Gündemin Takipçileri

Gündemin Takipçileri

Gündemin Takipçileri

Bilindiği üzere son zamanlarda İsrail ile aramız, aşırı derecede gerildi ve herkes sıcak çatışmanın her an çıkabileceğini düşünüyor. Hükümetimizin Ortadoğu'daki tutumu bu durumun, bu noktaya gelmesinde önemli rol oynadı. Sonrasında ise “Mavi Marmara” baskını ile ipler koptu. Cesaretlerinden dolayı kutlanan “Mavi Marmara” yolcularının ve tüm Türkiye halkının hakkı, “Cesaret Ödülü”ne sahip bir başbakan tarafından arandı durdu. Bir türlü sonuç da elde edilemedi ne yazık ki.

Ama olay burada bitmedi maalesef. Türkiye'nin zirvesi, Afrika'da ve Ortadoğu'da süren çatışmalar ve kıtlıklarla uğraşmaktan, Anadolu'nun en ücra köşesindeki kimsesiz Ahmetlerin, Mehmetlerin karın gurultusunu duymadı. Bununla da kalmadı sağırlıkları, her gün bir eve ateş düşerken şehit haberleriyle, birileri Somali'de şarkı söyleyip dans eden yandaşlarına el çırpıyordu. Artık eleştirilere ve edilen laflara dayanamayıp en sonunda “bıçak kemiğe dayandı” dendi. Ramazan bitsin canlarına okuyacağız dendi ve Ramazan bitti, Ramazan Bayramı da bitti. 3 gün boyunca karadan ve havadan geniş çaplı operasyonlar yapıldı. Büyük başarı sağlandı. Peki sonrası? 3 günde mi kazındı terörün kökü? 3. günden sonra ne mi yapıldı? İddiaya göre KCK ve MİT masaya oturdu. Uzlaşma sağlanmaya çalışıldığı yazıyor metinlerde. Bizimkiler masa başında terörü çözmeye çalışırken, hainler de terör saldırılarıyla özerkliği çözmeye çalıştı. O da yetmezmiş gibi pazarlıklar yaptılar, tehditler savurdular. Yine ses seda yoktu. Çünkü; hükümet Ortadoğu ve Afrika'nın lideriydi artık, Anadolu'nun değil. Zaten Anadolu da Anadolu olmaktan çıkmış. 1. Dünya Savaşı'nda Osmanlıyı sırtından vuran Åžerif Hüseyin'in torunu Filistin'i ve “Frio Ventures” adlı gemiyi, 3 Türk mürettebat ile rehin alıp vermeyen Somali'yi gören gözler, şehit haberlerini, televizyonda veya gazetede gördü mü “Allah rahmet eylesin” diyip diğer kanala veya sayfaya geçti. Öyle sokaklara çıkıp da avaz avaz bağırmadılar. Åžehit aileleri için ise öyle yardım kampanyaları yapmadılar.

            Onca geçen süre içerisinde sadece terör olayları da olmadı bizi ilgilendiren. Doğu Türkistan'da binlerce soydaşımız, sokak ortasında ya da ailesinin gözleri önünde hunharca öldürüldü. Geriye kalanlara ise acımadan işkenceler yaptılar. Hadi Filistin'e din kardeşimiz diye koştunuz, anladım, ee peki Uygur Türkleri ne oluyor? Üvey kardeş mi? Galiba sonundaki “Türk” ibaresi işi bozuyor. Korkunç ve banal geliyor sanırım. İsrail'e tutulan kafa Çin'e tutulamadı. Acaba neden? Hem Çinliler tarih boyunca düşmanımız idi, İsrail kim oluyor ki? 63 yıllık bir devlet. Evet, hükümetimiz Uygur Türkü kardeşlerimizin katledilişine ses çıkartamadı. Ya halk? Filistin kadar anıldı mı? Filistin için dökülen gözyaşları kadar Uygur Türkü kardeşim için döküldü mü? Yardımlar düzenlendi mi? Evet bir takım şeyler yapıldı fakat Doğu Türkistan'ın destekçileri ile Filistin'in destekçilerinin kesişim kümesi yoktu!!! Çok zıt taraftaydılar.

 

Keşke bu “güncel olmayan” fakat bizi gerçekten ilgilendirmesi gereken sorunlar, bununla sınırlı kalsa. Ama kalmıyor. 1992 yılında Azerbaycan Türkü kardeşlerimize Hocalı Katliamı'nı gerçekleştiren ve Dağlık Karabağ'ı elinde bulunduran Ermenistan ile sıkı dost, “kanka” olundu. Cumhurbaşkanımız Ermenistan'a gidip Sarkisyan ile beraber Ermenistan-Türkiye milli maçını izledi. Ermenistan ile yakınlaştıkça, Azerbaycan ile uzaklaşıldı. Öz kardeşimize, üvey evlat muamelesi yapıldı. Ermeniler ki hala haritalarında Erzurum'a kadar olan bölgeyi kendi topraklarında gösteriyor. Ama biz iyimser davranıyoruz, bunları görmemezlikten gelip dost ile düşmanı ayırt edemiyoruz. Bu konuda halkımızın durumu ise güler misin ağlar mısın cinsinden. “Hepsi Ermeni” olan bir grup, sözde soykırımla bizi suçlayan ve Hocalı Katliamı'nda kardeşlerimizi katleden Ermenistan'ın kimliğine bürünüveriyor. Biz Türküz diye dolaştığımızda ise bizi “Faşistlikle” suçluyor. Tam bir komedi.

Bu yazıyı yazmamda, içinde bulunduğum medyanın etkisi de çok büyük. Güncel düşünmeye ve çıkarlarımıza göre hareket etmemize neden olan medya ne yazık ki bize geçmişimizi ve tarihimizi unutturuyor. Bir hafta mevzubahis olan terör olaylarını tamamen kapatıp, moda haberleri yapmakla meşgul olan medyaya uymayınız. Dost kim, düşman kim anlayınız. Düşmanlarımızla veya bizi sırtımızdan vuranlarla sıkı fıkı dost olanları da bir köşeye ayırınız, merak etmeyiniz gün gelir onlardan da hesap sorulur. UNUTMAK; TÜKENMEKTİR!!!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner68