Gündem seçim, peki halkın gündemi ne?

 Bir yazımda, ‘’oyun oynandığından’’ bahsetmiştim. Ve oynana oyunun, ‘’sermayenin iktidarı ile halkın geçim sorunu üzerinde’’ olduğunu belirtmiştim.
Sermaye kendi iktidarını kurdu. Bugün iktidarını sağlamlaştıracak siyaseti dayatıyor topluma.
Ülkemizde ‘’1950’li yıllarda başlayan, kapitalistleşme sorununun son günlerini de yaşıyoruz aslında.’’ Bugün yaşadıklarımız, ‘’her ne kadar telaffuz edilmese de, sermayenin kurmaya çalıştığı iktidarının, siyaset ayağını sağlamlaştırmasının son perdesi oynanıyor.’’
12 Eylül darbesinin hazırlanmasında, boy, boy gazete ilanları ile askeri darbe yapmaya hazırlayan iş çevreleri de galiba rahatsızlar.’’
‘’Kapitalist doktorini iyi okumadıkları ne kadar açık değil mi?
Toplumsal çöküşün koşulları hazırlanırken, kullanılıp bir kenara atıldıklarını görüyorlar ve kafalarını vuruyorlardır artık.
‘’Doktorin’de, tekelleşme, kartel ve tröst gibi kavram olduğunu, aslında sermayenin batıda kurulu ve Amerikan askeri ile korunduğunu, geliba yeni anlıyorlar.’’
İşbirlikçiler, Amerikan askerinin kendilerini de koruyup, kollayacaklarını, çok iyi işbirliği yaptıkları için ödüllendirileceklerini bekliyorlardı.’’
Ve bugün ödüllendiriliyorlar da.
Emperyalistler, ‘’en iyi kullandıklarını, bugün kullanmaya devam ediyorlar.’’ Çünkü en iyi kullandıkları aynı zamanda sermayesini de korumaya devam ediyor.
Yapılanlar mı?
Kapitalizm de sermayenin el değişimi de vardır değil mi.:)
Bugün nerede duracaklarını bilemeyenler mi? ‘’ellerinden sermayelerinin ne zaman alınacağının günlerini sayıyorlar.’’
İşte ‘’sınıf savaşımı dediğimiz de, tam bunları anlatmaya da çalışmıştık. Bu gün bizi anlıyorsunuz değil mi?
Ha siz milliyetçi arkadaşlar, sizler dün elleriniz kanla oradan, oraya koşarken öldürdüğünüz canların, ayaklarının ülkemizi ne kadar sağlam bastığını görüyorsunuz ama, yaratılan algının peşinde koşturmaya devam ediyorsunuz.
Dün bunun son örneğini gördük.
‘’Diyarbakır da İşid’cilerin öldürdüğü polisler nedense gözünüzden mi kaçtı acaba?
Geldik son viraja, çünkü Pazar günü son perde kapanıyor.
Yarının ne getireceğini düşünmeyen bir halktan, Pazartesiyi nereden göreceğiz değil mi?
Görmeye çalışıyoruz. Görünen köy kılavuz istemez çünkü.
Sınıfsal gündem, sanal gündeme dönüşmedi daha.!!!!
Eğer bir halk, kendi çıkarından önce, sermayenin çıkarları anlamında hareket ediyorsa, kendi sorunlarından uzak yaşıyor denilmelidir.
Çünkü, sermaye kar için hareket eder. Ne kadar çok kazanacağının yasal koşullarını da ister. Bizim ülkemizde, son 35 yıldır, halkın ellleri ve ayakları bağlayacak çalışma yaşamını düzenleyen torba yasaları çıkartılmasının siyasal koşulları, halkın elleri ve ayaklarını bağlayan bir askeri dönemle sağlandı.
Ve bugünkü siyasi iktidar da aynı siyasi ortamı hazırlayarak, hem ekonominin devredilmesinin, hem de siyasetin kontrol altında tutulmasının koşullarını dayatıyor.
‘’Ya canınız, ya malınız diye de tehdit ederek bunu yapıyor.’’
Bir yazımda, ‘’Komünizm geldiği zaman sizlerin bütün mallarını alacağını söylediklerini, oysa bugün yapılan uygulamalar ile elnizde ne kaldığını da sormuştum.’’
Bugünde iktidar da bulunan siyasi parti, 1 Kasım seçiminden sonra, seçimleri kazansa da, kaybetsede ülkemizi bir kaosun beklediğini düşünüyorum.
Sizler hala ekmek mi diyorsunuz.?
Ekmek bitti artık.
Şimdi ‘’Özgürlük zamanı.!!!!!
YORUM EKLE