Sofraları süsleyen değil, insan sağlığını koruyan zeytinyağı

Yatağan ilçesindeki bir zeytinyağı fabrikasında yürütülen araştırma ve geliştirme (Ar-ge) çalışmalarıyla, sofraları süsleyen zeytinyağının, birçok hastalığın önlenmesinde ve tedavisinde yardımcı ürün olarak kullanabilmesi için araştırmalar yapılıyor.

Sofraları süsleyen değil, insan sağlığını koruyan zeytinyağı
 Zeytindostu Derneği Genel Sekreteri ve Eczacı Atilla Totoş’un işletmeciliğini yaptığı Yatağan ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi’ndeki bir zeytinyağı fabrikasında yapılan Ar-Ge çalışmalarında, çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan sentetik ilaçların yanında, yan etkisi bulunmayan zeytinyağının kullanılıp kullanamayacağına dair çalışmalar yapılıyor. Ayrıca çalışmalarda elde edilen yağlar, ulusal ve uluslar arası yarışmalara gönderilerek değerlendiriliyor.

2014 yılının zeytin hasadı öncesinde, fabrikalarının bünyesinde Ar-Ge çalışmaları yürütmek üzere, saatte 200 kilogram zeytin sıkma kapasitesi olan gelişmiş özelliklere sahip bir makine aldıklarını kaydeden Totoş, muhabirimize yaptığı açıklamada, üreticiler tarafından toplanan zeytinlerin, personellerce ayıklandıktan sonra yıkandığını ve daha sonra steril ortamda bulunan makinenin içerisine alındığını söyledi. Makinenin özel kırım tekniği sayesinde, kırıcıda ısı yükselmesinin meydana gelmediğini kaydeden Totoş, ısınma olmadığı için zeytinyağının içerisindeki hastalıkları tedavi edici özellik taşıyan moleküllerin tahrip olmadığını ifade etti.

 

Batı şifa verici bitkileri inceliyor

 

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) bünyesindeki Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü’nde (TÜSSİDE) teknik danışman olarak Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na danışmanlık hizmeti veren Totoş, Amerikan Federal İlaç Dairesi’nin, doğal yollarla elde edilen moleküllerin sentetik ilaçlardan çok daha güçlü olduğunu ve yan etkilerinin hiç olmadığını keşfettiğinden beri, Batı ülkelerinde şifa verici bitkilerin incelendiğini kaydetti.

Türkiye’deki şifa verici bitkilerin başında zeytinin geldiği ve zeytin türleri içerisinde önemli bir yere sahip olan memecik türünün bölgede yaygın olduğunu belirten Totoş, “Şifa verici maddeler olan polifenolleri kaybetmeden, dalındaki kalite ve miktarıyla şişeye koyulabileceğini ön gördüğümüz bir yatırım yaptık ve bir makine aldık. Bu makineden şuanda Türkiye’de iki tane var. Bu makineyle elde ettiğimiz zeytinyağların insan sağlığında ve beslenmesinde, diğer zeytinyağlarından daha ön planda olacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

Bugüne kadar sofraları süsleyen ve yemeklere lezzet katan zeytinyağının şifa verici özelliğine dair çalışmaların tüm dünyada sürdüğünü ileri süren Totoş, yürüttükleri çalışmalarla her zeytin bahçesinin kendine has özelliğini tespit edilebileceğini söyledi. Totoş, ayrıca hangi molekülün hangi zamanda daha yoğun olduğunu tespit edilebileceğini, bu tespitler sayesinde belli hasat dönemlerinde, belli bir molekülün yoğun olacağı yağlar üretmenin mümkün olabileceğini söyledi.

Fabrikalarının, Muğla’daki soğuk hava deposuna sahip tek fabrika olduğunu ifade eden Totoş, koruyucu ve tedavi edici amaçlı kullanımlar için, müşteri talepleri dikkate alınarak depolama zeytinyağı için uygun olan koşullarda fabrikada elde edilen yağların, fabrikada depolanacağını ve talep üzerine peyderpey taleplerin karşılanacağını söyledi. Totoş, böylece zeytinyağındaki sağlığa yararlı bileşenlerin kayıplarının da en az düzeyde olacağını ileri sürdü.

 

Türkiye gelecekte zeytinyağlarını yurt dışına satan ülke haline gelecek

 

Amerika ve birkaç Avrupa ülkesinde, zeytinyağı üzerine yapılan çalışmalarda, sıkım sırasında zeytinde bulunan tedavi edici özellikleri tahrip etmeyen makinelerde elde edilmiş, acılığı ve yakıcılığı olan güçlü yağların, birçok sentetik ilacın destekleyicisi olarak kullanılabileceği ve ilaçların yan etkilerini azaltıcı etkisinin ortaya çıktığını kaydeden Totoş, şöyle konuştu:

“Umudumuz şu, memecikten çok yüksek kalitede faydalı moleküller ve polifenoller içeren yağlar elde ettiğimizde, bunu uluslar arası pazarda farklı şekilde pazarlamayı umut ediyoruz. Muğla zeytinyağının dünyaya açılan yüzü olmaya niyetliyiz. O yüzden de böyle bir yatırım yaptık. Bu yatırımı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ndeki hocalarımıza da açık tutuyoruz. Onların Muğla’nın şifalı bitkileriyle zeytinyağını kombine edecekleri çalışmalara açık olacak. Bu amaçla da bünyemizde bir mühendis arkadaşı istihdam ediyoruz. Umut ediyoruz ki, Türkiye gelecekte, sıradan zeytinyağlarından başka zeytinyağların da yoğun olarak yurt dışına satan bir ülke haline gelecek, bunun işaretleri var. Biz de Muğla’da bunun öncüsü olmak istiyoruz.”

 

Katıldıkları yarışmalardan derecelerle döndüler

 

Daha önceki yıllarda elde ettikleri zeytinyağların üretiminde çok hassas davrandıklarını bildiren Totoş, üretilen yağlarla ulusal ve uluslar arası yarışmalarda dereceye girdiklerini söyledi. 2013 yılındaki Zeytin Dostu Derneği Zeytinyağı Kalite Yarışması ve Japonya’daki Uluslar arası Zeytinyağı Kalite Yarışması’nda gümüş, 2014 yılındaki Zeytin Dostu Derneği Zeytinyağı Kalite Yarışması ve Japonya’daki Uluslar arası Zeytinyağı Kalite Yarışması’nda altın madalya aldıklarını söyledi. Yeni makineleriyle elde ettikleri yağlarla İtalya’da düzenlenecek olan Flos Olei ve Mono Variate ile Japonya’da düzenlenecek olan Olive Japan zeytinyağı kalite yarışmalarına katılacaklarını söyleyen Totoş, bu yarışmalardan dereceyle döneceklerini sözlerine ekledi. 

Güncelleme Tarihi: 19 Aralık 2014, 13:29
YORUM EKLE
YORUMLAR
HASAN HARMAN
HASAN HARMAN - 7 yıl Önce

değerli̇ hemreşhri̇m ati̇lla beye memleketi̇mi̇zi̇n değerleri̇ni̇ dahada değerlendi̇rmek adina yaptiği özveri̇li̇çalişmalarindan ötürü sonsuz şünkranlarimi sunuyoeum.allah yolunu açik etsi̇n.

SIRADAKİ HABER

banner68