Öğretmenler laik bilimsel eğitim için iş bırakacak

Eğitim-Sen ülke genelinde 13 Şubat Cuma günü laik, bilimsel, anadilde eğitim ve demokratik yaşam için 1 günlük iş bırakma kararı aldı.

Öğretmenler laik bilimsel eğitim için iş bırakacak
 2014-2015 eğitim- öğretim yılının ikinci yarısı, Türkiye genelinde 17 milyonu aşkın öğrenci ve 910 bin öğretmen için 9 Şubat Pazartesi günü başladı. Eğitim sistemindeki sorunların yüksek sesle dile getirilmesi ve hükümetin eğitim ile ilgili kararlarının sağlıklı şekilde işlemesinin mümkün olmadığını duyurmak isteyen Eğitim-Sen, 1 günlük iş bırakma eylemi kararı aldı.
Eğitim-Sen Yatağan Temsilcisi Ali Akçay, AK Parti iktidarının, eğitimi ve toplumsal yaşamı kendi ihtiyaçları doğrultusunda biçimlendirme çabaları, eğitim sisteminde giderek artan piyasalaşma ve dinselleşme uygulamalarının bir kaos ortamına yol açtığını söyledi.
Akçay tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Türkiye`de eğitim sistemi ve toplumsal yaşamın siyasi iktidarın siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda tekçi, baskıcı ve dayatmacı bir şekilde düzenlenmektedir. Eğitimin bütün kademelerinde pedagoji bilimine tamamen aykırı, bilim düşmanı politika ve uygulamalar artmıştır. Okulöncesinden üniversitelere kadar eğitim sistemi büyük oranda dini kural ve referanslara göre biçimlendirilmektedir.
Siyasi iktidar, eğitim sistemini bilimsel ve demokratik değerleri temel almak yerine, farklı din, mezhep ve kimlikleri yok sayan ayrımcı politikaları hayata geçirmektedir. AK Parti, çok inançlı, çok dilli, çok kültürlü Türkiye toplumunu özellikle inanç ve kimlik farklılıkları üzerinden kutuplaştırmayı ve çatışma alanları yaratarak, baskıcı, otoriter iktidarını pekiştirmeyi hedeflemektedir. 
Eğitimde 4+4+4 dayatması, zorunlu ve "zorunlu seçmeli" din dersleri uygulaması, TEOG, YGS ve LYS`de öğrencilere din soruları sorulması, öğrencileri imam hatiplere yönlendirme uygulamaları, normal ortaokullar içinde imam hatip sınıflarının açılması, reşit olmayan kız çocuklarının başının kapatılması, öğretmen atamalarındaki branş dağılımı, okullara mescit açılmasının zorunlu tutulması; karma eğitimi kaldırma girişimleri, artan siyasi kadrolaşma uygulamaları ve son olarak 19. Milli Eğitim Şurasında alınan kararlar gibi birçok konu başlığında, eğitimin dini kurallara göre düzenlenmesi uygulamaları hızla artmaktadır. 
İktidarın eğitimi tamamen dini kurallara göre düzenlemek hedefiyle 19. Milli Eğitim Şurası’nda aldığı kararlar, eğitim sisteminin ve ülkenin nereye götürülmek istendiğini açıkça göstermektedir. AK Parti’nin tüm topluma yönelik zorla "tek din, tek dil, tek mezhep" dayatması, toplumun farklı kesimlerine yönelik ayrımcı, dışlayıcı ve farklı inanç ve kimlikleri aşağılamaya dayanan uygulamaların artmasına neden olmuştur.
Türkiye`de eğitim kurumları, AK Parti’nin mezhepçi, ayrımcı ve otoriter uygulamaları ile eliyle gerçek işlevlerinden hızla uzaklaştırılırken, iç güvenlik paketi gibi faşizan özellikler gösteren düzenlemelerle laik, bilimsel eğitime ve demokratik yaşam anlayışına karşı resmen savaş ilan etmiştir. 
Laik olmayan bir eğitim sisteminin demokratik ve bilimsel olması, demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesine hizmet etmesi, bireylerin inançlarını hiçbir baskı altında kalmadan gerçek anlamda özgürce yaşaması mümkün değildir. Gerçek anlamda eşit, özgür ve laik bir eğitim ancak demokrasinin, eşitliğin, hak ve özgürlükler alanının genişlemesi ve bütün yurttaşların eşit haklar temelinde bir arada yaşaması ile mümkündür. 
Hiçbir toplum birbirinin aynı ve tamamen aynı düşünen, aynı inancı paylaşan, aynı değerleri benimsemiş insanlardan oluşmadığına göre, tüm düşünce, inanç ve değerler karşısında tarafsız olması gereken bir devletin, sadece bir dinin ve mezhebin öğretilerini, sadece belli bir inanç sisteminin kural ve ibadetini okullarda öğretmesi kabul edilemez. Devlet, kişisel bir alan olan inanç alanından elini çekmeli, siyasi iktidar inanç alanını kendi çıkarları için istismar etmekten derhal vazgeçmelidir.
Eğitim Sen olarak laik, bilimsel, anadilinde eğitim ve demokratik yaşam çağrımız sadece üyelerimize değil, çocukların, öğrencilerin ve ülkenin geleceğinden endişe eden, farklı inançlardan, mezheplerden ve kimliklerden olan tüm Türkiye halklarınadır. 
Eğitim sistemi ve okulların tamamen siyasi tamamen iktidarın denetimine girmesine ve egemen ideolojiye teslim edilmesine asla izin vermeyeceğimizi göstermek için, 13 Şubatta ülke çapında hem okul boykotu yapılacak, hem de Eğitim Sen in çağrısı ile bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirilecektir.
Çocuklarının geleceğinden endişe eden bütün velileri, 13 Şubatta yapılacak boykota çocuklarını okula göndermeyerek, eğitim ve bilim emekçilerini iş bırakarak demokratik tepkisini göstermeye ve ortak geleceğimize hep birlikte sahip çıkmaya çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.
Metal-İş Sendikası eylemine destek
Akçay’ın yaptığı açıklamada, Metal-İş Sendikası’na bağlı işçilerin gerçekleştirdiği eylemlere de destek mesajı verildi.
Yapılan açıklamada, “Türkiye Metal Sanayicileri Sendikasının (MESS)’in dayatmalarına ve sarı sendikacılığa karşı, insanca ve onurlu bir yaşam ve gelecek için mücadele eden Birleşik Metal- İş öncülüğündeki metal işçileri, 29 Ocak 2015 tarihinde 10 kentte ve 22 fabrikada coşkuyla greve başlamışken emekçilere olan düşmanlığı sistematik hale getiren AK Parti Hükümeti, grevi yasaklama kararı almıştır.
Eğitim Sen olarak metal işçilerine yönelmiş bu keyfiliğin, anti demokratik uygulamanın bütün emekçileri ilgilendirdiğinin bilincindeyiz. Bu karar, AKP’nin demokrasi anlayışının da sınırlarının göstermesi bakımından önemlidir. Anayasal bir hakkın kullanılmasının böylesine pervasızca engellenmesine karşı Birleşik Metal-İş Sendikası’nın ve metal işçilerinin yanında olacağımızı duyuruyoruz. AK Parti hükümetini hemen her alanda kendisini gösteren yasakçı ve baskıcı anlayışından vazgeçmeye, işçilerin-emekçilerin en temel haklarına yönelik saldırılarına derhal son vermeye davet ediyoruz. Bu anlamda metal işçilerinin onurlu direnişini selamlıyoruz” denildi.

Güncelleme Tarihi: 12 Şubat 2015, 18:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner68