Çernobil protestosu

Muğla'da, Kent Konseyi ile Nükleer Karşıtı Platform (NKP) üyesi bir grup, dünyanın en büyük nükleer faciası olarak nitelendirilen Çernobil kazasının 27'inci yıldönümünde protesto gösterisi düzenledi.

Çernobil protestosu
 Sınırsız Meydanı'nda topla-nan Kent Konseyi ve NKP üyeleri, facia sonrası sızan radyasyon sonucu hayıtını kaybedenlerin anısına irmik helvasını dağıttılar. Gruptakiler 'susma haykır nükleere hayır', '11 Mart 2011 Fukişima', 'nükleer din, ırk tanımaz öldürür', 'yarın radyoaktif olacağına, bugün aktif ol' dövizleri taşırken,  sık sık 'nükleer santrale hayır' sloganları attılar. 

Grup adına basın açıklamasında bulunan Funda Dural, “Çernobil'de nükleer patlama yaşandı, serpinti oluştu ve tüm çevre ülkelere yayıldı. Rusya, Beyaz Rusya ve Ukrayna'ya indi. Yüzde 53'ü diğer Avrupa ülkelerine ulaştı, yüzde 8'i ise başta Anadolu olmak üzere Asya'ya ulaştı. Toprak, hava su bölgede yaşayan tüm canlılar yüksek oranda radyasyona maruz kaldı. Aradan 27 yıl geçti ama radyasyon can almaya devam ediyor. Beyaz Rusya-Gomel'de çocuklarda tiroit kanseri 58 kat, yetişkinlerde ise 6-7 kat arttı. Çernobil'de görev yapan 830 bin tasfiye memurunun 125 bini çeşitli nedenlerle öldü. Yaşayanların çoğu hastalıklarla boğuşmaya devam ediyor. Topraktaki radyoaktivite devam ettiği için besin zinciriyle taşınan radyasyon nedeniyle Bavyera'da İskoçya ve İskandinavya ülkelerinde yabani domuzlar avlanıyor, ancak yenmiyor. Düşük doza maruz kalındığı halde Berlin'de Çernobil'den sonra çocuklarda Down sendromu görülme olasılığı arttı. Başta Karadeniz olmak üzere Türkiye'de ciddiye alınması gereken ölçüde radyoaktif serpinti ulaştı. Yörenin temel ürünleri çay ve fındıkta yüksek oranda yüksek oranda radyoaktivite tespit edildi. Ülkemizde radyasyona karşı halkın uyarılmasını bırakın, radyasyonlu çayları afiyetle içmemiz önerildi. O günden bugüne radyasyona bağlı olarak başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklardan birçok vatandaşımızı kaybettik. Ala elimizde resmi veriler olmadığı için bunların kesin sayısını bilemiyoruz” dedi. 

Dural, sözlerini şöyle sürdürdü; “Japonya'da Fukuşima da 11 Mart 2011 tarihinde gerçekleşen Nükleer Santral kazasından sonra hiçbir nükleer santralin güvenli olmadığı bir kez daha kanıtlandı. Dünya artık nükleerden vazgeçip temiz ve yenilenebilir enerjiye geçerken ülkemiz yöneticilerinin nükleer sevdaları sürüyor. Mersin Akkuyu'nun yanı sıra Sinop'ta ve İğneada'da nükleer santral yapılmak isteniyor. Ülkemizin, çocuklarımızın ve bütün canlıların çıkarlarını düşünüyorsak bu nükleer çılgınlığına biran önce son verilmesi gerekiyor.”

Güncelleme Tarihi: 26 Nisan 2013, 19:55
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER