TGB ve TLB’den Maden Kazası Protestosu

Türkiye Gençlik Birliği ve Türkiye Liseliler Birliği, Muğla’nın Yatağan ilçesinde düzenledikleri basın açıklamasıyla, 282 maden işçisinin hayatını kaybettiği Manisa’nın Soma ilçesindeki maden kazasını protesto etti.

TGB ve TLB’den Maden Kazası Protestosu
 Türkiye Gençlik Birliği(TGB) ve Türkiye Liseliler Birliği(TLB), 282 maden işçisinin hayatını kaybettiği Manisa’nın Soma ilçesindeki maden kazasını, Muğla’nın Yatağan ilçesinde protesto etti. Şehir merkezindeki madenci heykeli önünde toplanan grup adına bir basın açıklaması yapan TGB Yatağan İlçe Başkanı Neşet Yerli, Soma’da yaşananın kader değil bir cinayet olduğunu öne sürdü.

Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin madenlerde meydana gelen kazalarla ilgili araştırma önergesi hazırladığını, önergenin 29 Nisan 2014 tarihinde Meclis gündemine getirildiğini ancak AK Partili milletvekillerinin önergeyi reddettiğini hatırlatan Yerli, “Cumhuriyet tarihinde en fazla özelleştirmeyi gerçekleştirmekle övünen AK Parti hükümeti, enerji alanında da yoğun bir özelleştirme politikası uygulamaktadır. Elektrik dağıtım bölgelerinin yanı sıra üretim santralleri da özel sektöre teslim edilmektedir. Bugüne kadar yapılan özelleştirme uygulamaları göz önüne alındığında, elektrik enerjisi alanında da iş güvencesinin ve iş güvenliğinin zedelenmesi kaçınılmazdır. Şirketlerin maliyet artışına yol açan güvenlik yatırımlarını kendileri tarafından yapmaları beklenmemelidir. Acilen iş güvenliğinin hayati öneme sahip olduğu bu alanlarda, gerekli denetimlerin uzmanlar tarafından düzenli olarak yapılması sağlanmalıdır. AK Parti hükümeti, ‘ihmal kurbanı olmuşlar’, ‘madencinin kaderi bu’, ‘kurtarma çalışmaları cansiperane şekilde yapılıyor’ gibi söylemler ile sorumluktan ve kazazede yakınları tarafından protesto edilmekten kurtulamaz. AK Parti iktidarının, tüm dünya halklarına kâbus yaşatan küreselleşme politikalarını ülkemizde de harfiyen uygulanmasını sürdürerek; her yıl milyonlarca aç, yoksul ve işsiz yarattığı artık gizlenemeyecek kadar ortadayken, bu mesleğe bilerek giriyorlar diyerek aç kalmamak için asgari ücrete ve zor şartlara mahkûm ettikleri insanları kendilerinin yarattıklarını bilmezden gelerek çaresizliği suçlamasını kabul etmek mümkün değildir” dedi.

Bundan sonra yapılması gerekenin denetimsiz ve kuralsız çalışmakta olan, teknolojik yenilenmelerini yapmayan, sendikalaşmayı engelleyen ve kaza riskine açık işletmelerin yeniden düzenlenmesi olduğunu öne süren Yerli, “Özelleştirmelere, taşeronlaşmalara, hizmetlerin devrine derhal son verilmelidir. Öncelikle özel maden işletmelerinde maliyet unsuru olarak görülüp uygulanmayan işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri eksiksiz alınmalı, başta kömür ocakları olmak üzere iş kazaları sonucu yaşadığımız can kayıpları artık önlenmelidir. İş güvenliği denetiminden birinci derecede sorumlu olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Maden İşleri Genel Müdürlüğü yaşanan iş kazalarının önlenebilmesi için görevlerini tam olarak yerine getirmeli, bu konuda köklü önlemler acilen alınmalı ve ödünsüz uygulanmalıdır. Kazaların önlenebilmesi için bilimsel ve teknik yatırımların yanı sıra, örgütlenmenin ve sendikalaşmanın önündeki engeller kaldırılmalıdır. Kömür madenciliğinde faaliyet gösteren her işletmede acilen risk değerlendirmesi yapılmalı, çalışması uygun olmayan işletmeler hemen kapatılmalıdır. Bütün madencilik faaliyetlerinde olduğu gibi kömür madenciliğinde de gerekli mühendislik hizmetleri alınarak bilim ve tekniğe uygun faaliyet yürütülmelidir” ifadesinde bulundu.

Grup, açıklamanın ardından olaysız bir şekilde dağıldı.

Burak Alper KUŞ

Güncelleme Tarihi: 15 Mayıs 2014, 20:05
YORUM EKLE
YORUMLAR
mehmet f
mehmet f - 7 yıl Önce

yüreğinize ve dilinize sağlık.samimiyetinize yürekten inanıyoruz.siz seçim dönemi devrimcilerinden değilsiniz

ormancı
ormancı - 7 yıl Önce

yüreğinize sağlık sevgili gençler

SIRADAKİ HABER

banner69

banner68