Dünyanın Yarısı ‘26’ Zenginin Elinde !?

Dünyanın en önemli ekonomi kuruluşlarından olan “Brand Finance” göre, 3,5 milyar insanın toplam kazancının yarısı, sadece “26 kişinin” elinde bulunuyormuş!.. Bunların ilk üçe giren şirketleri şöyle sıralanıyormuş: “188 Milyar Dolarla AMAZON, 115 Milyar Dolarla APPLE ve 97 Milyar Dolarla GOOGLE Şirketleri” imiş… Bu 26 kişilik listede Türkiye’den kimse yokmuş…

Hani sosyal adalet, hani her gün “Eşitlik ve Adil Paylaşım” üzerine ahkâm kesen dünyanın koca koca insani kuruluşları neredeler!? Sosyal adalet ve eşit paylaşımın olduğu bir yerde, tam 3,5 Milyar (Üç Buçuk Milyar) insanın kazancı ve mal varlığına, sadece 26 kişi nasıl sahip olabilir!?

Bu zenginler hangi ülkenin adamları olurlarsa olsunlar, sormazlar mı adama; “Bu kazancın vergisi, sizce adaletli ödeniyor mu? Parası olana sağlanan bazı devlet avantajları, sokaktaki kendi çalışan vatandaşlarına da sağlanıyor mu!? Emeğiyle çalışan bir vatandaşının aylık geliri ve ödediği aylık vergiler oranı ile bu 26 zenginin kazanç oranlarının vergi oranları örtüşüyor mu!? Bunlara sağlanan pasaport, seyahat serbestliği ve sağlık uygulamaları; bu 3,5 Milyar insana da aynen uygulanıyor mu!?

25 Ocak tarihli gazetelerde bir haber vardı: “9,9 Milyar Dolar serveti olan ABD’li risk fonu yöneticisi 50 yaşındaki Ken Griffin; önce İngiltere’nin en pahalı evini 122 Milyon Dolara, daha sonra da 238 Milyon Dolara, ABD’nin en pahalı evini satın aldı!.. Ken Griffit’in, toplamda 700 Milyon Dolarlık emlâk yatırımı var!..” deniliyordu…

Tamam, atalarımız bile “Dünyada mekân, Ahirette iman!” demişler ama, bir insana bu kadar mekân da biraz fazla değil mi saygıdeğer okuyucularım!? Bir tarafta 30 - 40 Bin TL ameliyat veya tedavi parasını bulamayıp da eşini, çocuğunu kaybeden insanlar varken; öbür tarafta da, sırf ‘yatırım olsun, havam olsun’ diye, bir eve tam 840 Milyon TL basabilenler var!.. Sizce de adalet bunun neresinde, şeytan bunun neresinde!? Bu zenginlere bir de; “Elin dangalağına organ verip de, onu yaşatmanın ne anlamı var!?” diyen Prof. Celal Şengör gibi uçmuş, sözüm ona “Bilimadamları” yok mu, işte bunlar biz garibanları deli etmeye yeter oldu!..

Dünyada son günlerdeki siyasi gelişmeler de ürkütücü boyutlara ulaştı!.. Zati Irak, Suriye, İran, Afganistan ile ABD - Çin ticaret kavgaları yetmezmiş gibi, bir de başımıza “Venezuela Meselesi” çıktı… Göreve seçildiği günden beri aklına estiğini yapan, diline geldiğini söyleyen aykırı Başkan Trump, bu sefer de yine yaptı yapacağını ve Venezuela’nın seçilmiş Başkanı Nicolas Maduro yerine, o ülkenin Meclis Başkanı Juan Guaido’yu “Devlet Başkan” ilân ediverdi!..

Juan Guaido da, ‘mal bulmuş mağribi’ gibi bunun üzerine atladı, sanki seçimle gelmiş gibi, kendini ülkesinin yasal Devlet Başkanı görmeye başladı, iyi mi? Bu olay üzerine dünya ikiye ayrılıverdi: ABD, Kanada, Brezilya ve bazı AB ülkeleri Juan Guaido tarafında; Rusya, Çin Türkiye ve İran da Nicolas Maduro tarafında yer aldılar!..

Sizleri bilemem, ama ben, Başkan Trump’ın, Adolf Hitler’in 1945 yılında yarım bıraktığı “II. Dünya Savaşı”nı, 2019 yılında “III. Dünya Savaşı” olarak tamamlamaya çalıştığını görüyorum!.. Bu kadar dengesiz gelir dağılımı, bu kadar vasıfsız, aç gözlü ve bu kadar kavgacı liderin denk geldiği bu dünya düzeni, daha fazla akılcı bir şekilde sürmez, süremez!.. Kim bilir, olan da, yine bizim gibi her zaman ‘Cihanda Sulh’ isteyen gariban ülkelere olur; ya da dünyanın artık sonu olur gibime geliyor!?

YORUM EKLE

banner47