Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı Çırağan Sarayı’na benzetti

Yatağan Termik Santrali ve kömür işletmelerinin özelleştirilmesiyle birlikte alıcı firmanın, dün itibarıyla Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) ile devir sözleşmesini imzaladığı duyumunu alan maden işçileri, iş yerlerinin önünde toplandı.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı Çırağan Sarayı’na benzetti
 Dün itibarıyla, Yatağan Termik Santrali ve kömür işletmelerinin özelleştirilmesiyle birlikte alıcı firmanın, ÖİB ile devir sözleşmesini imzaladığı ve işçilerin sigorta bildirgelerinin yeni işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmeleri gerektiği yönünde duyum alan Maden-İş Sendikası’na bağlı işçiler, kömür işletmelerinin önünde toplanarak basın açıklaması yaptı.

İşçiler adına basın açıklaması yapan Maden-İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Süleyman Girgin, hükümetin cari açık var diyerek termik santral ve kömür ocaklarını özelleştirdiğini fakat milyarlarca lira ödeyerek Cumhurbaşkanlığı Sarayı yaptırdığının altını çizdi.

Hükümetin kamuya ait olan santral ve kömür işletmelerini devletin birer kamburu olarak değerlendirdiğini söyleyen Girgin, santralin her yıl 300 milyon lira kâr elde ederek Türkiye’deki kurumlar vergisinde ilk 100’de yer aldığını belirterek, “Deyim yerindeyse altın yumurtlayan tavuk olan bölgemizdeki santralleri satarak kendinize saray yaptırmayı vicdanınıza nasıl sığdırıyorsunuz” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı, Osmanlı Devleti’nin son zamanlarda yaşadığı ekonomik sıkıntılara rağmen Avrupa’dan aldığı borçlarla 4 milyon altınla yaptırdığı Çırağan Sarayı’na benzeten Girgin, “Pes etmeyeceğiz. Hiçbir işçi arkadaşım moralini bozmasın. Bütün ülke bizimle. İnanıyoruz ki, bu mücadele Gezi Parkı büyüklüğüne ulaştığında, bu santral ve madenlerin satışı mutlaka duracaktır” diye konuştu.

Girgin, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un Suriye’deki karışıklık nedeniyle Türkiye’ye gelen Suriyeliler için yaptığı “Nitekim bülbülü altın kafese de koysan yine vatanım dermiş. Dolayısıyla isteriz ki Suriyeli kardeşlerimizin vatanlarına dönecekleri siyasi ortam bir an önce oluşsun” açıklamasına istinaden, bölgedeki santral ve kömür ocaklarının kuruluş sırasında yapılan kamulaştırmalar nedeniyle birçok vatandaşın köylerini terk etmek zorunda kaldığını söyledi.

Yatağan ve Milas’ta 10 tane köyün kamulaştırmayla taşındığını ifade eden Girgin, şöyle konuştu:

“Hepsi yerinden, yurdundan oldu. Bunlar için de geçerliydi bu bülbülü altın kafese koymuşlar ille de vatanım demiş demek. Eskihisarlıların bir kısmı bugün Gökçeada’da. Bu insanların gönülleri ve kalpleri doğdukları yerde, yani kendi vatanlarındadır. Bu köylüler, santraller peşkeş çekilsin, buranın parasıyla kendilerine saray yapsınlar diye mi bu cefayı çekmişlerdi. Yerinden, yurdundan olan köylülerin, İstanbulluların, Vanlıların, İzmirlilerin de bu santralde hakkı var. Çilemiz ortak, kavgamız da ortak. Buradan bir kez daha sesleniyoruz. Biz bu oyunu bozarız. Ancak bu oyunun bozulması, bu mücadelenin kitleselleşmesinden geçiyor. Bütün emek dostlarını, aydın, sanatçı, öğrenci, genç, yaşlı, herkesi bu direnişe ve barikata sahip çıkmaya çağırıyoruz.”

Güncelleme Tarihi: 02 Aralık 2014, 20:06
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner68