“MEB Müsteşarı hakkında suç duyusunda bulunduk”

Türk Eğitim-Sen üyeleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nda hukuksuz görevlendirmeler ve düzenlemeler yapıldığını öne sürerek 1 günlüğüne iş bırakma eylemi yaptı.

“MEB Müsteşarı hakkında suç duyusunda bulunduk”
 Türk Eğitim-Sen, Türkiye genelinde 1 günlüğüne iş bırakma eylemi yaptı. İş bırakma eylemi ile ilgili olarak Sendika İlçe Temsilcisi Ali Şerefli yaptığı basın açıklamasında, eylerini yaptıkları günün; eğitim çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarının tırpanlanmasının, öğretmenlerin itibar kaybetmesine neden olan uygulamaların, akademik zam sözü verilmesine rağmen bu sözünün arkasında durmayanların, gelir dağılımındaki adaletsizliğin protesto edildiği gün olduğunu kaydetti.

Sendikacılığın evrensel asgari standartlarını karakterinde taşıyan bütün sendikaların iş bırakma eylemine gittiğini ifade eden Şerefli, eylemlerinin sebebini ise şu şekilde açıkladı:

“Bugün yandaş yönetici atamalarına hayır demek, sendikamızın nöbet ücretleri ile ilgili 6 saat ek ders talebinin yerine getirilmesi, eğitim çalışanlarının ekonomik ve sosyal hakları, ilk defa alamadığımız enflasyon farkı, üniversite çalışanlarının ekonomik ve sosyal hakları, 4/C’lilerin kadroya alınması, taşeronlaşmaya karşı durmak, akademik zam sözünün yerine getirilmesi, özel okulları teşvik edip, imkânsızlıklarla cebelleşen devlet okullarına üvey evlat muamelesi yapıldığı, öğretmenlerin ve diğer eğitim çalışanlarının kaybettiği itibarları, daha demokratik üniversite için alanlardayız.”

Hükümet yanlısı olmayan sendikalara üye yaklaşık 7 bin müdürün, müdürlük için yeterli olan 75 puanın altında bırakıldığını öne süren Şerefli, bu uygulamayı idam kararına benzetti. Konu hakkında suç duyurusunda bulunduklarını söyleyen Şerefli, “Bakalım bu soruşturmalardan ne sonuç çıkacak? Soruşturmalar amacına hizmet edecek mi, yoksa okul müdürlerini görevden alanlar devam edecek mi? Şayet soruşturmalarda şaibeler tespit edersek, soruşturmayı yapanlarında yakasına yapışacağız” şeklinde konuştu.

Milli eğitim müdürlüklerinde, şube müdürlüklerine hükümet yanlısı kişilerin atandığını iddia eden Şerefli, açıklamasında “MEB hukuksuzluklarına devam ederek, sözlü sınava dayalı şube müdürlüğü atamalarını iptal etmemiştir. Bu nedenle Türk Eğitim-Sen olarak hukuku hiçe sayan MEB Müsteşarı hakkında suç duyusunda bulunduk. Akabinde de sözlü sınava dayalı şube müdürlüğü atamalarının iptal edilmesi için Danıştay’da dava açtık. Yargının bu konuda da sağduyulu davranacağına inanıyoruz” ifadelerine yer verdi.

2002 yılında kamuda taşeron olarak çalışanların sayısının 10 bin civarındayken bu rakamın 2014 yılında 2 milyon 500 bine ulaştığını belirten Şerefli, yaptığı açıklamada, şöyle konuştu:

“Amaç çok açıktır: İş güvencesiz taşeron memur modeli çalışma hayatına yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Taşeronlaşma ne yazık ki eğitim hayatına da bulaştırılmıştır. Okullarımızda hizmetli personel sayısı çok yetersizdir. Bazı okullar ödenek yetersizliği dolayısıyla hizmetli personel bile çalıştıramazken, bazıları da temizlik hizmetini taşeron firmalardan almaktadır. Oysa hizmetli personel eğitim hizmetinin asıl unsurlarıdır ve bu personelin kesinlikle kadrolu olarak istihdam edilmesi çok önemlidir. Hizmetli ve memurlarımızın yıllardır biriken sorunlarını çözmek, başta görev tanımı ve görevde yükselme taleplerini karşılamak dururken, taşeronlaşmanın bu alana kadar genişlemesi MEB adına büyük bir vahamettir.”

 

Güncelleme Tarihi: 24 Eylül 2014, 18:12
YORUM EKLE
YORUMLAR
misafir
misafir - 7 yıl Önce

Sayın müdür siz şu an görev yaptığınız yere kaç puanla atandınız??
Bu ülkede herkes bir yerlere torpille yada başkasının hakkını gasp ederek geliyor. "" tıpkı sizin gibi"" camia küçük ve birbirimizide biliriz.
iyiki bir gün ilahi adalet kurulacak...

SIRADAKİ HABER

banner68