Maden işçilerinin tedirginliği sürüyor

Yatağan Termik Enerji Üretim AŞ Maden Direktörlüğü’nde, maden işçileriyle firma arasında görüşmeler sürerken, firma son teklifini Maden-İş Sendikası ve maden işçilerinin temsilcilerine iletti. Teklifin kendilerini tatmin etmediğini belirten Maden-İş Sendikası Yatağan Şubesi, işçilerin tedirginliklerinin sürdüğünü açıkladı.

Maden işçilerinin tedirginliği sürüyor

Maden-İş Sendikası Yatağan Şubesi Yönetim Kurulu, geçtiğimiz günlerde yerel basında çıkan “Maden işçileri mağdur edilmeyecek” haberinin tedirginliklerini ortadan kaldırmadığını açıkladı.

Sürekli işçilerle bir araya geldiklerini ve mağdur olmaktan çekindiklerinin belirten Maden-İş heyeti, konuyla ilgili yazılı basın açıklaması yayınladı.

Yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Bilindiği gibi, Yatağan Termik Enerji Üretim AŞ. Maden Direktörlüğü'ndeki yerüstü sahalardaki kömür rezervinin tükenmesi ve bu rezervlerin devamında olan sahanın da sit alanı ilan edilerek çalışmalar mahkeme kararı ile durdurulmuştur. Şirket, sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için sendikamız ile yapılan görüşmelerin sonuçlanmasını bile beklemeden, biraz da kamuoyunu arkasına almayı hedefleyen bir basın açıklaması yapmıştır. Şirket bu açıklamada, emekliliği gelmiş 43 işçinin yasal hakları ödenerek, 26 Temmuz' da emekliye ayrılacaklarını, özelleştirme sonrası 657 Devlet Memurları Kanunu’nun Geçici 43. Maddesi uyarınca sözleşmeli personel statüsü kapsamında çalışma imkanı (4c) var iken yıllarını bu şirkete vermiş ve tecrübelerini de bu şirkette değerlendirmek isteyen 59 iş arkadaşımızın da tercih hakkı tanınmadan sözleşmeli personel olma hakları kapsamında ayrılmalarını talep etmektedirler, özelleştirme sonrası işe alına ve kamuya sözleşmeli personel olarak geçme hakkı bulunmayan 193 işçinin de 1 Ağustos itibarı ile yıllık ücretli izne ayrılmalarını, akabinde de, 1 Ekim 2021'ye kadar ücretsiz izne çıkarılmasını öngördüklerini, bu 193 işçi arkadaşımızın da 1 Ekim tarihi itibarıyla tekrar işbaşı yapacaklarını beyan etmişler.

Yasakların kalkmasını fırsat bildiler!

Ayıca açıklamalarında; 2015 yılında 1 milyon 191 bin ton kömür çıkartan şirketin, 2020 yılında 264 bin ton kömür çıkartma noktasına gelmiş olsa da bu düşüşe rağmen işçi çıkarmaya gitmediklerini, işçilerin işlerine devam etmesi konusunda hassas bir tutum gösterdiklerini de eklemişler.

Sağ olsunlar incelik göstermişler, ancak geçen yıl pandemi nedeniyle işçi çıkarmanın yasak olması, yasağın kalktığı 1 Temmuzu bir fırsat bilerek yıllarca bu şirkete emek vermiş ve yeni işbaşı yapmış olan iş arkadaşlarımıza kılavuzluk yapan ve tecrübelerini bu arkadaşlarımıza aktarmak için şirketimizde çalışmaya devam eden emekli iş arkadaşlarımızın iş akdine son verilmesi, 4c'lilerin gönderilmek istenmesi ve özelleştirmeden sonra işe alınan 193 işçi arkadaşımızın da önce ücretli izni olanların ücretli izne devamında da ücretsiz izne çıkartılmak istenmesi, acaba ‘işçi çıkarma yasağı’ olmasaydı, tüm bunlar geçen yıl mı gerçekleştirilecekti sorusunu aklımıza getiriyor.

O yüzden gelinen bu süreçte işçi arkadaşlarımızın mevcut yasal haklarını dile getirilerek bir lütufmuş gibi söylenmesini yadırgıyoruz…

Enerji ve maden sektörü uzun soluklu bir planlama ve öngörüyü gerektirir. Anlaşılan o ki; şirket özelleştirme tarihi olan 2014 yılında ihaleye girerken, satın alırken, havzada ne kadar kömür rezervinin kaldığı, ne kadar süre sürdürülebilir bir maden çalışmasının yapılabileceği etüdünü yapmadan bu işe kalkışmış ki, 7 yıl sonunda bu kördüğüm noktasına gelinmiştir.

Bu öngörüsüzlük, kelimenin tam anlamıyla ‘maceraya atılmaktı’ ve şirket yetkilileri de yapmış oldukları açıklamada ‘2015 yılında 1 milyon 191 bin ton kömür çıkartan şirket 2020 yılında 264 bin ton kömür çıkartan bir noktaya geldi’ bunu açıkça dile getirmişlerdir. Mevcut çalışma sahaların dışındaki projelerin 2014 yılından beri devam ettirilerek geçen 7 yıllık sürede sonuçlandırılmış olsa idi iş bu noktaya gelmez atılmış oldukları maceradan başarısız olarak çıkmazlardı. Aksine daha geniş bir iş sahası ve işçi kapasitesi ile yöremizde işsiz olan gençlerimize de yeni iş kapıları açılırdı.

Geçen 7 yıllık sürede özellikle de maden ve enerji sektörü için geçerli olan uzun soluklu bir planlama ve öngörüyü gerçekleştirememesinin faturası bu konu ile hiçbir ilgisi olmayan emekçi arkadaşlarımızı işsiz bırakarak kesilmek istenmektedir.

Özelleştirme sürecinde, imzalanan protokolün imzası bile kurumadan, şirketin verdiği güvencelere itimat ederek, şirket bünyesinde kalan arkadaşlarımıza bugün haydi gidin denmektedir. Özelleştirme sonrası işe alınan arkadaşlarımıza ise Ekim ayına kadar ücretsiz izin teklif edilmektedir. Ekim ayından itibaren ücretsiz izne ayrılan arkadaşlarımızın iş başı yapacak denilse de bunun ikna edici bir tarafı yoktur.

Anlaşılan o ki; kendi öngörüsüzlüklerinin sonucu gelinen bu noktada toplu işçi çıkartarak daha büyük toplumsan infiallere sebep olmamak için önce emekli olarak çalışan arkadaşlarımızı ve 4C'liler için verdiği sözleri unutarak gözden çıkaran şirket, diğer 193 arkadaşımızı da ücretsiz izne çıkartarak kapı önünde bekletmek istemektedir. Yaklaşık 2 aylık ücretsiz izne çıkarılması planlanan işçi arkadaşlarımız bu süreçte aileleri ile birlikte ne yiyip ne içecekler ve planlanmış harcama ve borçlarını nasıl karşılayacakları hiç düşünülmemektedir.

Kamuoyuna iyi niyetlerini göstermek için apar topar basın açıklaması yapma gereği duyan şirket önce kendi işçilerine ve Yatağan’a iyi niyetli olduklarını göstermeleri daha isabetli olurdu. Zira gönderilmek istenen işçiler ile iki aya yaklaşık ücretsiz izin ile mağdur olacak işçilerin hepsi de Yatağan'dan ve bu yörenin evlatlarıdır.

İşte sendikanın çözüm önerileri!

Öncelikli olarak şirketin bu günlere gelmesinde büyük emekleri olan tüm çalışma arkadaşlarımıza hiçbir dayatma yapılmadan verilen sözler doğrultusunda işlerinin başında olması,

Hiçbir arkadaşımıza zorda bırakacak uygulamaların (ücretsiz izin vb.) yapılmaması,

Bu süreçte yasalarda ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakların eksiksiz olarak verilmesi,

Personellerin ücretsiz izne çıkartılması yerine maden sahalarındaki problemler çözülene kadar Santral Direktörlüğünde değerlendirilmesi,

Gelinen bu süreç ile ilgili olarak hiçbir sorumluluğu olmamasına rağmen önlem olarak personel azaltılması yapılacak ise bu isteğe bağlı olarak yapılması,

Şirketin talebi sonucu ve kendi isteği ile ayrılmak isteyen arkadaşlarımız olur ise yasal hakların dışında ayrılmaya teşvik edici başka haklarında verilmesi.

Sendikanın talepleri ise bunlar!

İşyerinde emeklilik hakkını kazanmış olan yaklaşık 43 işçi çalışanımıza teşvik verilmek ve objektif olarak uygulanmak suretiyle iş akitlerinin feshi ile işyerinde işçi azaltılması yapılması halinde, diğer tüm çalışan işçilerimizin iş akitlerinin Anılan Mahkeme kararı sonuçlanıncaya kadar fesih edilmemesi.

Fesih edilmeyen bu çalışanlarımızın 59 kişisi Özelleştirme ile şirkete devredilen 4- C ‘li arkadaşlar olmakla birlikte kalan 190 işçi arkadaşımızın öncelikle ücretli izinlerinin kullandırılması ve ücretlerin kesinti yapılmaksızın ödenmesi.

Şirket tarafından halen Mahkeme kararı ile kapatılmayan sahalardaki üretimlerin bu işçilerimizle yapılması.

Mahkeme kararının kesinleşmesi ve şirketin maden üretiminin Mahkeme karar ile engellenmesi halinde 4-C li olan 59 arkadaşımızın ve diğer çalışanlarımızdan şirketin Termik sahasına işçi nakillerinin yapılarak fesihlerin önüne geçilmesi.

Şirket tarafından verilmek istenen ücretsiz izin kapsamı dışında tutulan 60 çalışanımızın dahil, işçilerimizin ücretsiz izin verilmesine kesinkes sendikamız karşı olduğumuzdan; bu riskin tüm işçi arkadaşlarımız üzerinde peyder pey; pay edilmek suretiyle aylık ücretsiz izinden ziyade; ay bazında dönemsel ( haftalık ) ücretsiz hakkı uygulanması yapılmasının

Daha adil ve demokratik olacağının gözetilmesi ile tüm çalışanlarımız ve ailelerinin mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmaktadır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner68