Davutoğlu Meydanda, Babacan Beklemede !?

Haziran’ın son günü “Elazığ Gönül Dostları Buluşması” gününde bir konuşma yapan sayın Ahmet Davutoğlu, öyle sert sözler sarf etti ki, artık eski partisi AKP ile yollarını tamamen ayırdığının sinyallerini verdi…

Özetle sözleri şöyleydi: “…Bugün susma vakti değildir!.. ‘Bir oy da olsa, seçim geçerlidir’ deyip, tutum değiştirmek ve bir seçimde beka kaygısından bahsedip, neredeyse bu şekilde düşünmeyen herkesi terörist olarak itham ederek, diğer seçimde de İmralı (yani APO) ile temasa geçmek, milletin vicdanından kopuş demektir!..

Tabanda büyük kitleler kopmaya başladıysa, insanları neyle tehdit ederseniz edin, o çözülüşü asla durduramazsınız!.. Yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç var (yani kendisine)… 01 Kasım 2015’te biz Türkiye’de % 49,5 oy almıştık… Şimdi ‘Cumhur İttifakı’ olarak % 44 oy aldılar… % 8 ile % 10 oy oranı MHP’ninse, AKP’nin oy oranı da % 34’lere çekilmiş vaziyettedir!..

FETÖ darbesinin baş sorumlusu olanların kardeşlerinin, akrabalarının en yüksek makamları işgal ettiği görülürse, orada adalete güven kalır mı? Adalet son dönemde öylesine çifte standart gösterdi ki, insanların adalete ve hukuk sistemine güvenleri sarsıldı!.. AK Parti bir kişinin, bir ailenin, bir bölgenin partisi değildir!.. Devlet yapısıyla aile ilişkileri kesinlikle ayrılmalıdır” dedi… (Kaynak: 01 Temmuz 2019, Korkusuz Gazetesi.)

Bu sözler, eski partisi ve eski liderine tam bir bombardıman niteliğindeydi!.. Eski AKP’li Başbakanlardan sayın Ahmet Davutoğlu böylece er meydanına çıkmış oldu… Gücü nedir, eski partisinden kaç kişi arkasından gelecektir, AKP’den kaç milletvekili kendisine destek verecektir, bunu önümüzdeki günlerde göreceğiz? Şimdilik AKP’den kendisine henüz yanıt gelmiş değil ama, parti tabanında bir miktar kaynamalar olduğu basında yazılıp-çiziliyor…

Sayın Abdullah Gül ve sayın Ali Babacan cenahı ise ‘sessiz ve derinden’ gitmeye devam ediyorlar!.. Onların yerine hep başkaları konuşuyor!.. Zaman zaman Cuma namazları çıkışında gazetecilere birkaç cümle söyleyen sayın Abdullah Gül, adeta ‘bilmece gibi’ konuşuyor!.. Hiç fincancı katırlarını ürkütmeden, adeta “Kızım sana söylüyorum ama, gelinim sen anla, çünkü asıl lâfım sana” der gibi yapıyor!.. Bizim aziz milletimiz böyle söylemleri pek sevmez!.. Söylemler açık, net ve tam adrese postalanmış olmalıdır, aksi halde kimse sizleri dinlemez!..

Şu son seçimlerde bize yaşattıkları, şu üst üste gelen seçim başarısızlıkları, kaybettikçe yeni kurallar üreterek, illâ seçimi kendilerinin kazanmak istemeleri, kirli propaganda dili, ülkedeki işsizlik, pahalılık, yoksulluk ve adalete olan güvenin dibe vurması gibi olaylar sonrasında, insanların yeni arayışlara gitmeleri kaçınılmazdır!.. Bu durum CHP, DP, AP, ANAP, DYP-DSP-MHP-FP’nin tek başına iktidar veya koalisyonlar dönemlerinde hep yaşanmıştır!.. Sonuçta yeni partiler, yeni iktidarlar yönetime gelmiş, nice liderler kurdukları partilerle birlikte yok olup gitmişlerdir!..

Tıpkı son seçimlerdeki gibi, sandıklardaki oylar düşmeye başladı mı, hiçbir kuvvet onları geri getiremiyor!.. Hani derler ya; “Gözden düşen, gönülden de düşer” diye… Bir kere o süreç başladı mı, allemi-cihan olsanız durduramazsınız!.. Ne hatalardan geri dönüşler, ne toplumdan özür dilemeler, ne de yemini-billah çabaları kâr etmez!.. Sonuç, tıpkı atalarımızın; “Her giden geri gelseydi, rahmetli dedem de gelirdi!..” dedikleri gibi olur…

Önümüzdeki Sonbahar ayları çok şeye gebe gibi görünüyor? Bakalım bu durumda kim gide, kim kala, kimler gele!..

YORUM EKLE