HİÇ DEÄžİLSE TATİLDE...

HİÇ DEÄžİLSE TATİLDE...

HİÇ DEÄžİLSE TATİLDE...

Yaz bitti bitiyor. Yaz, önce tatili çağrıştırıyor insanlara. Tatil yapabilenlere ne mutlu!

Tatil... Sadece sözünü duymak bile heyecanlandırır, mutlu eder insanı. 'Tatil' denilince yaz, 'yaz' denilince akla tatilin gelmesi boşuna değil. Tatili doyasıya yaşayanlar hiç kuşkusuz öğrenciler ve eğitimciler. Çünkü okulların kapanmasıyla uzunca bir tatil dönemi başlar onlar için. Çalışan kesim içinse tatil, günlerle sınırlıdır.

Tatil, bir yıl çalışan insanların yorgunluk atması, kendini şarj edip yeni çalışma dönemine hazırlaması için gerekli. Bizim tatil anlayışımız ortam ve mekan değiştirip 'rahatlamak' biçiminde. Denize girmek, güneşlenmek, geziler yapmak, yemek-içmek... Bunlar yeterli tatil için! Oysa tatilde 'es' geçtiğimiz, 'ıskaladığımız' çok önemli bir şey var; Okumak.

Tatilde kitap okumuyoruz! Yıl boyunca 'zamansızlık' tan yakınıp okumadığımız bir yana, zamanın bol olduğu tatil günlerinde de okumuyoruz. Plajlarda yabancılara özenip okuyan ya da okur gibi yapanları saymazsak, Türk halkı olarak tatilde olsun okumuyoruz. Oysa tatil yörelerinde plajda şemsiyesinin altında şezlonguna uzanmış yabancıları görmüşsünüzdür. Çoğunun elinde bir kitap vardır. Sadece tatillerde değil, fırsat buldukları her zaman ve mekanda kitap okuma fırsatı yaratıyorlar kendilerine. Trende, metroda, otobüste, durakta...

Yıl içinde, günlük işlerimiz arasında okumaya zaman bulamadığımız (!) kitabı, tatilde olsun ihmal etmesek! Kendimiz okusak, çocuklarımıza okutsak... Kitapçılara bir uğrasak, eminim hepimizin hoşlanacağı tür ve konuda kitaplar raflarda dizilidir ve onları oradan çekip alacak elleri beklemektedir. Siz yeter ki okumaya karar verin.

 Mademki tatildeyiz, kafamızı ve bedenimizi dinlendiriyoruz, o zaman kafamızı yormayacak, hoşlandığımız ve ilgi alanlarımıza giren konulara ilişkin kitaplar okuyalım. Bilindiği gibi kitap okumak da dinlendirir insanı.

Türk milleti olarak günlük konuşmalarımızı üç yüz-dört yüz sözcükle yapıyoruz. Yani kelime haznemiz zengin değil. Anlaşabiliyoruz ama öylesine... Türk Dil Kurumu'nun iki ciltlik sözlüğündeki binlerce kelimeden birkaç yüzüyle konuşuyoruz...

Acı bir durum değil mi?

“Futbol seyircisi kadar kitap okuyucusuna kavuştuğumuz gün, uygarlık savaşını kazanacağız” diyen yazar Oktay Akbal'a hak vermemek mümkün değil.

Kitap okuyan, okumayana göre her açıdan daha farklıdır, zengindir. Bunu unutmayalım ve Türkçemizin engin denizlerine açılıp keşifler yapabilmek için kitap okuyalım.

Hiç değilse tatilde!

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner69

banner68