“Memlekette talan edilmedik ırmak, yayla, orman, koy bırakmadılar”

CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, Fethiye ve Marmaris ilçelerinde gerçekleştirilmesi planlanan sondaj yöntemi ile jeotermal kaynak arama faaliyeti ile ilgili bu ay başlayan ÇED yapım sürecini, yazılı bir soru önergesiyle Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a sordu.

“Memlekette talan edilmedik ırmak, yayla, orman, koy bırakmadılar”

AK Parti’nin doğayı azgınca sömürüsüne son hız devam ettiğini ileri süren Girgin, “Gözlerini kâr hırsı bürümüş vaziyette. En güzel yaylalarımızda maden ararlar, en güzel koylarımızı imara açarlar. Fethiye’yi, Marmaris’i jeotermal enerjiye açmak, doğaya yönelik bir katliam gerçekleştirmek, ‘ben turizmi baltalamaya kararlıyım arkadaş’ demektir” dedi.

Girgin ÇED süreci ile ilgili şu bilgileri verdi:

“Fethiye’de sondaj yöntemi ile jeotermal kaynak arama faaliyeti için Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’ndan izin 20 Ocak’ta alınmış. Bu faaliyet ile Yanıklar Mahallesi’nde 1.978,07 hektarlık alanda enerji faaliyeti yürütülecektir. Ruhsat alanı içerisinde her biri 1480 m derinliğinde 100x100 m2’lik alanda Rotary Sulu Sistem Sondaj Makinesi ile 2 adet sondaj çalışması yapılması planlanmaktadır.

Marmaris’te de Muğla Valiliği Yatırım izleme ve Koordinasyon Başkanlığı’ndan izin 20 Ocak’ta alınmış. Bu faaliyet ile de Hisarönü Mahallesi’nde 127,71 hektarlık alanda enerji faaliyeti yürütülecektir. Ruhsat alanı içerisinde 2 Poligonlu ÇED (Sondaj) Alanı Alanının her bir sondaj alanı 10.000 m2, toplam 20.000 m2 belirlenmiştir.”

Girgin sözlerine şöyle devam etti: “Bahsi geçen sondaj çalışmalarının bu iki ilçemizi hafriyat alanına çevirerek, bölgenin geleceğini karartacağı açıktır. Buna izin vermeyeceğiz. Muğla halkının kararlı duruşu daha önce ÇED’i iptal ettirdi, yine ettirecektir!”

Sözlerini “18 yıllık iktidarları boyunca tabiri caizse ‘yıktılar perdeyi, eylediler viran/durmak, doymak bilmediler biran!’” diye sürdüren Girgin, “Zamanında İstanbul'a ihanet ettik demişlerdi, sırada Marmaris ve Fethiye var! Bu projeler telafisi mümkün olmayan çevre hasarına yol açacaktır. Doğaya verdikleri zararın 100 yılda geçse de telafisi mümkün değil. O açıdan sondaj turizmin kalbine yapılıyor! Memleketin altını üstüne getirip, talan etmedik yeraltı yerüstü kaynağı bırakmadan gitmemeye ant içmişler adeta” dedi.

PROJELER İPTAL EDİLMELİ, ÖÇK’LAR ARAMA İZNİNE DAHİ KAPATILMALIDIR!

Girgin, yazılı soru önergesinde şu soruları sordu:

1) Daha önce Fethiye’de sondaj yöntemi ile jeotermal kaynak arama faaliyetine verilen olumsuz ÇED raporu bu projeler için de emsal oluşturmakta mıdır?

2) Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne sunulan Proje Tanıtım Dosyasını incelediğimizde, Özel Çevre Koruma Bölgesi ve tabiat parkı/tabiatı koruma alanı içerisinde kalan kaynak arama projelerinin korunan alanlara vereceği zarara ve alınacak önlemlere ilişkin ayrıntılı bir bilgi verilmediği görülmektedir. Bu kadar önemli ve değerli alanın kullanımının şirketlerin keyfiyetine bırakılması doğru mudur?

3) Faaliyet alanlarına ilişkin fauna ve flora kitabi bilgilere dayalı olarak verilmiştir. Proje alanı korunan alan, tabiat parkı gibi özel alanlar olduğundan endemik türler bulunabilmektedir. Bu nedenle söz konusu arazilerde konusunda uzman kişiler tarafından yerinde incelemeler yaparak bir değerlendirme dahi sunmayan şirketlerin bu alanlara gereken hassasiyeti göstereceğini düşünüyor musunuz?

4) Projede, sondaj arama sırasında oluşabilecek tehlikeli atıkların(sondaj çamurları vb.) depolanması, taşınması ve bertarafı için matbu ifadelere yer verilmiştir. Söz konusu atıkların yönetimi faaliyet sahibine bırakılmıştır. Bahsi geçen alanlar mutlak korunması gereken alanlar olduğundan bu alanlarda böyle büyük sondaj alanları oluşturulmasının mevzuatımıza açıkça aykırı olduğu hususunda ne düşünüyorsunuz?

5) Jeotermal kaynağın kullanılması durumunda kullanılan suyun tekrar rezervuara(reenjeksiyon) gönderilmesiyle ilgili bir değerlendirme yapılmamıştır. Her iki projenin de denize yakın olması sebebiyle reenjeksiyonun denize ulaşması yada faaliyet sahibinden kaynaklı sebeplerden ötürü denize deşarjı geri döndürülemeyecek çevresel tahribatlara neden olacağı açıktır. Bu geri döndürülmez risk konusunda ne düşünüyorsunuz?

6) Projede arama sonucunda istenen kalitede kaynağa ulaşılması sonucunda bu kaynağın ne şekilde değerlendirileceğine ve bulunduğu alana uygunluğuna dair neden hiçbir bilgi verilmemiştir?

7) Belirttiğimiz gerekçelerle ve Muğla halkının çevre konusundaki duyarlı tepkilerini de hesaba katarak, ÇED yapım sürecinin durdurularak jeotermal kaynak arama faaliyetinden kesin olarak vazgeçilmesini ve Özel Çevre Koruma Bölgelerinin kati surette arama iznine kapatılmasını düşünüyor musunuz?

Burak Alper KUŞ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner69

banner68