Bir Veda Yazısı...

Bir Veda Yazısı...

Bir Veda Yazısı...

Özgür Milas Gazetesi, Milas,ta yayın yapan çok sayıda yerel gazeteden birisidir. 4 Ağustos 2009 tarihinde yayın hayatına başladı ve 4 Ağustos 2012 tarihinde 3 yılını tamamladı. Kendi imkânları ile ayakta durmaya çalışan bir yerel gazete için önemli bir süreçtir, bu. Haftalık olarak yayınlanan Özgür Milas gazetesi, 156 haftadır(161 sayı) yayınını sürdürüyor. Dar imkânlarla yayınlanan bir yerel gazete için(aslında tüm yerel basın aynı zorluklara sahip bulunmaktadır) bu süreç, gazetenin ayakta kalması anlamında, başarılı bir süreç olarak değerlendirilmelidir. (Bu arada gazetenin 3. yaşını kutluyorum)

Gazetenin Sorumlu yazı işleri müdürü ve gazetenin yayın sorumlusu Özgür Mil, gazeteyi çıkarmadan önce, benden yazı anlamında gazetesine destek olmamı istedi. Her yeni gazeteyi, toplumsal yaşam için bir kazanım, yerel gazete çokluğunun o yerin kültürel anlamda gelişmişliğinin bir ifadesi olarak görürüm hep. İçinde yaşadığımız toplumun iyi yönde şekillenmesi konusunda onların katkıları yadsınamaz. Milas,ta yerel gazete zenginliğinin, tıpkı tarihi ve kültürel değerlerinin zenginliği gibi, ilçemiz açısından bir şans olduğunu düşünüyorum...

Bu bakış açısı ve düşüncesine sahip bir kişi olarak, Özgür Milas Gazetesine çıktığı günden bu yana haftalık köşe yazılarımla, “Milas Yazıları” isimli köşemde destek vermeye çalıştım. Geçen bu süre içinde şu veya bu nedenle yazamadığım hafta sayısı 8-10,u geçmez diye tahmin ediyorum. Mümkün olduğu ölçüde yazılarımı aksatmamaya çalıştım. İçinde bulunduğum koşullar ve zorluklar ne olursa olsun, yazılarımı gazeteye gönderdim. İnsan, kamusal işlevi olan bir gazetede yazıyorsa, keyfi davranamaz, istediğim zaman yazı gönderirim gibi bir düşünceye sahip olamaz. Yazıların ve köşenin, bir sürekliliği, bir disiplini olmalıdır. Bu anlayış doğrultusunda, Özgür Milas,a gönderdiğim yazıları aksatmama konusunda çaba gösterdim. Ayrıca her köşe yazım bir araştırma ürünüdür ve yazıyı yazmadan önce 3-4 saat o konuyla ilgili araştırmalar yapar, yazıyı ondan sonra yazarım. Her köşe yazısını yazmanın, benin için böyle bir ek uğraşısı/çabası da var. Yazıyı yazmış olmak için değil, kamusal işlevi olan bir gazetede, size ayrılan köşede toplumsal yarar anlamında; eğitici-öğretici-aydınlatıcı-yol gösterici, ufuk açıcı, mesaj verici vb. içerikte yazılar yazmak zorundasınız. O köşe sizin egolarınızı tatmin ettiğiniz bir yer olmamalıdır, hiçbir zaman!..

İlçemizde yayın yapan Güney Ege Gazetesi de çıkarken, gazetenin yöneticileri benden yazı desteği istedi. Fakat ben köşe yazısı dalında Özgür Milas,a destek verdiğim için, “ben sizlere ancak röportajlarımla destek olabilirim” dedim. Güney Ege,ye destek verirken, Özgür Milas,ı yarı yolda bırakmak istemedim. Ben bu tavrımı Özgür,e açık bir şekilde söyledim. O da benim bu tavrımı olumlu karşıladı. İnsanların birbirlerine karşı açık olmasında, her zaman yarar var!

Muğla Gazeteciler Cemiyeti, her yıl 24 Temmuz Basın Bayramının haftasında verilmek üzere, geleneksel basın ödülleri yarışması düzenleyerek, Muğla yerel basınındaki gazetecilerin çalışmalarını değerlendirir; bir motivasyon(isteklendirme) unsuru ve moral değeri olarak onları ödüllendirir. Cemiyetin, yarışma duyurusunu-haberini, ilçemizdeki cemiyet mensubu bazı gazeteciler, bu duyuruyu gazetelerinde yayınlama gereği bile duymazken (veya bu konuda, “olmayacak işler bu işler!” diyerek Cemiyet,in kurumsal kimliğine zarar verecek şekilde Cemiyet,in ödül sistemini eleştiren yazılar yazarken)  ben tek tek Milas,taki tüm gazeteci arkadaşlara, bu duyuruyu e-mail olarak gönderdim, onları yarışmaya katılmaları için teşvik ettim. Birçok arkadaş, bunu bilir. Özgür,e her zaman demişimdir; “yarışmaya benim yazıları gönderme, kendi yazılarını gönder veya başka genç arkadaşların yazılarını gönder” diye. Benim amacım; yeni arkadaşların ödül alarak motive olmaları, içlerindeki meslek ateşinin alevlenmesi ve mesleğe yeni insanların kazandırılmasını sağlamaktır. Ayrıca ben bu konuları aştığım için, Muğla Gazeteciler Cemiyeti,nin düzenlediği yarışmada ödül almak veya al(a)mamak benim için çok önemli değil. Bu ödüller mutlaka çok önemli, maddi değeri yok ama motive edici özelliği ve moral değeri yüksek olan ödüller. Bu ödüller, meslekte yeni olan kişilere verilirse, ödüllendirme anlayışının ruhuna uygun olarak davranılmış olur diye düşünüyorum.

Cemiyetin bu seneki yarışmasına; Özgür Milas, köşe yazısı dalında yazılarımı gönderdi. Güney Ege de, röportajlarımı gönderdi. Bu yarışmada, röportaj dalında ödül aldım. Özgür Mil, yaptığımız telefon görüşmesinde, “niye oradan ödül alıyorsun da, benim gazeteden ödül almıyorsun, senin Özgür Milas adına ödül almanı istiyordum, o gazeteden başvuru yapmamalıydın” dedi. Buna tepki olarak ta, bana karşı gizli bir tavır alış içine girmiş ve gazetesinin 2. sayfasında yayınlanan yazılarımı, iç sayfalara taşımış... Telefon görüşmemizde bu tavrını ifade etti.

Seçici kurul, bir kişiyi, yazı türleri farklı olsa bile yazdığı bir yerel gazeteye göre ödüllendiriyormuş. Özgür, kendi gazetesinden yarışmaya katılacakların yazılarını teslim ederken, Cemiyet Başkanı Ünal Türkeş,in yanından beni arayarak, benim Özgür Milas,taki yazılarımın, “güncel siyasal yazılar” mı, “eğitsel yazılar” mı, “toplumsal yazılar” mı olabileceği konusunda Cemiyet Başkanı Ünal Türkeş,le görüşmemi sağladı. Ben yazılarımın, “güncel toplumsal yazılar” kategorisinde değerlendirilebileceğini söyledim. O zaman, bana, bir kişi, türleri farklı olsa bile, iki yerel gazeteden yarışmaya katılamaz denilseydi, ben durumumu tekrar gözden geçirir, iki gazete adına da yarışmaya katılmazdım. Çünkü benim köşe yazılarım da, bir emek ve araştırma ürünüdür; röportajlarım da emek yoğun(bir röportajın ses kayıtlarını yazıya dökme işi 6-7 saati buluyor. Bazen daha fazla...) bir çalışmanın ürünüdür. Her iki çalışmam da benim için değerlidir ve birisini öbürüne tercih edemem...

Özgür, bu durumu bir gizli tavır alış şeklinde değil de, açık açık duygularını bana dile getirseydi, 3 yıl aralıksız gazetesine destek vermiş olan bir kişiye karşı daha doğru olan davranış şeklini ortaya koymuş olurdu. İnsanların her zaman birbirlerine karşı açık olmaları gerekiyor. Böyle olursa kimse kırılmaz, üzülmez, dostluklar devam eder. Bir gazete için, kimse vazgeçilmez değildir. Biri gider, biri gelir ama gazetenin kurumsal kimliği devam eder. 

 Özgür Milas, gazete olarak, Milas,ın bir zenginliğidir ve uzun soluklu olması dileğimdir. Özgür Milas gazetesine yayın hayatında başarılar diliyor ve üç yıl birlikte olduğum gazete okurlarına bu yazıyla veda ediyorum. Herkese işlerinde başarılar, yaşamlarında sağlık ve mutluluklar diliyorum. Hoşça kalınız...

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner68