dönem tüm dünyada ilgi görüyordu. Şimdi bu terk edilmeye başlandı. Birçok ülke termik santralleri yasakladı. Daha çok fosil yakıtlara bağımlı enerji kaynakları dışındaki, özellikle alternatif enerji dediğimiz çevreye ve doğaya zarar vermeyen, dünyanın birikimini tüketmeyen, rüzgâr ve güneş enerji kaynaklarından yararlanmaya başladı. Rüzgâr-güneş ve su enerji kaynaklarında doğayı tahrip etmiyorsunuz ama fosil yakıtları çıkarırken doğanın dengesi bozuluyor. Ülkemizde hala fosil yakıtlara bağlı enerji üretimi devam ediyor. Milas olarak biz, bu termik santrallerin zararlarını yaşıyoruz. Üç termik santralin çevreye verdiği zararların etkisi altındayız. Bu bağlamda kömürün böyle bize, doğaya ve insan sağlığına verdiği olumsuz etkiler var.

İNSANIN EN TEMEL İHTİYACI SU VE BESİN

İnsanın en temel ihtiyacı hava, su ve besin. Su en temel ihtiyaçlardan birisi ve gittikçe daha stratejik hale geliyor. Bütün ülkeler geleceğe dönük olarak her türlü stratejilerini su üzerine kuruyorlar. Ya su kaynaklarına sahip olma ya da başkalarının sahip olduğu su kaynaklarını kendilerine nasıl kanalize edebilir, bunun üzerinde hesaplar yapıyor. Su çok önemli bir olgu. Bu açıdan kömür mü su mu dediğimizde; tabii ki ilk tercihimiz su olacaktır!

Bölgedeki su kaynaklarının buradaki patlatmalardan zarar görmemesi düşünülemez. Mutlaka zarar görecektir. 80 metre derinliğe kadar bir maden çıkarma çalışmasından söz ediliyor. Bu nedenle bu su kaynaklarının buradaki çalışmalardan mutlaka etkileneceği, kaçınılmazdır. İleride sadece madene bağlı hayat sürdüremeyeceğiz. Suya da ihtiyaç var. Bunları göz önüne alacak şekilde çalışmaları tekrar gözden geçirmekte, revize etmekte yarar var. Kömüre dayalı enerji anlayışımızı gözden geçirmeli, temiz enerji kaynaklarına yönelmemiz gerektiğini düşünüyorum...

YORUM EKLE