CHP’li Girgin, arıcıların sorunlarını meclis gündemine taşıdı

CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin TBMM’de verdiği araştırma önergesiyle arıcıların sorunlarına dikkat çekti.

CHP’li Girgin, arıcıların sorunlarını meclis gündemine taşıdı

Arıcılığın insanlık tarihi kadar eski ve meşakkatli bir iş olduğunu vurgulayan Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Girgin, arıcılığın ve Muğlalı arıcılarının sorunlarını meclis gündemine getirdi.

CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, “TÜİK 2017 Yılı verilerine göre Türkiye genelinde 83 bin 210 arıcılık yapan işletme mevcuttur. Tüm bu işletmeler tarafından gerçekleştirilen yıllık toplam bal üretimi ise 114 bin 471 ton civarıdır. Resmi rakamlara göre toplam 7 milyon 991 bin 72 kovan ile üretim yapan 59 bin 30 üreticimiz bulunmaktadır. Arıcılık ülkemiz için adeta bir bacasız sanayi görevi üstlenmektedir. Ayrıca doğaya olan uyumunun da çevresel faktörler göz önüne alındığında eşsiz olduğu görülmektedir” dedi

Einstein’ın ünlü sözüyle arı ve arıcılığın önemine dikkat çekti

Girgin, “Dünyaca ünlü bilim insanı Albert Einstein’ın genel kabul gören kuramına göre ‘eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanlığın 4 yıllık ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan ve insan olmaz’ sözü arı ve arıcılığın yeryüzü ve insanlık için olan önemini vurgulamaktadır. Arıcılık tüm dünyada giderek büyüyen bir sektördür. İnsan sağlığı bakımından bal ve diğer arı ürünleri geçmişten günümüze önemini sürdürmektedir. Ayrıca arıcılık sürdürülebilir kırsal kalkınma için büyük öneme sahiptir. Tüm bu sebeplerden dolayı ülkemiz için arıcılık büyük bir önem taşımaktadır” diyerek arı ve arıcılığın insan yaşamı için önemini vurguladı.

Girgin; “Muğla ilimizin ise arıcılık bakımından ülkemiz coğrafyası içinde ayrı bir yeri bulunmaktadır. Arıcılık Muğla için insanlık tarihi kadar eskidir. Arıcılık Osmanlı döneminde dahi Muğla için ciddi bir geçim kaynağıydı. Öyle ki Osmanlı devlet arşivinde 1500 ve 1800’lü yıllarda yerini almıştır. Ülkemizde ilk arıcılık ve bal kooperatifi 1951 yılında Muğla’da kurulmuştur. 1930 – 1960 Yılları arasında Muğla’da Arıcılık, arıcılar sabit arıcılık yapmaktaydı, kovanlar kütük kovan veya çamur kovandı, arıcılar kıl çadırlarda yaşamaktaydı, kovanların nakilleri eşek ve katırlarla yapılmaktaydı, arılıkları yabani hayvanlardan korunmak için kayalıklara kurarlardı, 1960 – 2000 Yılları arasında Muğla’da Arıcılık, arıcılarımız Kızılay çadırlarında yaşamışlardır, 60 ve 70’li Yıllardan itibaren fenni kovan kullanmaya başlamışlardır, kovan nakilleri kamyonlarla yapılmıştır, 1990’li yıllarda arıcılar barakalarda yaşamaya başlamışlardır, 1990 yılına kadar mum ve petek basma elle yapılmıştır, 1990’lı yıllardan sonra mum sıkma ve petek basma işletmeler tarafından yapılmaya başlanmıştır. 2000 ve günümüz arıcılığı ise, arı yetiştiricileri birlikleri 4631 Sayılı Hayvan Islahı Kanunun 19/12/2001 Tarih ve 24615 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Islah Amaçlı Yetiştirici Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmelik kapsamında 2002 yılında kurulmuştur” dedi ve arıcıların sorunlarının ivedilikle araştırılmasını istedi.

TBMM’de araştırma komisyonu kurulsun

Girgin; “Tarihsel gelişiminde görüldüğü üzere ülkemiz ve özellikle bölgemiz Muğla için arıcılık eski ve çok önemli bir faaliyettir. Her dönem kendi şartları içinde büyük zahmet ve sorunlar yaşanan arıcılık bugünde yerli doküman sıkıntısı, arı hastalıkları ile mücadelenin yeteri düzeyde yapılamaması, bilinçsiz ve ölçüsüz ilaç kullanılması nedeniyle arı ölümlerinde yaşanan artış, gezginci arıcıların yazın konaklama ve nakliye sorunları, özellikle devlete ait olan orman arazilerinden ücret alınması, arı yetiştiricileri birliklerinin yeteri kadar desteklenmemesi, danışmanlık kurumlarının bulunmaması vb. gibi sorunlar yaşamaktadır” diyerek, arıcılığın sorunlarıyla ilgili bir meclis araştırılması yapılmasını talep etti.

Burak Alper KUŞ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner47