“Öldüren cazibe”

Yatağan ilçesinde, termik santral atıklarından oluşan kül dağının kıyısında oluşan turkuaz renkli göl, piknikçilerin ilgi odağı haline geldi. Ancak uzmanlar, göletin içerisindeki atıkların, canlıların yaşamasını engellediği için burayı “öldüren cazibe” olarak yorumluyor.

“Öldüren cazibe”

Yatağan ilçesinde, termik santralde kullanılan kömür atıklarından oluşan kül dağının kıyısındaki sağlık açısından sakıncalı olduğu belirtilen gölet, mavi ve turkuaz rengiyle doğa fotoğrafçıları ve piknikçilerin çekim merkezi haline geldi.

Yatağan'da 39 yıldır faaliyet gösteren termik santralde elektrik üretmek için kullanılan kömürlerin kül halindeki atıkları, santrale yaklaşık bir kilometre uzaktaki Kapubağ Mahallesi'nin kırsalına dökülüyor.

Yöre halkının kül dağı olarak nitelediği atık dökülen sahada yıllardır yağmur sularının birikmesiyle büyük bir gölet oluştu. Sağlık açısından tehlike oluşturması nedeniyle belediyenin ve santral yönetiminin etrafına uyarı levhaları diktiği ve çevresini tel örgüyle çevirdiği gölet, gün ışığına göre farklı saatlerde büründüğü mavi, yeşil ve turkuaz renkleriyle doğa fotoğrafçıları, piknikçiler ve çevredekilerin ilgisini çekiyor.

Muğla Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Çevre Mühendisi Murat Türköz ise insanların kül göletinin manzarasına aldanmaması gerektiğini vurguladı. Kömürün, organik içerikli bir madde olmasına rağmen oluşum aşamalarında içeriğine metal ve ağır metalleri de dahil edebildiğine işaret eden Türköz, şunları söyledi:

“İçerik olarak bakıldığında ağır metal ihtiva eden küller, su ile temas ettirildiğinde su bünyesine geçebilmektedir. Kül barajının tehlikesi de bu noktada başlamaktadır. Yatağan linyit kömürü içeriğinde radyoaktif veya ağır metal içeriği olduğu bazı bilimsel kaynaklarda geçmektedir. Bu nedenle kül göletini oluşturan su içeriğinde canlıları olumsuz etkileyecek maddeler bulunur.”

Türköz, yaptıkları incelemelerde, gölet içerisindeki ağaçların ve otsu bitkilerin kuruduğunu gözlemlediklerini de sözlerine ekledi.

Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından bölgede yapılan bir araştırmanın sonucunun tehlikenin boyutunu gözler önüne serdiğini vurgulayan Türköz, "Raporda, kül barajı suyunda kadminyum ve kurşun değerlerinin yüksek oranda bulunduğu ortaya konuldu. Bu değerler Dünya Çevre Ajansı'nın belirlediği oranların çok üstünde. Suda böcek ve yosun dahil hiçbir canlı belirtisi gözlemlenmiyor. Aynı zamanda üniversitenin raporunda buradaki sahada toprağın yapısının geçirimli olduğunu belirtiyor. Bu da Yatağan Ovası'nın sulama suyuna karıştığını gösteriyor. Zaten burada suya baktığımız zaman dalgalanma olmamasına rağmen suyun köpürdüğünü görüyoruz. Bu bize suyun bazik olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

Burak Alper KUŞ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner69

banner68