GERÇEÄžİ VE HAKKI SAVUNMAK!

GERÇEÄžİ VE HAKKI SAVUNMAK!

GERÇEÄžİ VE HAKKI SAVUNMAK!

2011_2012 dönemi “Yeni Adli Yıl”, ülkemiz genelinde olduğu gibi, Muğla'da da düzenlenen törenle başlamış oldu.

Adli yılın başlangıcında, her yıl bir tören düzenlenir. Bu törende de, ilde adalet mekanizmasının başkanı durumundaki Cumhuriyet Başsavcısıyla, savunma hakkını temsil eden baro başkanı tarafından konuşmalar yapılır.

 Bu konuşmalarda da, ülkemizde hukukun  işleyişi ve yapılan çalışmalarla,  bu konudaki istekler ve eksiklikler dile getirilmeye çalışılır.

Özellikle, bu yılki adli yıl açılışında olduğu gibi.

Savunma hakkının savunucuları durumundaki  Muğla Barosu Başkanı Av. Mustafa İlker Gürkan'ın bir sözünde, bu görevi yerine getiren avukatlık mesleğindeki kararlılığı vurgulaması yurttaşlar için sevindiriciydi.

Çünkü bu sözün içinde, tüm bireyler için  hukukun üstünlüğü ve yargının işleyişi açısından insan hakları bakımından büyük önem arz etmekteydi.

Bu konuda bir yorum yapmadan, okuyucularımızı bilgilendirmek adına  yapılan bu konuşmayı tırnak içinde vermeye çalışacağım.

Muğla Barosu Başkanı Gürkan, adli yıl açılışındaki bu konuşmasında  “hukuk devletinde hukukun üstünlüğü ilkesinden asla ayrılmayacağız. Bugün gerçeği ve adaleti savunmak, özgürlükleri savunmaktır.” diyordu.

Baro Başkanı Gürkan'ın bu konuşmasında, günümüzdeki yargı sisteminin işleyişine bazı eleştirilere de yer verilmekteydi. Baro Başkanı konuşmasında ““Kendileri hiçbir şey yapmadan salt durumdan şikayet ederek zamanı öldürenler, sonrada işlerin düzgün yürümesini nasıl bekleyebiliyorlar? Gerçeği ve hakkı savunmaya devam edeceğiz. ABD menşeli bir anlayış bütün dünyayı etkilemeye devam ediyor. Terörle mücadele yaftası altında düşman ceza hukuku adıyla özgürlük ve hukuk düşmanı yeni bir hukuk anlayışı geliştiriliyor. Suçun maddi unsurlarından olan fail düşman sayılıyor. Hatta daha ötesi insan bile olmayan yok edilmesi gereken bir yaratık. Proaktif kolluk diye bir kavram attılar ortaya. Suçla mücadelede önleyici kolluk. Kavram çok cazip. Suç işlenmeden kolluk önleyecek Ama bu doğrumu? Suçu önlemek kolluğun yapabileceği bir şey değildir. Önleyicilik nasıl olacak? İstihbarat ceza hukuku alanına girecek. Gizli tanıklar, gizli raporlar, ajan provokatörler, dinlemeler, her tarafta mobese, bütün günlük hayatın kamera ile kayıt altına alınması. Önceden gelen gizli bilgilere göre olası şüpheliler gözaltına alınacak” demekteydi.

Muğla'nın yargıç açığına da değinen Baro Başkanı Gürkan, “ABD'nin bu hukuk anlayışını dünyaya egemen kılmak için ihtiyacı olan temel aktör, terör ve terörizmdir. Åžiddet ve terörizm yalnızca insanlara zarar vermiyor, doğrudan demokratik hak ve özgürlüklere de zarar veriyor. Bütün antidemokratik hukuk dışı düzenlemeleri terör bahanesi ile dünyaya dayatılmaktadır. Muğla Barosu bu anlayışa itiraz etmeye, tüm resmi ve özel, kişi ve kurumları uyarmaya devam edecektir. Unutulmasın ki güvenlik kaygısıyla özgürlüklerinden geçici bir süre içinde olsa kısmen dahi fedakarlık edenler sonunda her ikisini de kaybederler. Biz şimdi Muğla'da adalet yılını açıyoruz. Muğla'nın özellikle ilçelerinde yargıç açığı var. 2,3,5 yıl öncesinden daha düşük oranda yargıç ve savcıyla çalışıyoruz. Açıkları kapatmak için yetkilendirmeler yapılıyor. Yetkilendirmelerde ciddi dengesizliklere tanık oluyoruz. İşlemlerin muhataplarının ve Komisyon Başkanlıkları ile Başsavcılıkların görüşleri alınmak suretiyle bu tür düzenlemelerin yapılması istiyoruz ve bekliyoruz” demişti.

Başsavcı İbrahim Akbaş ise, Muğla'da görev yaptığı iki yıllık süreç içinde, yapılan çalışmalarla ilgili bilgi verirken, Muğla'da yarıaçık cezaevini açtıklarını, Ula ilçesindeki yarıaçık cezaevinde de yeni düzenlemeler yaptıklarını belirtiyordu. Baş Savcı İbrahim Akbaş, ilde dokuz savcı ve 16 hâkimle görev yaptıklarını belirterek, bir yılda infaz için gelen 12 bin dosya, soruşturma için gelen 6 bin 500 evrak olduğunu, elbette Muğla'da yargının sıkıntıları olduğunu, özellikle ilçelerde yargıç açığı bulunduğunu dile getirmişti.

Åžüphesiz, bağımsız yargının üç temel ayağını,”İddia Makamı” yani savcılar,”Savunma” yani avukatlar  ve “Yargıçlar” oluşturmaktadır.

Bu üç ayak da hukuk kuralları içinde savunma hakkının susmaması, tüm bireyler için, insan hakları için  önemli bir garantiyi oluşturmaktadır.

Çünkü adil yargılama sisteminde, bireylerin hak ve menfaatlerinin korunması ve savunulması savunma ile yani avukatlarla yapılmaktadır.

Yani savunma hakkı, yaşama hakkı gibi kutsal bir haktır. Bu hakkı yasal çerçevede savunma görevini de, avukatlarımız  yerine getirmektedir.

Muğla Baro Başkanı da konuşmasının başında da, yurttaşları ferahlatacak bu konuyu açıkça vurgulamış, hukukun üstünlüğü ilkesinden ayrılmadan savunma hakkını yerine getirme kararlılığını ortaya koymaktaydı.

“Yeni Adli Yıl”da, Muğla'daki hakim ve savcılarımızla, savunmayı temsil eden avukatlarımıza sağlıklı ve tarafsız yargı sistemi içinde başarılı bir “Adli Yıl “temenni ediyoruz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner69

banner68