Okul müdürleri hafiye mi?

Muğla İl Milli Eğitim Müdürlüğü 03 Haziran tarihinde il genelindeki İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine birer yazı göndererek okullarındaki öğrenci ve öğretmenlerin eylemlere katıldıkları duyumlarının alındığını, bu tür etkinliklere katılmamaları ve için gerekli bilgilendirme ve uyarıların yapılmasını istedi. Yazıya tepki gösteren Eğitim-Sen yaptığı açıklamada, “okul müdürlerini hükümetin hafiyesi mi sanıyorlar” diyerek sert tepki gösterdi.

Okul müdürleri hafiye mi?
 12 gün önce başlayan Taksim Gezi Parkı direnişine birçok kesimden destek büyürken, düzenlenen eylemlere öğrencilerinde katılması Milli Eğitim Müdürlüklerini harekete geçirdi. Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Zekeriya Çınar imzasıyla 30 Haziran'da Eylemler konusuyla İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderilen yazıda; “''ilimizde düzenlenen, gösteri, miting ve eylemlere bazı öğretmen ve öğrencilerin katıldığı ve suç teşkil eden pankartlar taşıdıkları şikayetleri alınmaktadır. İlçeniz/ okululunuzdaki öğretmen ve öğrencilerin  bu tür etkinliklere katılmaması ile ilgili gerekli bilgilendirme ve uyarıların yapılması hususunda gereğini önemle rica ederim” denildi.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün gönderdiği yazıya sert tepki gösteren Eğitim Sen Yatağan Temsilciliği bir açıklama yaparak uygulamayı kınadı ve okul müdürlerini hafiyeleştirme çabası olarak değerlendirmede bulundu. Eğitim Sen Yatağan İlçe Temsilcisi Ali Akçay yaptığı açıklamada, “Bilindiği gibi ülke genelinde, kısıtlanan özgürlüklere, yapılan haksız hukuksuz baskılara, orantısız polis müdahalelerine ve hükümetin halkın tepkisine rağmen, keyfi yanlış uygulamalarına karşı yoğun bir sivil iradeli direnişler yapılmaktadır. Bu halk, her demokratik ülke insanı gibi, kendisine ters gelen bazı uygulamalara karş,ı demokratik tepkilerini ortaya koymuştur. Ancak en küçük muhalefete bile tahammülü olmayan hükümet yetkilileri, bu halkın üstüne biber gazıyla, polis copuyla yürümüştür. Bunun artık saklanacak gizlenecek tarafı kalmamış, mızrak çuvala uzun gelmiştir. Bu olayların sorumlusu doğrudan kendileri olduğu halde, halkı yüzdelere ayırıp kendinden olmayan yüzdelere efendiliklerini, çabuk unutmuşa benziyorlar. Sorumlu tutulacak günah keçileri arama safhasında en zayıf halka olarak, eğitim çalışanlarını, öğretmenlerini gözlerine kestirmiş durumdalar. İllerin milli eğitim müdürlerini sıkıştırıp, okullara ve dolayısıyla okul Müdürlerine yazılı ya da sözlü talimatlarla, öğretmenlere gözdağı vermeye çalışmaktadırlar. Okullara gönderdikleri genelge yazıda

''ilimizde düzenlenen, gös-teri, miting ve eylemlere bazı öğretmen ve öğrencilerin katıl-dığı ve suç teşkil eden pankartlar taşıdıkları şikayetleri alınmaktadır.

İlçeniz/ okululunuzdaki öğretmen ve öğrencilerin  bu tür etkinliklere katılmaması ile ilgili gerekli bilgilendirme ve uyarıların yapılması hususunda gereğini…'' denilmektedir.

Okul içinde öğrenciye mü-dahale etmeyi dahi sınırlandı-rıp, ALO 147 şikayet hattını kuran zihniyet, Okul dışındaki öğrenci hareketlerini nasıl kontrol etmeyi düşünüyorlar acaba. Okul müdürlerini hükümet hafiyesimi sanıyorlar. Bu olumsuzlukları, öğrenci kılık kıyafet ve ifade özgürlüğü adı altında Yayınladıkları genelgelerde düşüneceklerdi. Şikayet ve sürgün endişesiyle öğretmenlerin ellerini kollarını bağladılar, artık öğretmen öğrenciden korkar duruma geldi. Öğrenci ve veli şikayetini tek taraflı değerlendirerek, öğretmenin haklı olduğu konularda bile aba altından sopa gösterilirken, öğretmenden de böyle bir görev bekleyemezsin. Bunun adı olsa olsa örenci üzerinden, ''örgütlü öğretmene '' gözdağı vermek olur.

Okul dışında öğrencinin hareketi tamamiyle kendisine ve ailesine aittir. Okul bahçe kapısının dışında öğretmenin öğrenciyle işi biter. Bundan sonrası herkesin özel hayatıdır.  Buna rağmen, il Milli Eğitim Müdürlüğü, okul müdürlerinden, alel acele eyleme katılan öğretmenlerin listesini istemiştir. Aylardır ''serbest kıyafet özgürlüğü istiyoruz'' talebiyle okullara kotlarla, tişörtlerle, keten gömleklerle okullara gelen  bir grup eylemci öğretmenlere, sesini çıkarmayıp,  en küçük bir tepki göstermeyen yöneticilerimiz, bizim anamızın ak sütü gibi hakkımız olan bu eylemlerimizde, ne hikmettir ki kendilerine hemen vazife çıkarıp, EĞİTİM-SEN li öğretmenler üzerinde baskı  ve yıldırma yarışına girmişlerdir. Üzerimize bu türlü baskılar kurarak yıldırmaya hakları olmadığı gibi, çabalarda boşuna bir uğraştır. Hele öğrenci üzerinden bizi vurmaya kalkmasınlar. Hesapları devleti zarara uğratmaktan öte geçmez” diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 08 Haziran 2013, 20:09
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner47