FAKİR KEYFİ

  ‘Fakirin de   keyfi mi    olurmuş?   Aman  sen de..’   diye  düşüneniz   olabilir. Neden   olmasın? Fakir, köy   kahvesinde    bacak  bacak  üstüne   atıp  keyif   yapamaz  mı? Aşık   olup birini   sevemez  mi?  Ceviz  Ağacının   gölgesine   uzanıp   keyif   çatamaz   mı? Ürünü   iyi  para  ettiği   yıl  şöyle   evine  bir   kilo   helva  alıp  dönerken , mutluluktan  rahmetli  Özay   Gönlüm’den   bir  türkü  çığırıp da  ‘’Çözde  Al   Mıstavali ‘’  deyip  mırıldanarak   keyiflenemez  mi? Fakirliğin   gözü   kör  olsun. Neden  bu   dünya   hep   zenginin  malı  mülkü, aşkı  ve  mutluluğu  üzerine   kuruludur da  garibandan,  fakirden   yana   değildir? Fakirlik  yazgı mıdır, kader  midir? Üstelik  çok  çalıştığın  halde  bu  yetmezlik  nedir?  İşte   tüm   bu   soruların   cevabını   rahmetli    Yaşar    Uzun’un   yıllar  önce  yazdığı  şiir   kitabı   ‘’ Fakir    Keyfi’’nde    bulabilirsiniz. Ahiköy’ün   1940—1970li  30  yıllık  fakirlik  dönemini  anlatmış   şairimiz. Tütüncü   fakir   kesimin,  yaşamını   keyifler   ekleyerek   güzel  bir   şiir  kitabı   haline   getirmiş.
Şair   Yaşar   Uzun, 1942   yılında   Yatağan’da  doğdu. İlk  ve  orta   öğrenimini  ilçesinde   tamamladı. Ankara  Yenişehir   Sağlık  Kolejinden   mezun   oldu. Yurdun   çeşitli   yörelerinde  sağlık  memuru   olarak   görev   yaptı. Küçük    yaşlardan   beri  tiyatroya, şiir  yazmaya  büyük   merakı   vardı. Öğrenim  sıralarında  ilçesinde   arkadaşları  ile  birlikte  tiyatro  topluluğu   kurdu. ‘’Marazın  Haydarı, ‘’ Topalın  Gazabı’’ gibi   eseri   kaleme   aldı. Eserlerinde  halkın   sorunlarını, mizahi  bir  dille  anlattı. Tiyatro  eserinin   yazarı, yönetmeni   ve   oyuncusu   oldu. İlçe   halkını   tiyatroyu  sevdirdi,  oyunu  çevre   ilçelere, köylere   taşıdı. 1962  yılında    serbest    nazımdaki   ‘’Fakir   Keyfi’’ adlı  şiir kitabı  ile  halkını  ve   kendini   anlatmaya  çalıştı. İlçede   düzenlenen   tüm  kültürel   aktivitelerin  içinde aldı  ve  öncüsü   oldu.  1991  tarihinde   genç   yaşta   ayrılan  Uzun; evli  ve  üç  çocuk   babasıdır. Yatağan’da  Yetişenler—Yatağan  Belediyesi  Kültür   Yayınları. Tarcan   Oğuz. Sayfa: 182
Rahmetli    Yaşar   Uzun’u   çok  severdim. Aynı  sokakta  oturduğumuz  içinde  (Ahi   Sokak—Ahi  Dede  yanı) sık  sık   karşılaşıp  selamlaşırdık. Çok iyi, naif, içten, mütevazi, kendi   halinde  ve  nazik   biriydi. Rahmetlinin  ilk  eşi   Serpil  Uzun,  ilkokul  birinci  sınıfta  öğretmenimdi. Serpil  öğretmenimizi  çok  severdik. Yıl  içinde  tayinleri  çıktı  ve  bizi  bırakıp  Muş’a  gittiler. Eşinden  önce  görev  yaptıkları  Muş’ta  yakalandığı  amansız  bir hastalığa  yenik düştü  ve  vefat  etti. Yatağan’da   toprağa  verdiğimiz  günü  hiç  unutamıyorum. Küçük  yaşta  minik  kalbimiz ilk  acıyı  tattı. Arkadaşlarla  birlikte birbirimize  sarılarak  çok  ağlamıştık. Bandonun  sesleri   yüreklerimizi  dağlamıştı. İlkokul  ikinci  sınıftaydık. Her  ikisinin de ruhu  şad  olsun. Yazdığı   tiyatro  oyunlarını da   Topal   Ahmet  Amcanın   sinemasında   seyrettim, izledim.  Bu   açıdan   kendimi   şanslı   olarak   nitelendiririm. Yaşasaydı    yazdığım   ‘’Yatağan’da  İz   Bırakanlar’’ adlı   eserime   girerdi. Ama   yeni   çıkaracağım  ‘’Belleklerde   Yaşayan   Ahiler’’  adlı  kitabımda   Yaşar   Abime  ve  eserlerine   yer  vereceğim. Anılarını  yazacağım.
‘’Senelerdir  arzuyla, ihtirasla  içimde   duyduğum  ve  kendime  bir  ideal  olarak kabul   ettiğim   sanat  alemine   girerken;  ideallerimin   gerçekleşmesi   yolunda  ilk  adımımı   atmış   bulunuyorum. Şimdiye  dek  çok   şiir  yazdım. Fakat   şiirlerimi  derleyip   toplamak  hiç  aklıma   gelmedi. Ancak  elime  geçen  bir  kısım   şiirlerimi  FAKİR  KEYFİ  ismi   altında  toplayarak, bu  yoldaki  çalışmalarımın  ilk   hazzı  içinde  huzurunuza   çıkıyorum. Bu  küçük  kitabım  okuyucuma  bir  şeyler   anlatabilirse kendimi   bahtiyar  addedeceğim’’.  Yaşar   Uzun.
Oğlu   Devrim  Uzun’dan  rica  ettim; babasının  1962  yılı  basımı   şiir  kitabını  getirmesi  için. Sağ olsun  beni  kırmadı  ve   kitabı   getirdi. 55  sayfalık  kitapta  26  şiir  var. Hepsini  severek  okudum. Şimdi  sizlerle   iki  tanesini   paylaşacağım:
HAYAL—İ   AŞK
Bir   şarkımız  olsun  istiyorum    dudaklarımızda
Hep   ikimizi   söyleyecek…
Bir  gecemiz    olsun     özgürlük    bahçelerinde
Sarhoş… öylesine
Bir   müzik   çalsın   hafiften
Kainat    dans   etsin   önümüzde
Sen  ve   ben
Bu   ölümsüz   bahçenin   ortasında,
Aşk   içelim   durmadan   şarap   yerine
Kadehlerimiz    buseden   olsun.
 
FAKİR   KEYFİ
Ben  mes’ut    olabilirim   artık
Sevebilirim    tüm   insanları
Kimsenin    işine   karışmadan
Gürültüden    öte  bir    alemde,
Kaygılardan    azade
Şöyle   gönlümce   yaşayabilirim
Ve  ben   rahatça    uyuyabilirim.
YORUM EKLE

banner68