Tek çatı altında toplanamayan gazeteciler, kooperatif mi kuruyor?

Muğla’da görev yapan ve bugüne kadar tek bir çatı altında toplanamayan ulusal ve yerel basın mensupları, Köy-Koop desteğiyle kooperatif çatısı altında toplanmak için ilk adımı attı.

Tek çatı altında toplanamayan gazeteciler, kooperatif mi kuruyor?

Köy-Koop Genel Başkanı Eray Çiçek’in basın toplantısında bir araya gelen Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti ile Muğla Gazeteciler Cemiyeti başkan ve üyeleri, Çiçek’in ‘Basın Kooperatifi kurulması’ yönündeki teklifini olumlu karşıladı. Cemiyet başkanları da tokalaşarak gazetecilere fotoğraf verdi.

Çiçek, maddi, manevi her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtirken, cemiyet başkanları Cem Kaytan ve Süleyman Akbulut da konunun daha detaylı ele alınması ve üyelerin bilgilendirilmesi hususunda görüş birliğine vardı.

Kısa adı Köy Koop olan Türkiye Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatif Birlikleri Merkez Birliği Genel Başkanı Eray Çiçek, bir restoranda düzenlediği yemekli toplantıda, Menteşe’de görev yapan yerel ve ulusal basın kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi.

Toplantıya, Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Köy-Koop Birlik Başkanı Mehmet Varol, İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Isparta Köy-Koop Birlik Başkanı Barış Aydın, Muğla Köy-Koop Birlik Başkan Yardımcısı ve Beyobası Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Şaban Çetin ile Merkez Menteşe Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Bahar Öksüz Ekim de katıldı.

Toplantıda konuşan Genel Başkan Eray Çiçek, tarım politikası, tarımda izlenmesi gereken yol haritası ve ürünlerin tanıtımı konusunda açıklamalar yaptı.

Çiçek, Köy Koop’un 1971'de kurulmuş bir yapı olduğunu hatırlatarak, “Türk tarımının ve kırsal alanın o dönemlerde çok ciddi bir örgütü haline geldi. 657 tane değişik yerlerde fabrikası oldu. Türkiye'de yaşanan 12 Eylül darbesi sonrası Köy Koop kapatıldı. Bölge birliklerinin de yüzde 80'i dağıtıldı. Yöneticilerimiz içeri atıldı, yurt dışına kaçanlar oldu. 1999'da Köy Koop'u tekrar kurma çalışmaları başladığında elimizde avucumuzda hiçbir şey yoktu. 1999'da bölge başkanımız Durmuş Ali Sazaklı önderliğinde Köy Koop Merkez Birliği 8 kooperatif birleşerek kuruldu. Merkez birliği kurulma aşamasında bakanlık bize 80 ihtilalinde kapatılmamış bölgeler haricinde örgütlenemeyeceğimizi dikte etti. Kazanılmış hak doğmaması için adımızın da Köy Koop Bir olması için ısrarcı oldular. Bize 'Herhangi bir mal varlığınız ile ilgili talepte bulunmayacaksınız, örgütlenme ile ilgili talebiniz olmayacak' denildi. Yıllarca örgütlenme konusundaki gayretler sonuçlandırılamadı" dedi.

"TÜRK KOOPERATİFÇİLİĞİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ"

Genel Başkan Eray Çiçek, "Ben genel başkan olmadan önce bu sorunu çözebileceğimi, kaybettiğimiz mal varlıkları ile ilgili çalışma yapacağımı söylemiştim. Bakanlık nezdinde bu konuda girişimlerde bulundum. Bundan bir ay önce Sayın Bakanımız Bekir Pakdemirli ile görüştüm. Görüşmeler sonunda Türk kooperatifçiliğinin anası olan Köy Koop'a diğer kuruluşlar gibi fırsat eşitliğinin verilmesi gerektiğini izah ettik. Bu girişimler sonuç buldu. Ardından genelgede düzeltme yapıldı ve yeni bir uygulama ile bizim de ismimiz o genelgeye yazıldı. Şu an Köy Koop bölge birlikleri 30 ilde kurulabilir, 81 ilde örgütlenebilir hale geldi. Köy Koop 49 yıl sonra zincirlerinden kurtuldu. Bu gelişme Köy Koop camiası ve Türk kooperatifçiliği açısından çok önemli bir karar. Bu kararın alınması aşamasında bize destek olan herkese teşekkür ediyorum. Bizim dışımızdaki kooperatifler birkaç alanda çalışabiliyor. Fakat Köy Koop'un alanı çok geniş. Halı üretebilir, enerji üzerine bile çalışma yapabiliriz "diye konuştu.

 “LAVANTA TÜRK TARIMINI KURTARMAZ”

Çiçek, üretim merkezleriyle yerel yönetimler arasında köprü olmaya hazır olduklarını ifade etti.

Üreticinin de tüketicinin de devletin de kazanacağı bir yapı oluşturmak istediklerini belirten Çiçek, “Yerel yönetimlerden alternatif satış noktaları vermesini bekliyoruz. Türk tarımı bazı şovlara kurban ediliyor. Lavanta Türk tarımını kurtarmaz. Deve kuşu ve Angora tavşanı da kurtarmaz. Çambalı, zeytinyağı ile narenciye ve diğer bitkisel üretimler kurtarır.

“TEK KURTULUŞ KOOPERATİFTİR”

Özneyi kaçırıyorlar. Organik tarım, Türk tarımının 10’da 1’ini temsil etmiyor. Hayvancılık, hububat, bitkisel tarım üzerinden politikalar üretmeliyiz. Türk tarımının kurtuluşu kooperatiflerdir. Katma değer sağlayan tek kuruluş kooperatiftir.” dedi.

AMAÇ, HEM ÜRETİCİNİN VE HEM DE TÜKETİCİNİN KAZANMASI

Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Köy-Koop Birlik Başkanı Mehmet Varol da kooperatif olarak çalışma başlatarak, bölgeler de üretilen ürünlerin envanterini çıkardıklarını anlattı.

Büyükşehir belediyeleriyle iletişime geçtiklerini ifade eden Varol, “Amacımız belediyelere aracı olmaksızın mal ulaştırmak. Bazı belediyelerin bu yönde çalışmaları var. AK Parti-CHP gibi birçok belediye ile görüşüyoruz. CHP Genel Başkan Yardımcısı ile görüştük. Önümüzdeki haftalarda genel başkan ile görüşeceğiz. Hem tüketiciyi hem üreticiyi koruyan projeler hazırladık. Onları anlatacağız. Hatta Tunceli’deki komünist başkanla da yapabiliriz. Ayrım söz konusu değil. Aracıyı aradan çıkaracağız. Amacımız halkımıza ucuz kaliteli ürün ulaştırmak.” ifadelerini kullandı.

“17 BİN LİRALIK BACA RESMİ”

Genel Başkan Çiçek, kooperatif olarak Muğla zeytinyağı ve çam balını markalaştırdıklarını dile getirdi.

Ürünlerin paketlenmesi için çalışma yaptıklarını anlatan Çiçek, “İki ürünü markalaştırırken ‘bir paket yapalım’ dedik. İnternetten Muğla Bacası bulduk, beğendik. Resmi yapan hocayı aradık. ‘Ambalaj yapacağız’ dedik. ‘1 kilogram bal, 1 kilogram zeytinyağı, tarhana gibi ürünler yerleştirip, Muğla tanıtım CD’si koyup tanıtım politikası izleyeceğiz’ dedik. ‘olur’ aldık. Sonra Yenice’de oturan hocamız bize 50 bin lira maddi,50 bin lira manevi tazminat davası açtı. 17 bin lira ödeyerek kullanım hakkı aldık.” diye konuştu.

“BASIN KOOPERATİFİ”

Çiçek, kooperatifleşmenin her alanda model olması gerektiğine dikkati çekti.

Tiyatrocuların ve eczacıların da kooperatifleri olduğuna işaret eden Çiçek, şunları kaydetti:

“Niye bir gazeteci kooperatifi kurmuyoruz? Neden Türkiye’nin gündemine oturmuyoruz? Genel merkez olarak basın kooperatifinin önderliğini yapabiliriz. Gazete ve televizyon dahi kurabiliriz. Tiyatrocuların ve eczacıların bile kooperatifi var. Bu konuda kafa yoralım. Türkiye’de de çok hızlı yayılacaktır.

“1 YIL SONRA BASINDA PATRON KALMAZ”

Tüzel kişilik, sermaye oluşturulsun. Herkesin 1 oy hakkı olacak. Maddi manevi her türlü desteği veririz. Patronlar olmadan sadece bankaya 100 lira yatırsın 7 kişi. Kimlerin katılacağına o yönetim karar versin. Sermayeye karşı mücadele edecek duruma gelirsiniz. 1 yıl sonra basın patronu kalmaz.”

Burak Alper KUŞ

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER