Eğitim-Sen Yatağan Åžubesi'nden Basın Açıklaması

Eğitim-Sen Yatağan Åžubesi'nden Basın Açıklaması

Eğitim-Sen Yatağan Åžubesi'nden Basın Açıklaması

Ülkemizde savaş çığırtkanlığı, gericilik ve anti demokratik tüm uygulamalar artarak devam etmektedir:

Geçen hafta “Muğla Üniversitesi Felsefe Kongresi” 'den sonra verilen yemek, bazı bilim emekçilerinin de haberi olmaksızın, Fethullah Gülen propagandasına dönüşürken, dün Suriye'de düşürülen uçak sonrası savaş naraları medya patronlarınca atılıyor; bugünse  “İleri Demokrasi”nin anlayışı gereği KESK, EÄžİTİM SEN yöneticileri ve üyeleri gözaltına alınıyor...

AKP hükümeti, yıllardır uygulanan anti demokratik uygulamalar karşısında boyun eğmeyen, hakları ve talepleri için alanlara çıkanların en önünde gelen ve baskılar karşısında sesini yükselten KESK ve KESK'e bağlı sendikaların kararlı mücadelesi karşısında ne kadar büyük bir tahammülsüzlük içinde olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Bugün sabah saatlerinde aralarında KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Eğitim Sen Genel Sekreteri Mehmet Bozgeyik, Eğitim Sen Mali Sekreteri Abdullah Karahan ve Eğitim Sen Kadın Sekreteri Sakine Esen Yılmaz'ın da bulunduğu sendika başkanları, genel sekreterler ve sendika yöneticisi 58 kişi gözaltına alınmış, sözde “suç delileri” toplamak amacıyla sendikadaki odalarında arama yapılmıştır.

Hükümetin kendisi gibi düşünmeyen, haksızlıklar karşısında sesini yükseltenlere karşı gösterdiği tahammülsüzlük son dönemde öylesine artmıştır ki, AKP'nin pervasız saldırılarına karşı boyun eğmeyen, sesini yükselten herkes, her kurum “bertaraf” edilmesi gereken potansiyel hedef olarak gündeme getirilmiştir. Özellikle Suriye üzerinden savaş ve intikam senaryolarının yoğunlaştığı bugünlerde, barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin her zaman ön saflarında yer alan sendikaların hedef haline getirilmiş olması ayrıca üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.

Eğitim Sen'in özellikle hükümetin 4+4+4 düzenlemesine karşı veliler ve öğrencilerle birlikte yürüttüğü mücadelede öne çıkması ve bu dönemde ciddi bir üye artışı yakalaması, toplu sözleşme sürecinde KESK'in tutumuyla;  kamu emekçileri mücadelesinin 23 Mayıs grevi sonucu yeni bir ivme kazanması, hükümeti fazlaca telaşlandırmıştır. Bu telaşın bir sonucu olarak, gerek kamu emekçileri içinde gerekse kamuoyunda Eğitim Sen ve KESK'e yönelik olumlu bakış açılarını tersine çevirmek ve sendikalarımıza yönelik üye akışının önüne geçebilmek için böylesine çirkin bir operasyon tezgâhlanmıştır.

Sendikalarımıza yönelik olarak gerçekleştirilen “şafak baskınları”nın hangi amaçla yapıldığı, kamu emekçilerine ve kamuoyuna ne tür mesajlar verildiği hepimiz tarafından bilinmektedir. Sendikalarımıza yönelik olarak yaşanan polis baskınları ve söz konusu baskınların biçimi, tamamen haklı mücadelemizi yıpratmaya ve kamuoyunun kafasında soru işaretleri oluşturmaya yöneliktir.

AKP Hükümeti, onların denetimindeki yargı ve emniyet kurumları ne kadar uğraşırsa uğraşsın, asla amaçlarına ulaşamayacaklardır. Kamuoyu KESK'i de, Eğitim Sen'i de gayet iyi tanımakta, hak ve özgürlükler yolundaki kararlı ve onurlu mücadelesini takdir etmektedir. Güneş balçıkla sıvanamayacağı gibi, Eğitim Sen güneşi de bu tür baskınlarla ve karalama kampanyaları ile asla karartılamaz.

Eğitim Sen'i ve KESK'i hükümetin belirlediği sınırlar içinde hapsetmeye, hizaya getirmeye çalışanlar büyük bir yanılgı içindedir. Kimlerin hangi amaçlarla Eğitim Sen'in ve KESK'in haklı mücadelesine gölge düşürmek istediği er ya da geç mutlaka ortaya çıkacaktır.

Eğitim Sen bu tür saldırılara ve şaibe yaratma amaçlı operasyonlara pabuç bırakmayacak kadar köklü bir mücadele geleneğine sahiptir. Gözaltına alınan bütün yönetici ve üyelerimiz derhal serbest bırakılmalı, sendikal mücadelemize yönelik bu haksız ve pervasız saldırı, bütün sonuçları ile birlikte derhal durdurulmalıdır.

 

Yaşasın KESK

Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz

 

Eğitim Sen Yatağan Åžubesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner68