Eğitim-Sen’de Sesler Yükseldi

Eğitim-Sen öncülüğündeki KESK’e bağlı sendikalar dün Atatürk Anıtı önünde bir araya gelerek eylem yaptı. 657 sayılı yasayı protesto amacıyla düzenlenen eyleme Gezi Parkı olayları damgasını vururken, diğer sendika temsilcileri ve bazı vatandaşlar da eyleme destek verdi.

Eğitim-Sen’de Sesler Yükseldi
 KESK’e bağlı sendikaların 657 sayılı Yasa’yı ve Gezi Parkı olaylarını protesto etmek amacıyla başlattığı grev dün Atatürk Anıtı önünde yapılan basın açıklamasıyla devam etti. 
Eğitim-Sen Yatağan İlçe Temsilciliği tarafından yapılan basın açıklaması sloganlar eşliğinde eyleme dönüşürken,  KESK’e bağlı ESM ve diğer konfederasyonlara bağlı sendikaların yanı sıra, bazı vatandaşlar ve siyasi parti temsilcileri de Atatürk Anıtı önündeki yerlerini aldı. 
‘Şiddet Sürüyor İsyan Büyüyor’, ‘Hükümet memurluğuna hayır’, ‘Ücretli köle olmayacağız’, ‘Biz çapulcu değiliz, halkız, hesap sorarız’, ‘Taksime selam direnişe devam’ gibi sloganlar arasında yapılan basın açıklamasında gündeme getirilen ilk konu Gezi Parkı protestoları oldu. 
Tüm yurda devam eden eylemlere Yatağan’dan da gereken desteğin verileceği belirtilerek konu hakkında; “Özellikle son bir haftadır, İstanbul gezi parkında yaşanan hükümet ve polis baskısını kınıyor; İstanbul başta olmak üzere tüm yurtta yapılan direnişlere yürekten katılıyoruz ve Taksim direnişçilerini selamlıyoruz.
Ayrıca tüm yurttaki olaylara kulağını tıkayan yandaş  medya magazin programlarıyla hükümet çanağı yalamakta sınırı aşmıştır. Bu kuruluşlar direnişçilerin hareket tarzını AKP’nin istediği doğrultuda yorumlayarak halkımızı kandırmaya devam etmektedirler HALAA…Gezi parkı sadece bir semboldür. Asıl mesele Diktatör zihniyetli iktidarın baskıcı, totaliter ve toplumu hiçe sayan sorumsuz ve saldırgan zihniyetidir. Irak’ın işgalinde Amerikan askerlerinin sağ salim evlerine dönmeleri için dua eden, Suriye’de Esad’a akıl vermeye çalışan Tayyip ERDOĞAN ve iktidarı, kendi ülkesinde saldırganlığı ahlak edinmiş durumdadır. Gözünü hırs ve kin bürümüş hükümet tüm ülkeyi kendilerine ve efendilerine rant getiren bir mülk olarak görmektedir.
Toplumsal yaşamın her alanına köhne bir zihniyetle müdahale eden AKP, kendi bağnaz yaşam saplantılarını halkın üzerinde baskı unsuru olarak kullanmayı ahlak saymaktadır. Bu baskılardandır ki halkı artık bıktırmış ve hükümetin GEZİ parkındaki saldırgan tutumu bardağı taşıran son damla olmuştur” ifadeleri kullanılırken, 657 Sayılı yasayla kamu çalışanlarının köleleştirilmeye çalışıldığı da iddia edilerek; “Hükümet Takiye zihniyetiyle suni gündemler yaratarak gece yarısı geçirdiği kanunlarına, 657 sayılı devlet memuru kanununu da dahil etmiştir. Çalışanlar örgütlenmesinler diye, işçi ve memur alımını taşeron firmalara ihale ederek  hem halkın en doğal hakkı olan örgütlenme ve sendikalaşma yollarını kapatmış ve bu sayede yeni fason iş adamları ve yandaş şirketler türetmiştir. Bunca yaptığı yanlışlar yetmezmiş gibi çalışanları amale gibi gören, köleleştiren, açlığa mahkum eden, hak arama mücadelesini elinden almaya çalışan yeni 657’liler yaratmaya çalışmaktadır. Kendi memurlarının kafası çalışmıyor olacak ki, bizi de öyle sanıp başımıza CEO denen akil yalakalar getirmeye çalışmaktadır.
Bizler KESK e bağlı sendikalar olarak, Tüm bu arsızlıklara, yolsuzluklara ve en önemlisi Eğitimde oynan pis oyunlara dur demek için, AKP hükümetinin halkına fütursuzca saldırılarını kınamak için dün ve bugün  2 günlük uyarı grevindeyiz.
Bugün aynı kurumda, aynı veya benzer işi yapan kamu emekçileri ücret ve sosyal haklar başta olmak üzere pek çok konuda ayrı düzenlemelere, yasalara tabi hale getirilmiştir. Diğer gruplara göre göreceli olarak daha avantajı gözüken 4/A’lıllar da dâhil olmak üzere, istihdam biçimi ne olursa olsun tüm kamu emekçileri taşeron, esnek, performansa dayalı, güvencesiz ve kuralsız bir çalışmanın ucuz işgücü haline dönüştürülmek istenmektedir.
Emekçilerin içinde bulunduğu bu kara tablonun her geçen gün daha da karanlık hale getirilmesini görmeyen, bilinçli ya da bilinçsiz grev aleyhtarlığı yapanlara hiç değilse son birkaç hafta içinde yaşanan gelişmelere göz atmalarını öneriyoruz. Evet,15 Mayıs’ta TBMM’ye sevk edilen torba yasa tasarısında sürgün-rotasyon şimdilik yok. Ama söz konusu torba yasa tasarısından hemen iki gün sonra, 17 Mayıs 2013 tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yayınlanan Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 
tam bir sürgün yönetmeliği olmadığını kim iddia edebilir?” denildi. 
ESM’nin Açıklaması GELİ’de Yapıldı 
Ayrıca KESK’e bağlı ESM İlçe Temsilciliği de dün saat 10:30’da GELİ’de bir araya gelerek basın açıklamasını yaptı.

Güncelleme Tarihi: 05 Haziran 2013, 19:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER