Sendikaya üye oldu diye işten çıkartılan işçi, sendikal tazminatını aldı

Denizli’deki bir krom işletmesinde çalışırken Maden-İş Sendikası’na üye olmasından dolayı işten çıkartılan işçi, Maden-İş Sendikası Yatağan Şubesi ile birlikte başlattığı hukuk savaşından zaferle ayrıldı. Tek suçu sendikaya üye olmak olan işçi, sendikal tazminat almaya hak kazandı.

Sendikaya üye oldu diye işten çıkartılan işçi, sendikal tazminatını aldı

Denizli’deki bir krom işletmesinde çalışırken Maden-İş Sendikası’na üye olmasından dolayı işten çıkartılan işçi, Maden-İş Sendikası Yatağan Şubesi ile birlikte başlattığı hukuk savaşından zaferle ayrıldı. Mahkeme, sendikal örgütlülük hakkını kullandığı için, iş akdi feshedilen işçiye sendikal tazminat ödenmesine hükmetti.

Konuyla ilgili açıklama yapan Maden-İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Osman İlhan, Maden-İş Sendikası Yatağan ve Havalisi Şube Başkanlığı'nın yetki alanında bulunan Denizli’nin Tavas ilçesindeki krom işletmesinin işten çıkardığı 8 işçiden ikisi ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nde açılan dava 3 yıl sonra sonuçlandığını açıkladı. İki işçiden Mehmet Ali Merey ile ilgili mahkemenin verdiği kararda ‘işe döndürülmesi, döndürülmemesi halinde tazminat ödenmesine’ hükmedildiğini belirten İlhan, işveren Merey'in bir yıllık ücretini tazminat olarak ödediğini söyledi.

İlhan, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Yatağan ve Havalisi Şube Başkanlığımız örgütlülük sahası içinde yer alan, Denizli’nin Tavas ilçesindeki krom işletmesi bünyesinde çalışmakta iken, sendikamıza üye olan ve bu yüzden iş akdi feshedilen iki işçi arkadaşımız için işe iadeleri ve sendikal tazminat ödenmesi talebi ile açtığımız dava kısmen de olsa lehimize sonuçlandı ve Mehmet Ali Merey'e tazminat ödendi. Mahkemenin kararı işyerinde örgütlülük anlamında sendikal anlayışın karşısında duran işverenlere emsal olabilecek nitelikte bir karardır ve bu açıdan sevindiricidir” dedi.

Yaptığı açıklamada, çalışanlar için sendika hakkı, toplu iş sözleşmesi ve grev hakkının Anayasal bir hak olduğunu, bu hakkın sadece Anayasa'da değil, aynı zamanda uluslararası sözleşmelerle de güvence altına alınmış bir hak olduğunun altını çizen İlhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yani işçinin bu hakkını kullanması kimsenin lütfuna ya da inisiyatifine bağlı değildir. Devlet size böyle bir Anayasal hakkı tanıyor ise işveren bu yükümlülük altına girmiş demektir. Maalesef ülkemizde sendikal hakların, işveren ve siyasi iktidarın icazetine bırakıldığı da acı bir gerçektir, bu icazet alınmadan sendikal örgütlenme ne yazık ki neredeyse olanaksızdır. Türkiye’de işverenler, işçilerin Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan sendika hakkını, hala kabullenememişlerdir. Kısaca Türkiye'de sendikal haklar varmış gibi sergilenen oyun, aslında Türkiye'de demokrasi varmış gibi sahnelenen oyunun sadece bir perdesidir. Ama klişe bir söz vardır 'Hak verilmez, alınır' diye. Biz hak mücadelemizi sürdürüyoruz. Bu vesile ile emeğin ve emekçinin bayramı olan 1 Mayıs Dayanışma Günümüzü de kutluyorum.”

Burak Alper KUŞ

Güncelleme Tarihi: 30 Nisan 2019, 10:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER