"Çocuklara Böyle mi Örnek Olacaksın Yüksel Özden!?"

"Çocuklara Böyle mi Örnek Olacaksın Yüksel Özden!?"

Salı günü düzenlediği basın toplantısında, kamu kurumlarına torpille insan alınmasına çok sert şekilde karşı çıkan ve bütün kamu kurum ve kuruluş yöneticilerini uyaran CHP Muğla Milletvekili Tolga Çandar, Yatağan'daki torpil olayının arkasındaki isim olarak gösterdiği AKP Muğla Milletvekili Yüksel Özden'e haykırdı: "Çocuklara Böyle mi Örnek Olacaksın Yüksel Özden!?"

Geçtiğimiz Salı günü CHP Milas İlçe Başkanlığı'nda bir basın toplantısı düzenleyen CHP Muğla Milletvekili Tolga Çandar, ülke ve bölgemiz sorunlarıyla ilgili olarak görüşlerini açıkladı.

Öncelikle, 45 CHP milletvekiliyle birlikte Silivri Cezaevi'ndeki duruşma salonlarında süren Ergenekon davasını ve tutuklu milletvekili arkadaşları Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal nezdinde tüm yurtsever tutuklulara dayanışma amacıyla yaptıkları ziyarete değinen Tolga Çandar, "Orada yaşananlar tam bir rezalet. Bir hukuk faciası yaşanıyor.. Bu ülkenin en aydınlık insanları, hareket edemez hale getirilmek için, Silivri'de zulüm görüyorlar. Oraları izledikçe, o davayı başından beri takip eden dostları dinledikçe, sorgulananların oradaki yurtseverler değil, Cumhuriyet, Mustafa Kemal'in cumhuriyet değerleri olduğunu çok iyi anlıyorsunuz. Bu arada bize sordular. 'CHP şimdiye kadar neden bu davalarla yeterince ilgilenmedi' diye. Gerçekten de, 3,5 yıldır sürüyor oradaki yurtseverlerin yargılanmaları ve hepimiz bir ölçüde, basına yansıdığı kadarıyla bile, hukukun nasıl iğdiş edildiğini izliyoruz. Ama gerçekten de, 24. dönem milletvekillerine kadar, yeterince neden ilgilenilmedi bu yurtseverlerle diye de düşünmeden edemiyorsunuz. Biz, Cuma günü de gideceğiz duruşmaları izlemeye ve 24. dönem milletvekilleri olarak bir karar da aldık; bir komisyon oluşturuyoruz ve bundan sonra bütün duruşmalara en az bir milletvekili arkadaşımız katılacak ve oradan sıcak bilgileri hep aktaracak partiye. Arkadaşlar, buradan şunu açıklıkla söylüyorum. CHP, yurtsever kimliğine tekrar bürünmüştür. Ama bizim milletvekilleri olarak sadece Ankara'daki mücadelemiz yetmez. Burada Belediye Başkanımızın çabaları tek başına yetmez. Bütün CHP üyeleri, yüksek sesle bu mücadelenin içinde olmalıdır. Hiç bir CHP üyesinin, ülkemizde yaşanan olaylar karşısında bilgisiz, cahil olma hakkı ve lüksü yoktur. Nerede gençlerimiz?.. Gençlerimiz, parti üyelerimiz, ülkemizde ve ülkemizin başına çorap örülmeye çalışılan ülkemiz çevresindeki olayları, gelişmeleri irdelemeli, tartışmalı, öğrenmeli ve tepkisini en sert bir şekilde ortaya koymalıdır. Başka türlü görevlerimizi yerine getirmiş olmayız. Yaşanan bunca kepazeliğe karşı sessiz durarak mücadele edilemez. Buna siyaset de denmez, yurtseverlik de denmez" dedi.

“Bu saldırıya karşı çıkın..

"Bunları söylemekle amacım, kara bir tablo çizip insanlarımızın moralini bozmak değil; ancak ülkemizin içinde olduğu içte ve dışta durum, sandığımızdan da vahim. İşte Suriye olayları.. Emperyalistler istiyor diye, Türkiye'yi Suriye'ye saldırtmaya çalışıyorlar ve Başbakan Erdoğan ve hükümeti, saldırma niyetinde. Son açıklamalar bunu bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Bu Suriye'de yaşandığı iddia edilen ve emperyalistlerle birlikte bizim yaygın basının da hep söylediği katliamlar vb. asla gerçek değil. Nereden mi biliyorum. Bizim 4 Antakya Milletvekilimizden biri olan Mehmet Ali Edipoğlu, Suriye ile geniş ilişkileri olan ve sık sık bu ülkeye giden bir arkadaşımız. Her gün ona da haberler geliyor ve biz de O'nun bilgilendirmesiyle farkındayız. Suriye'de, basında aktarıldığı gibi olaylar olmuyor. Katliamların çoğunu, Türkiye'nin desteklediği aşırı islamcıların yaptığını, provokasyonlar tertiplediğini söylüyor Suriye halkı. Ama bütün dünya medyası, bunları Suriye'nin yaptığını yazarak, Beşar Esad rejimini yok etmek istiyorlar. Çünkü Barzani siyonistinin Kuzey Irak'taki petrollerini İsrail Hayfa kentine akıtmak, bizim İskenderun'a alternatif bir hattan bu petrolü hem kullanmak hem satmak istiyor. Hayfa'yı, bir enerji limanı yapmak istiyor. Ama boru hattı Suriye'den geçeceği için, Esad'a güvenmiyorlar ve yıkmak istiyorlar. Ve Suriye'yi de ABD'nin maşası konumundaki Türkiye ile vurmak istiyorlar. Bizim hükümet de bu işe teşne. Bu çok büyük bir aldatmacadır ve gençlerimize dönük bir tehdittir. Türkiye Suriye'ye saldırırsa, bizim gençlerimiz ölecek orada, ABD'nin, İsrail'in çıkarları için.. Herkese sesleniyorum. Bu saldırıya karşı sesinizi çıkarın ve karşı çıkın" diyen Tolga Çandar, Türkiye'nin hem Kürt meselesinde, hem Suriye'ye saldırarak Ortadoğu batağına çekilmesiyle, tam bir trajediye doğru süreklendiğini belirtti ve "Gözümüzün önünde ülke bölünüyor ve biz bir şey yapamıyoruz. Söylediklerimiz de hiç bir yaygın basında yer almıyor. Açıkça söylüyorum, yerel basınımıza çok iş düşüyor. Tek ümidimiz de yerel basındır. Çocuklarımızın savaşla ölüme sürüklendiğini söylüyoruz, Genel Başkanımız da Suriye'ye saldırı gibi ülkemizi çok büyük bir batağa sürükleyecek bu politikaya karşı mücadele etmeye çalışıyor. Herkese bu konuda görev düşüyor" dedi.

Yüksel Özden'e çattı ...

Daha sonra, kendisinin de bir soru önergesiyle gündeme getirdiği, Yatağan GELİ Müessese Müdürü Yüksel Akın'ın, AKP'li il ve bazı ilçe başkanlarının kendisine gönderdiği listelerdeki isimlere itibar etmeyip dürüst bir sınavla işe 47 işçi alması sonrası görevden alınması çalışmalarıyla ilgili olarak son derece sert konuşan CHP Muğla Milletvekili Tolga Çandar: "Bu işletme müdürü arkadaşı da oraya AKP'liler getirdiler. Yani CHP'li falan değil. Ama dürüst adammış. Adam gibi sınav yapıyor, kameraya alıyor yaptığı sınavı. Hakedenleri alıyor. AKP il ve ilçe başkanlarının ıslak imzalı listelerdeki isimleri değil. Bütün bu torpilli işçi alma çalışmalarının arkasında AKP Muğla 2. sıra milletvekili Yüksel Özden'in girişimleri olduğu ortaya çıkıyor. Burdan açık bir şekilde soruyorum: Ey Yüksel Özden, çocuklara böyle mi örnek olacaksın?" dedi.

Daha sonra, bu tür ayrımcılık yapılan işe alımların sadece Yatağan GELİ işletmesiyle sınırlı olmadığını, aynı şeyin Yeniköy'de, Havaalanı'nda da yaşandığını belirten Çandar:  "işte gerçek bölücülük budur. Bölücüleri başka yerlerde aramaya gerek yok. Bu ülkenin gerçek bölücüleri bunları yapanlardır. Yatağanda'dır, Yeniköy'dedir, Milas'tadır, Havaalanı'ndadır.. İşsiz binlerce gencimiz var burada. İş varsa AKP'lisi de, CHP'lisi de, MHP'lisi de girecek bu sınavlara. Sen bunlardan sadece AKP'lilerin alınması için kurum amirlerine baskı yaparsan, işte toplumu gerçekten bölen sensin. Başka yerde bölücü aramaya gerek yok!" dedi.

"Nuri Åžerifoğlu'ndan hesap soracağım ...

Daha sonra, benzer pek çok uygulaması nedeniyle YEAÅž Genel Müdürü olan Nuri Åžerifoğlu'ndan da hesap soracağını belirten Tolga Çandar, "Nuri Åžerifoğlu'nu da basın aracılığı ile buradan uyarıyorum. Peşindeyim ve bütün uygulamalarının sonuna kadar takipçisiyim. Yaptığı her ayrımcı davranışının hesabını mutlaka soracağım. Bu arkadaş bu uygulamalarına, bu bölücülüğe devam ettiği sürece, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gitmek pahasına da olsa, bu haksız uygulamalarının hesabını soracağım ondan" dedi.

Kamu kurumu yöneticilerine uyarı ...

Daha sonra, kendisinin Sakar'dan bu tarafa tüm Muğlalıların tek vekili olduğunu belirten Tolga Çandar, yaşanan tüm partizanlık uygulamalarına, bu anlamda bölücülüğe karşı daima vatandaşın sesi olacağını belirtti ve "Ben, 2007 seçimleri sonrasında, partimin üzerindeki ölü toprağına karşı, tek başıma Bodrum'dan Fethiye'ye kadar 240 kilometre yürüdüm. Benim bu konudaki inadımı ve mücadeleciliğimi bilen bilir. Åžimdi buradan bir kere daha sesleniyorum. Bütün kamu kurum ve kuruluşlarının amirlerini uyarıyorum. Ben gerekirse canımı koyarım ortaya, vatandaşlar arasında bölücülük yapan, partizanlık yapan, bu şekilde yanlış uygulama içinde olan, ya da hükümetten çekinerek onların suyuna gitmek için dahi olsa bu tür uygulamalar yapan her kim olursa olsun, yaplış yapanların hepsiyle uğraşırım. Bütün devlet görevlilerini uyarıyorum; 'bu CHP'li, bu MHP'li, bu AKP'li' diye ayırmayacaklar. Ayırana Milas'ı dar ederim!.. Milas'tan yiyecekleri her lokmayı burunlarından fitil fitil getiririm. Hiç bir ayrım yapılmasına müsade etmeyeceğim. Herkese adaletli davranacaklar" dedi.

Daha sonra, aynı şeyin, Muğla'da İl Genel Meclisi'nde iktidarda olan CHP'li arkadaşları için de geçerli olduğunu belirten Çandar, “hepsine hizmet götürdüklerini biliyorum, ama bu köy CHP'li, bu değil diye yatırım götürmemezlik yapılırsa, aynı tavrı kendi arkadaşlarıma karşı da koyarım" diyerek, bu tavrının salt bugünkü olaylara ilişkin bir tavır olmadığının altını çizdi ...

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner69

banner68