20 Ocak 2018 Cumartesi

Yatağan’da DEAŞ'lı iki terörist yakalandı

“Ayak yağı” siparişlerini yetiştiremiyorlar

Yatağan ilçesine bağlı Turgutlar Mahallesi’nde yaşayanlar, verimi ve kalitesi daha iyi olduğu düşüncesiyle ayaklarıyla sıktıkları zeytinlerden elde ettikleri zeytinyağı için gelen siparişlere, ürün yetiştiremiyor.

22 Aralık 2017 Cuma 10:20
Bu haber 1218 kez okundu
“Ayak yağı” siparişlerini yetiştiremiyorlar

 Mahallede çarkı katır veya büyükbaş hayvanla döndürülen eskilerden kalma değirmende ezilen zeytinler, daha sonra keseye konularak ayakla eziliyor. Yöre halkının "ayak yağı" adını verdiği bu yöntemle elde edilen zeytinyağının verimi ve kalitesinin, fabrikalarda üretilenlerden daha iyi olduğuna inanılıyor.

Piyasadaki zeytinyağından daha pahalı olmasına rağmen lezzeti ve kalitesinden dolayı rağbet gören ayak yağına, Türkiye’nin dört bir yanından sipariş yağıyor. Turgutlar Mahallesi’nde ayak yağını üretenler, gelen siparişlere ürün yetiştiremezken, en fazla 5 litrelik siparişleri karşılayabiliyor.

Kur’an-ı Kerim’de “Cennet meyvesi” olarak geçiyor

Ayak yağı geleneğini sürdürdüğü için Turgutlarlıları kutlayan Yatağan Kaymakamı Hayrettin Çiçek, muhabirimize yaptığı açıklamada, zeytinin Kur’an-ı Kerim’de ‘cennet meyvesi’ olarak tabir edilen mübarek meyvelerden biri olduğunu söyledi.

Çiçek, zeytinin dünya üzerindeki en sağlıklı yiyeceklerin başında geldiğinin altını çizerek, “Günümüzde zeytinyağı, konvensiyonel üretim şeklinde üretilmektedir. Geleneksel bir yöntemle zeytinyağı üretildiğine de burada şahit olduk. Turgutlar’da bu gelenek yaşatılıyor. Sağlıklı bir şekilde zeytinyağı üretimi nasıl yapıldığı burada gösteriliyor” dedi.

Adetler, teknolojinin önüne geçmeye başladı

Uzun yıllar önce kullanılan ve şuanda artık unutulmaya yüz tutan ayak yağı geleneğiyle, daha kaliteli ve faydalı ürün elde edildiğini ileri süren Yatağan Belediye Başkanı Hasan Haşmet Işık da, Turgutlar Mahallesi’ndeki üretimhanenin yaklaşık 150 yıllık olduğunu kaydetti.

Işık, sanayileşmeden önce herkesin evinin önünde birer zeytinyağı üretimhanesinin olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:

“Ayak yağı, piyasadaki yağlardan yaklaşık 10 lira daha pahalı. Aynı zamanda da ilaç gibi kullanılmaktadır. Vatandaşlardan yoğun bir ayak yağı talebi var. Teknoloji gelişti ama eski adetlerimiz artık teknolojinin önüne geçiyor. Normal bir zeytinyağı ile bu zeytinyağını tattığımızda, lezzet farkı hemen kendini belli ediyor. İyi zeytinyağı boğazı yakmalıdır. Bundan bir lokma aldığımızda boğazı yakıyor.”

Sipariş için arayanlara “yok” diyorlar

Turgutlar Mahallesi Muhtarı Şerafettin Karagöz ise, zeytinyağı üretim tesislerinden önce bölgedeki herkesin bu yöntemle zeytinlerini sıktığını anımsattı.

Bölge halkının büyük bir çoğunluğunun geçimini zeytin ve zeytinyağıyla sağladığını kaydeden Karagöz, “Şimdi zeytinyağı sıkım tesisleri çıktı. Bunun zahmeti de çok olduğu için vatandaşlar kontinilere yöneldiler. Ben de muhtar olarak, bu geleneğin unutulmaması için ayak yağı geleneğini devam ettiriyorum” dedi.

Mide ülseri ve bağırsak rahatsızlıkları yaşayanların aç karnına ayak yağından içtiğinde şifa olduğuna inanıldığını belirten Karagöz, “Ayak yağının duyulmasıyla birlikte Türkiye’nin her yerinden telefonlar geliyor. Sipariş vermek istiyorlar. Ama ‘yok’ diyoruz. Ama kahvaltılarda ve salatalarda kullanılmak üzere 5 litreye kadarki siparişleri yetiştirebiliyorum. Piyasadaki yağlardan biraz daha pahalı oluyor. Litresini 30 liraya satıyoruz. Ona rağmen telefonlarımız susmuyor” diye konuştu.

Burak Alper KUŞ

banner19

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV