banner80

Direniş Çadırına Ziyaretler Devam Ediyor

Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik santralleri ile bu tesislere kömür temin eden linyit sahalarının özelleştirilecek olması nedeni ile YEAŞ Yağan Termik Santrali önünde kurulan Direniş Çadırına destek ziyaretleri sürüyor. Bu kapsamda direniş çadırını son olarak Muğla Çalışan Emekçi Kadınlar Platformu ziyaret etti.

Direniş Çadırına Ziyaretler Devam Ediyor
 Yatağan Termik Santrali önüne enerji ve maden işçileri tarafından hükümetin özelleştirme kararına tepki olarak kurulan ve özelleştirme kararı iptal edilene kadar kaldırılmayacağı belirtilen direniş çadırına ziyaretler devam ediyor. Direniş Çadırı’nın 172. Gününde enerji ve maden işçilerine destek ziyaretleri kapsamında çadıra Muğla Çalışan Emekçi Kadınlar Platformu geldi. Yaklaşık 30 kadından oluşan heyeti direniş çadırında Maden İş Sendikası Yatağan ve Havalisi Şube Başkanı Süleyman Girgin, işyeri temsilcileri ve işçiler karşıladılar. Muğla Çalışan Emekçi Kadınlar Platformu sözcüsü yaptığı açıklamada; “8 Mart 1857 tarihinde bugün dünyanın en büyük emperyalist devleti olan Amerika Birleşik Devletleri'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Bu mücadeleye Amerikan devletinin tavrı ise polisleri işçilerin üzerine saldırtmak oldu. İşçiler fabrikaya dolduruldu ve kapılar üstlerine kilitlendi. Kısa bir süre sonrada bütün fabrikayı etkisi altına alan büyük bir yangın çıktı. Amerikan polis gücü yangına rağmen fabrika kapılarını açmadı ve sonuçta 129 kadın işçi büyük acılar içinde hayatını kaybetti.

Emekçilerin insanca yaşama hakkı talep etmesine bile izin vermeyen işçi düşmanı bir iktidarın yaptığı katliamı 157 yıl sonra dünyanın bir başka köşesinde Yatağan Termik Santrali önünde tekrar ve tekrar kınıyoruz. 157 yıl önce yaşanan bu olaydan da anlaşılacağı üzere 8 Mart dünya Emekçi Kadınlar günü bir kutlama günü değildir. Çünkü o kara günden günümüze kadar geçen 157 yıllık zaman zarfında başta kadın emekçiler olmak üzere dünya emekçileri için kutlanmaya değer çok az olay yaşanmıştır. Bu sebepten ötürü 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü ancak ve ancak bir anma günü olarak adlandırılabilir. Fakat bugün burada, Yatağan Termik Santrali önünde 8 Mart'ı bir anma günü olarak adlandırmakta yeterli olmayacaktır. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü Yatağan'da bir mücadele günüdür. Sırtını polis gücüne dayamış olan bir zorba ve onun yandaşlarına karşı savaşma günüdür. Hangi kökenden gelirse gelsin kadın-erkek bütün emekçilerin ayağa kalkma ve dünyayı zorbanın başına yıkma günüdür. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü vesilesiyle emekçi Türk kadınları olarak 157 yıl önce yaşanan büyük emekçi mücadelesinin bir benzerini sürdürmekte olan Yatağan Termik Santrali işçilerinin haklı mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu belirtmeyi bir borç biliyoruz.

Yaşasın bütün dünyanın kadın ve erkek emekçileri! Yaşasın Yatağan İşçilerinin haklı mücadelesi! Kahrolsun zorbalar! Kahrolsun zorbalar! Kahrolsun zorbalar” şeklinde konuştu.

Muğla Çalışan Emekçi Kadınlar Platformu’ndan gelen heyete teşekkür eden Madeş İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Süleyman Girgin; “Her gün kadınların kaç çocuk doğuracağından, hamile iken dışarı çıkıp çıkamayacağından, nasıl giyineceğine varıncaya kadar ahlak dersi veren AKP iktidarının yolsuzluk iddiaları ile geldiği durumu bütün Türkiye ve Dünya ibretle izliyor.

Biz yıllardır özelleştirmelerin vatana ihanet olduğunu, işsizlik olduğunu, yoksulluk olduğunu,  parçalanan aileler ve kamu mallarının peşkeşi olduğunu söyledik durduk.

Son zamanlarda ortaya çıkan ses kayıtları hangi kirli ittifakların yapıldığını, ne gibi kirli pazarlıkların döndüğünü, kimlerin komisyon alıp ayakkabı kutuları doldurduklarını gözler önünde sererek bizi haklı çıkarmıştır.

İşadamlarına telefonlar açılıp medya gruplarını satın almaları talimatları verilerek bunun karşılığında da bu şirketlere ihale imtiyazları sağlandığı şeklinde her gün ses kayıtları ortaya dökülmektedir.

Buradan sormak istiyoruz; Acaba bizim işyerlerimiz de bu firmalara sadakatlerinin ve itaatlerinin karşılığı olarak mı ikram edilecek?

Bu satıştan;

Kimler nemalanacak?

Kimlerin ayakkabı kutuları dolacak?

Kimler kazanacak?

Kimler kaybedecek?

Kazanacak olanlar hangi yandaşlar olur bilemeyiz ama kaybedecek olanları çok iyi biliyoruz.

Halk kaybedecek, biz kaybedeceğiz, çocuklarımız kaybedecek.

Böyle bir zamanda hayatımızın diğer yarısı olan kadınlarımıza direnişimize destek olmalarından dolayı teşekkür ediyoruz.

Kurtuluş yok tek başına

Ya hep beraber ya hiç birimiz” dedi.

Güncelleme Tarihi: 07 Mart 2014, 18:35
YORUM EKLE
YORUMLAR
yataganlı
yataganlı - 7 yıl Önce

bunlar ne yaptı diyenlere...yaptıklarını yıllar boyu sata sata bitiremediniz. hakkın adaletin huzurun emeğe saygının tekrar oluşacağı türkiye için elini vicdanına koy oyunun hakkını ver. yatagandan yataganın öz malını satmak isteyenlere oy yok

SIRADAKİ HABER

banner68