Dünya Kadınlar Günü - AKIN UĞUR

 Dünya kadınlar günü! Bugün bir gün değildir bugün üç yüz altmış beş gündür. Her gün tüm dünya kadınlarını kutlarım, Cumhuriyet döneminde Türkiye dünya kadın haklarına öncülük etmiştir. Bunu sağlayan Yüce Önder Atatürk'e dünya kadınları adına şükranlarımı sunarım.

Kurtuluş Savaşı'nda kadınlarımız sırtlarında bebelerinin yanında mermi taşımadılar mı? Dünyadaki mazlum ülkeler Mustafa Kemal Atatürk'ü ve onun başlatıp başardığı Kurtuluş Savaşını ve Türk Kadınını örnek alarak bağımsızlıklarına kavuşmak için emperyalistlere baş kaldırmadılar mı?

Bütün kadınlar evlatlarınızın kıymetini bilin! Birilerinin çıkarları için planlanmış savaşlara dur deyin.

Kurtuluş Savaşı sırasında Türkiye en zayıf en yoksul dönemini yaşıyordu.

Yedi düvele karşı topraklarımızı savunmaya çalışan Mehmetçiğin o zamanlar giydiklerine giysi ve postal denemezdi. Silahlarına da silah denilemezdi. Onlar yarı aç yarı tok Büyük Atatürk'ün gösterdiği yolda yürüyerek, sadece yüreklerindeki vatan aşkıyla bu savaşı kazanmışlardı.

Bugün Mehmetçik sayesinde Türk milletinin bir vatanı vardır. Onlar bu toprakları bizlere kanları, canları pahasına hediye etmişlerdir. Aradan doksan yıl geçmiş, bugün Türkiye muhteşem bir ülke olmuştur. Türkiye bugün başlı başına bir güçtür. Büyüklerimiz bunu fark edemeyecek kadar idraktan yoksun kimseler olamazlar.

Bu gücün Amerikalıların bize sattığı modası geçmiş silahlarla bir ilgisi yoktur. Ama işte doksan yıl sonra bugün Türkiye adeta Amerikan işgali altına girmiş gibi 90 yıl önceki iş birlikçiler yeniden ortaya çıkmıştır. Biz Kurtuluş Savaşında da Çanakkale Savaşında da insanlığımızı elden bırakmamış onurlu bir milletiz. Biz ancak ülkemizi, milletimizi savunmak için savaşırız. Amerikalılar savaş istiyor diye savaşmayız. Ayrıca biz müslüman bir ülkeyiz. Neden bize hiçbir zararı dokunmamış bir başka müslüman ülkeyle savaşalım ki?

Değerli dostlar; Türkiye, gerçekten 2013-2014 dönemini oldukça zor geçirecek başkanlık sistemi, bir yandan Kuzey Irak bir yandan Kuzey Suriye'deki gerginliklerin giderek artması ve üstüne üstlük PKK, İmralı ve BDP sorunlarının Türkiye'yi içine çekebilecek ölçüde ve büyüklükte gelişmelerin peşpeşe patlaması ve tansiyonun giderek yükselmesi.

Ülkeler ancak büyük sınavlardan başarıyla geçtikleri ölçüde büyük olmayı ve kalmayı hak edebilirler düsturu ile Türkiye'nin bu zor sınavları aşmaya yetecek güç ve birikime sahip olduğuna inanıyoruz. Ancak içinden geçtiğimiz bu zaman diliminde, ülkenin içinde bulunduğu bu kritik virajların tarihsel sorumluluklarını yada sorumlularını şimdiden ortaya koyup tartışmak da her aydın ve yurtsever için vazgeçilmez bir ödev olmalıdır.

Cumhuriyetin kazanımlarından bu kadar ödün verilip geri düşüldüğü bir ortamda, AKP'nin  ortaya attığı yaklaşımların göz göre göre kamu oyunun gözüne sokulduğu bir ortamda, buraya düşüş ve sürüklenişin elbette tarihi bir sorumluluğu vardır ve herkes bundan payını alacaktır. Tarih, ülkenin içine düşülen labirente nasıl girildiğinin saptamasını ayrıntılı bir şekilde yapacağı gibi, bu gidişe de engel olamayan, bilerek yada bilmeyerek, göz yumup destek olanları da en az sorumlular kadar kesin bir tavırla net olarak yargılayacaktır.

Günlerin getirdiklerine bakılınca hiç bir ilericinin, aydının, sosyalistin, demokratik solcunun yada sosyal demokratın kısa dönemli siyasi hesap yapma lüksü yoktur. Kimsenin koltuk, makam, kişisel ikbal ve itibar kaygısıyla buna yönelik anlaşılmaz, siyasi manevralara girip kaos ortamlarından siyasi rant çıkarma telaşına girmeye hakkı yoktur.

Gün bu gündür... Öz eleştiriden kaçma, demokrasiye tahammül edememe, birlik ve beraberliklerden keskin siyasi üsluplarla sıyrılma, yandaşlarının değirmenine su taşımayı ülke geleceğinin önünde tutma, hesaplarının hiç yapılmaması gereken zamandır.

Bunların gün gelip önlerine konulacağını bilenlerin, sorumlu ve dikkatli olması gereken gündür bu günler.

Son pişmanlık fayda etmez der, saygılar sunarken dünya kadınlar gününü kutlarım.

YORUM EKLE

banner69

banner68