“Gezi Parkı fırtınaysa, Yatağan direnişi esintiydi”

Maden-İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Süleyman Girgin, alıcı firmaya devir süresi 26 Aralık 2014 tarihinde dolacak olan Yeniköy ve Kemerköy termik santral ve maden ocaklarında çalışan işçiler için destek istedi.

“Gezi Parkı fırtınaysa, Yatağan direnişi esintiydi”
 Yatağan Termik Santrali ve kömür işletmelerinin özelleştirme sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, Maden-İş ve Tes-İş sendikaları ile alıcı firma temsilcileri arasında yapılan müzakerelerin ardından 447 gün süren özelleştirme karşıtı eylem sona ermiş, müzakerelerin işçilerin lehine sonuçlanması nedeniyle enerji ve maden işçileri Elsan Elektrik bünyesinde iş başı yapmıştı.

Yatağan’daki özelleştirme karşıtı eylemlerin 18 yıldır sürdüğünü, son 447 günün ise en sert kavgalara sahne olduğunu dile getiren Maden-İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Süleyman Girgin, gazetecilere yaptığı açıklamada, direnişin işçilerin iradeleriyle başladığını ve sona erdiğini vurguladı.

“Mevzilerimizi terk etmeyeceğiz”

Eylemi sona erdiren protokolün, Maden-İş Sendikası Yatağan Şubesi yöneticileri ve işçilerin seçtiği iki kişilik komisyon eşliğinde alıcı firmayla düzenlenen müzakerelerin ardından yapıldığını ve sonucunda tutanak altına alındığını kaydeden Girgin, “Özelleştirilmiş de olsa bizim hâlâ işyerlerimiz var ve biz buralardaki mevzilerimizi terk etmeyeceğiz. Örgütlü emek ve demokrasi mücadelemize devam edeceğiz. Yatağan işçisi, memleketine sahip çıkar, yurtseverdir, anti-emperyalisttir, bağımsızlık vurgusundan bir an vazgeçmez, cumhuriyet kazanımlarına sahip çıkar, sınıfın birliğini sağlamaya çalışır, emeğin birleştirici gücüne inanır, herkesi kucaklar, cesurdur, sessiz kalamaz, görmezden gelemez, dünyanın merkezinde sadece kendisi yoktur, yol ayrımlarında tereddüt etmez, tavır alır, uçurumun kenarında yaşamaya alışkındır” şeklinde konuştu.

“Yatağan işçisi AK Parti’ye dur demiştir”

Yatağan işçilerine zaferin ne anlama geldiği sorulduğunda, zaferin direniş anlamına geldiği cevabının alınacağını savunan Girgin, “Yatağan işçisi AK Parti’ye dur demiştir. 447 gün AK Parti iktidarını başını yastığa rahat bir şekilde koydurmamıştır Yatağan işçisi. Bu süreçte Enerji Bakanının bizi Ankara’ya çağırıp görüşmesi, dönemin Başbakanının Muğla’ya miting için geldiğinde bizi çağırıp görüşmesi, nihai noktada şirket yetkililerinin bizimle görüşmek istemesi, bir lütuf değildir. İşçinin kazanımıdır. Bu direniş olmasaydı bizi dinleyen bile olmazdı” ifadelerinde bulundu.

“Yatağan direnişini bir aleve benzetirsek…”

AK Parti hükümetinin, ikinci bir Gezi Parkı direnişini kaldıramayacağını ve bu nedenle Yatağan’a müdahale edemediğini iddia eden Girgin, “Yatağan direnişini bir aleve benzetirsek bu alevin isini ve bu isin kokusunu alamayanlar, yerinde göremeyenler veya yerinde görmese de yüreği ile kendini direnişin içinde hissedemeyip ahkâm kesenler Yatağan direnişini algılayamaz. Onlara tavsiyemiz şudur, Yatağan işçisi misafirperverdir, bizzat Yatağan’a gelerek işçi arkadaşlarımızı, işçi ailelerini ve bu davaya sahip çıkan yöre insanını bir dinlesinler, ona göre bazı değerlendirmelerde bulunsunlar” açıklamalarında bulundu.

“Ak Saray’ı değil, başka bir Türkiye’yi tartışıyor olurduk”

Yeniköy ve Kemerköy termik santral ve maden ocaklarının alıcı firmaya devri için son günün 26 Aralık 2014 olduğunu hatırlatan Girgin, “Gezi Parkı bir fırtına ise toplumsal destek anlamında Yatağan direnişi bir esintiydi. Zincirin bir halkası diğer bütün halkalarını bağlayan halkadır. Bir halka domino etkisi yaratır. Bu mücadele kazanılsaydı AK Parti’nin özelleştirme politikası kilitlenirdi ve bunun siyasi sonuçları olurdu ve bugün Ak Saray’ı değil emek ve halktan yana başka bir Türkiye’yi tartışıyor olurduk” şeklinde konuştu.

“Eğer AK Parti’nin politikalarının yanıp gitmesini istiyorsak…”

AK Parti iktidarının özelleştirme politikalarından en çok kendilerinin etkilendiğini savunan Girgin, şöyle konuştu:

“Yatağan direnişinin kıvılcımdan yangına dönüşmesini ve AK Parti’yi yakıp gitmesini en fazla biz isteriz. Eğer AK Parti’nin politikalarının yanıp gitmesini istiyorsak, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerinin devri sırasında başta kendi konfederasyonumuz Türk-İş olmak üzere emekten yana olan herkesi, Milas’taki devir sırasında bizlere destek vermeye ve paydaş olmaya çağırıyoruz. Biz zaten sonuna kadar direneceğiz. Çünkü biliyoruz ki zafer direnişin kendisidir.”

 

Güncelleme Tarihi: 08 Aralık 2014, 20:54
YORUM EKLE
YORUMLAR
mestan genek
mestan genek - 7 yıl Önce

bu kadar kolaymı işçileri satmak dolandırmak hükümet ile bas etmek kolay değil kısacası teslim olduk baska çaremiz yok ya jop yada gaz yiyecektik 1000 polis gelir bas edemezdik ne yapalım değin.

YENİKOYDU
YENİKOYDU - 7 yıl Önce

meşhur slagonunuz direne direne sattırmıyacağız dediniz ne hikmetse bütün direniş tesişin yönetim üyelerinin koltuk ve para kavgasıymış meyer

slm
slm - 7 yıl Önce

hükümetle degil şirketle pazarlığa oturdunuz.

SIRADAKİ HABER

banner68