Girgin: “Müzakereler tıkanırsa, işçi arkadaşlarımızla birlikte sahaya inmekte tereddüt etmeyiz”

CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, Yatağan Termik Enerji Üretim AŞ Maden Direktörlüğü’ndeki maden işçilerinin izne çıkartılması gündemiyle Maden-İş Sendikası Yatağan Şubesi’ni ziyaret etti.

Girgin: “Müzakereler tıkanırsa, işçi arkadaşlarımızla birlikte sahaya inmekte tereddüt etmeyiz”

Yatağan Termik Enerji Üretim AŞ Maden Direktörlüğü’nde madencilik faaliyetlerinin durması üzerine, firmanın çok sayıda işçiyi izne çıkartma isteğini Maden-İş Sendikası yetkililerine iletmesiyle, ilçede gündem hararetlendi.

CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin de, süreç devam ederken, beraberinde partisinin İlçe Başkanı Mehmet Kemiksiz, İYİ Parti İlçe Başkanı Sadet Kocasarı ve her iki siyasi partinin de yönetim kurulu üyeleriyle birlikte, Maden-İş Sendikası Yatağan Şubesi’ni ziyaret ederek, Şube Başkanı Osman İlhan, Tes-İş Sendikası Şube Başkanı Fatih Erçelik  ve işçilerle bir araya geldi.

Girgin, burada yaptığı konuşmada, “Maden sahasının olmaması nedeniyle Yatağan Termik Santraline kömür tedariğinin aksadığı bir tıkanıklık sürecinden geçiyoruz.

Bu tıkanıklığın oluşmasında maden işçisi arkadaşların kabahati olmamasına rağmen, 2 aylık ücretsiz izin teklif edilerek bunun faturasının işçiye kesilmeye çalışılması kabul edilemez bir durumdur.

Bu 2 ay boyunca aileleri ile birlikte ne yiyecek, ne içecek bu insanlar?

Maden sahasını bulmak, işçinin yükümlülüğünde olan bir konu değil, keza maden sahası bulunmuş da işçi arkadaşlar da çalışmıyor da değil!

Madencilik zordur zahmetlidir. Uzun dönemli planlamalar, hesaplamalar gerektirir.

Bu hesabı işçi mi yapacak? Elbette ki şirket yapacak ve bunun sorumluluğunu da alacak.

“BAŞINI KUMA GÖMENLERİ İŞÇİ UNUTMADI”

Özelleştirme sürecinde, biz bas bas bağırdık; enerji ve maden stratejik öneme haizdir kamu eliyle işletilmesi gereklidir diye. Ne var ki her türlü uyarılarımıza kulak tıkayan ve o süreçte adeta sağırlaşan AK Parti iktidarı acımasızca başlattığı özelleştirmeleri tek tek hayata geçirdi. Stratejik öneme haiz işletmeleri haraç mezat sattı ve binlerce işçiyi mağdur etti. O dönemde yanımızda saf tutanları da kulak tıkayıp başını kuma gömenleri de unutmadık. Hiç bir işçi arkadaşım da unutmadı. Unutamaz da. Çünkü bugün yaşanılan tüm mağduriyetin temelleri o dönemde atıldı. Kimse kusura bakmasın geçmişte İşçinin gözüne biber gazı sıkılırken gıkını çıkarmayanlar bugün işçi dostu gibi görünüp günah çıkartmaya çalışmasınlar. Biz onların geçmişte emek ve emekçiye verdiği değeri bizzat yaşayarak gördük.

“FATURAYI İŞÇİYE ÖDETMEK VİCDANSIZLIKTIR”

Bununla birlikte o dönem ihaleye girerek santral ve kömür ocağını alan şirket, nasıl bir öngörüsüzlük ve plansızlıkla hareket etmiştir ki, santrali aldıktan 5 yıl sonra iş tıkanma noktasına gelebilmiştir? Bunu anlamak da mümkün değildir. Kendi iş bilmezliklerinin faturasını işçiye ödetmeye çalışmak insafsızlıktır vicdansızlıktır.

Şirket buraları almadan önce havzada ne kadar kömür kaldığını, sorunlarının neler olduğunu, Yatağanlıların çevre, yaşam ve tarım alanları konusundaki hassasiyetlerini bilmiyor muydu? Bunlar araştırılmadan, soruşturulmadan mı alındı?

İnsana sormazlar mı, ‘Çiğneyemeyeceğin lokmayı niye ısırıyorsun’ diye.

“İŞÇİ STEPNE DEĞİLDİR”

Diğer taraftan işçi sizin stepneniz mi ki, gerektiği zaman çıkartıp kenara koyacaksınız? Veya sayıyı azaltacaksınız? 4-C çalışanı tayin için zorlanıyor. Emekli çalışan işten çıkarılıyor. Başlangıçta kalifiye eleman eksikliğini gidermek için, usta öğretici için emeklilere telefon ile çağrı yapılıyordu. Şimdi onlara da ‘sizinle işimiz bitti’ deniliyor. Bütün bunlar kabul edilebilir değildir ve gerek Maden-iş Sendikası Genel Merkezi, gerekse Maden-İş Sendikası Yatağan Şubesi bu konuda gereken müzakereleri de yapmaktadırlar.

Bizler de Enerji Bakanlığı nezdinde görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bakanlığın adım atması gerektiğini belirtiyoruz ve takip ediyoruz.

“KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUYARAK BİR ÇÖZÜM ÜRETMEK MÜMKÜNDÜR”

Diğer bir önemli konu da; madenciliğin, kültür ve tabiat varlıklarına zarar vermeden yapılması gerekliliğidir.

Bu, geçmiş dönemde, devlet eliyle işletilirken başarılabilmişti ama şimdi, insanların özel sektörün kar hırsına ve devletin hakemliğine güvenleri kalmadığından, daha büyük bir hassasiyetle ve titizlikle davranma eğiliminde oldukları da açıktır.

“MÜZAKERELER TIKANIRSA, İŞÇİ ARKADAŞLARIMIZLA BİRLİKTE SAHAYA İNMEKTE TEREDDÜT ETMEYİZ”

Başından beri gelişmeleri takip ediyoruz. İşveren ile sendika arasında müzakere devam ederken süreci siyasallaştırıp zarar vermemek adına şu ana kadar Bakanlık nezdinde girişimlerde bulunmamıza rağmen işçi eylemleri ve basın açıklamaları konusunda fiili olarak orada bulunmamayı ve bir adım geriden takip etmeyi daha doğru bulduk. Ancak konunun her aşamasını büyük bir hassasiyetle an be an takip ettiğimizin bilinmesini isterim. Bununla birlikte; müzakerelerin tıkanması ve eylem noktasına gelinmesi durumunda;

İşçi arkadaşlarımızın ve sendikanın atacak olduğu her adımda, alacak oldukları her eylem kararında, meydanlara çıkıp, fiilen de sahada yer alma konusunda bir an bile tereddüt yaşamayız.

“YATAĞAN HALKI HER ZAMAN İŞÇİNİN YANINDADIR”

Emek mücadelesi bir haktır. Mücadele etmeden hak kazanılmaz. Buradan işçi arkadaşlarıma seslenmek istiyorum. Birlik ve beraberlik içinde, örgütlü ve demokratik bir mücadele için safları sıklaştırın. Birlik ve beraberliğinizden ödün vermeyin ve Yatağan halkının ferasetine güvenin.

İlçemiz halkı her zaman işçisiyle omuz omuza mücadele etmiş gereken her platformda yanımızda olmuştur” diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner68