TÜRK HAVYARI PATLICAN

TÜRK HAVYARI PATLICAN

TÜRK HAVYARI PATLICAN

Patlıcan için yaz sebzelerinin kralıdır dense yeridir. Bu sıfatı hak edecek bir sebzedir patlıcan. Pişirme yöntemleri çeşitliliğiyle Türk mutfağının aranılan sebzesidir. Kebabı, kızartması, oturtması, türlüsü, karnıyarığı, sotesi, zeytinyağlısı ve etli dolması yapılır. Bir renge de adını vermiştir patlıcan; Patlıcan moru.

 Daha neler neler yapılır bu mor renkli güzelden... Akşamcılara meze olur, böreği, salatası olur; pilavda çeşni, kuru fasulyenin yanında turşu olur, acı mı acı! Reçeli de yapılır, kahvaltılara konuk olur.

Yöreden yöreye değişen türleri var. En bilinenleri; Kemer patlıcanı, bostan patlıcanı, alacalı patlıcan...

Öyle ahım şahım bir besin değeri olmamasına karşın, hiç yağ içermemesi ve lifli bir besin olması nedeniyle kilo almak istemeyenler için ideal bir sebze. Kalorisi az olduğundan kilo aldırmaz.

Türk mutfağında önemli ve özel bir yeri vardır onun.

Yeşil biber ve domates en yakın dostlarıdır. Patlıcanı közleyip ortasını yarıp arasına tereyağı koyup, tuz, kara ve kırmızı biber ekerek yemek bile başlı başına bir ziyafettir. Mutfağında bu kadar çok patlıcan yemeği yapılan başka ülke yoktur. İlginç adları olan yemekler yapılır usta ellerle; İmambayıldı, Karnıyarık, Ali Nazik, Pabuçaki, Hünkârbeğendi...

Yabancılar patlıcanla yapılan yemeklerimizi severek yerler. Hatta patlıcan salatasına “Türk havyarı” derler. İspanyollar bu sebzeye öyle değer vermişler ki, o kadar olsun! Adamlar onun bir afrodizyak olduğunu düşündüklerinden ona “Aşk elması” demişler. Kuzey Avrupalılarsa tam tersine, patlıcan yemenin insanları çıldırttığı biçiminde bir inanışları olduğundan “Deli Elması” sıfatını yakıştırmışlar, patlıcana.

Zeytinyağlı dolması yanında kurutulup kuruluk dolması yapılır. Åžarkılara da konu olan Åžakşuka ve onun yoğurtlusu Köpoğlu mezesi akşamcıların aradığı mezelerdir.

Beğendili kebap, İslim kebabı mutfakların parmak yedirten kebaplarındandır. Patlıcan musakka kıymayla, patlıcan kebap kuşbaşı etle yapılır. Közlenerek ama ille de odun ateşinde közlenerek yapılan patlıcan salatası ile onun yoğurtla yapılanı patlıcan ezme yaz sofralarının nefis tatlarıdır. Yaz ve kış türlüleri ve 'Güveç' onsuz olmaz Ya altın renginde kızarmış, yanında bir kaşık süzme yoğurtla sıcak sıcak sofraya gelmiş 'patlıcan tava' ya ne demeli...

En çok bilinen bu patlıcan yemeklerinden başka, yurdumuzun değişik yörelerinde yapılan yüzlerce çeşit patlıcan yemeği vardır. İçine eklenen baharat ve diğer malzemelerle o yöre insanının ağız tadına uygun olarak yapılan patlıcan yemekleri iştahla yenir.

Düşündüm de içinde patlıcan geçen çok az deyim ve atasözümüz var: “Acı patlıcanı kırağı çalmaz”, “Herkesin canı can da, benimki patlıcan mı?”

Türkülerde de kendine yer bulmuş patlıcan. Bir Urfa türküsü şöyledir:

“Patlıcan ektim taşa / Çıkmadı, kaldı kışa / Ben sevdim eller aldı / Emeğim gitti boşa /      Suna boylum sar beni”

Patlıcanlı manilerimiz de var:

“Patlıcanım patlıcan / Daldan dala atlıcam / Anne haberin olsun / Cumartesi kaçıcam”

Bir başkası:

“Patlıcanı oymadın mı?

Tadına doymadın mı?

Beni kınama anam

Sen cahil olmadın mı?”

Rahmetli Barış Manço'nun o fıkır fıkır şarkısını hepimiz hatırlıyoruz.

“Domates biber patlıcan...

Bir anda bütün dünyam karardı

Bu sesle sokaklar yankılandı

Domates biber patlıcan” 

 

Haydi bir de cevabını şimdiden bulduğunuz bilmece soralım da yazımızı bitirelim:

“Alçacık boyu var, kadifeden donu var”

Bu yazı, bir 'patlıcan güzellemesi' yazısı oldu.

Siz siz olun, doğanın bu harika sebzesinden yaz bitmeden bol bol yiyin. Çünkü kışın onu çok arayacaksınız. Bulsanız da sera üretimi olduğundan yazınki lezzeti-kesinlikle- bulamayacaksınız.

Televizyonda bir çitos reklamındaki teyzenin dediği gibi: “Yiyin gari!”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner69

banner68