4+4+4=?

4+4+4=?

4+4+4=?

1997-1998 Eğitim Öğretim yılında 4306 sayılı yasa ile fiilen uygulamaya başlayan kesintisiz-zorunlu 8 yıllık ilköğretim AKP,nin Grup Başkan Vekilleri tarafından 20.02.2012 tarihinde TBMM,ne sundukları “222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile özde değişikliğe ve kesintiye uğrayacaktır. Kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen bu yasa teklifi ilköğretimin 12 yıla çıkaracağı şeklinde söylense de özünde ilköğretimi 4 yıla indirmektedir.

AKP Hükümeti 10 yıllık iktidar süresince eğitimi okul öncesinden yükseköğretime kadar kendi ideolojik çizgisi doğrultusunda şekillendirmeye çalışmaktadır. AKP Hükümetleri dönemindeki 4 Milli Eğitim Bakanının ortak özelliği eğitim sistemini yaz boz tahtasına çevirmek için verdiği uğraşlardır. Åžimdi planlanan yeni düzenleme ile 8 yıllık kesintisiz ilköğretimin yerine 4+4+4,den oluşan kesintili, kademeli, ilköğretimin ve ortaöğretimin temel ilkelerini zedeleyici bir sistem getirilmeye çalışılmaktadır. Yasa teklifinin hazırlanmasında Milli Eğitim Bakanlığı,nın rolü ve etkinliği konusunda belirsizlik vardır. Çünkü Hükümet programına, kalkınma planına ve Milli Eğitim Bakanlığı strateji planlarına bakıldığında hiçbirinde ilköğretimin kademeli hale getirilmesi ile ilgili bir ibare yoktur. Dolayısıyla 4+4+4 teklifinin AKP grubu ve AKP ideolojisinin bir tercihi şeklinde algılamak mümkündür. Temel eğitim gibi Ülkemizin geleceğini biçimlendiren bir politikada TBMM,ndeki diğer grubu olan partilerle hiçbir görüşme yapılmadan ve ortaklaşmadan; sivil toplum örgütleriyle tartışmadan, eğitim sendikaları ile bilgi alışverişi yapmadan ve bilimsel bulgulara dayanmadan hazırlanan bu yasa teklifi hazırlanırken katılımcılık ilkesine uyulmadığı gibi; ülkemizin somut ihtiyaçları tespit edilmeden, bilimsel bulgulara dayanmadan hazırlanan bu yasa; biçimsel olarak da tartışmalıdır. Sadece 2010 yılında yapılan 18. Milli Eğitim Åžurasındaki Hükümete yakın bir eğitim sendikasının önerisiyle alınan tavsiye kararı böyle önemli bir teklifin temel gerekçesi olamaz, olursa da ülkemizin somut ihtiyaçlarına cevap veremez.

Tasarıya göre ilköğretim 4. Sınıftan itibaren çocuklar alan tercihi ve meslek tercihi yapabilecekler veya açık öğretim tekniği ile evde eğitime devam edebileceklerdir. Ortaokulların yeniden devreye girmesi demek olan bu düzenleme zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmasından çok AKP,nin arka bahçesi olarak gördüğü İmam Hatip Okullarının önünü açmaya yönelik olduğu düşünülmektedir.

İçerik olarak incelendiğinde İlköğretimin kesintili hale gelmesi çocuklarımız ve ülkemiz için riskler yaratacaktır. Aynı zamanda 1997-1998 Eğitim Öğretim yılından itibaren uygulanan kesintisiz-zorunlu 8 yıllık ilköğretimin kazanımlarını bertaraf edecektir.

Çocuklar 4. sınıftan sonra (10 yaşında) mesleklere yönlendirilecek. Erken yaşta yapılan bilinçsiz seçimlere ömür boyu mahkûm edeceği gibi çocuk çıraklarının çoğalmasına ve çocuk emeğinin sömürülmesine yol açacaktır.

Kesintili eğitim özellikle kız çocuklarının bazı bölgelerimizde 4. sınıftan itibaren okuldan alınabilmesinin önünü açacak, ülkemizde 8 yıllık eğitim ile ilerleme gösteren kız çocuklarının okullaşma oranına balta vurmuş olacak.

2. dört yılda farklı okul türleri olacağından merkezi sınav kaçınılmaz olacak. 4. sınıftan sonra (10 yaşında) sınavlara girme ihtiyacı doğacak. Dolayısıyla çocuklar 2. sınıftan itibaren zihinlerinin ve bedenlerinin kaldıramaya-cağı okul, dershane, sınav, test labirentinde ve SBS stresinde kaybolacak.

3. dört yıllık için (ortaöğretim-lise) tam bir netlik yoktur. Uygulanması konusunda muallâkta kalınmıştır. Bu da bir eksikliktir.

Yasa teklifindeki en büyük eksiklik okul öncesi eğitimin es geçilmesi, okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesinin yasa teklifinde yer almamasıdır. Daha geçen eğitim öğretim yılında AKP hükümeti 71 ilde okul öncesi eğitimi zorunlu hale getirmesine rağmen, bir reform olarak sunulan bu teklifte okul öncesi eğitime yer verilmemesi, bu yasanın alelacele hazırlandığı, Milli Eğitim Bakanlığından bile görüş alınmadığı ve bir yıl önce uygulamaya koyduğu kendi eğitim politikasıyla bile çeliştiğini göstermektedir.

Åžu anda alt komisyonda görüşülmekte olan bu yasanın TBMM Genel Kuruluna gelmeden geri çekilmesi ülkemiz geleceği için daha iyi olacaktır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner68