Türkülere konu olan Karadağ’da mermer ocağı istenmiyor

Menteşe ilçesinin Dağdibi Mahallesi’nde yüzlerce zeytin ağacı ile endemik bitki türlerinin bulunduğu ve türkülere konu olan Karadağ’a kurulması istenen mermer ocağı tepkilere neden oldu. Mahalleliler, çevreciler, siyasi parti ile Sivil Toplum Kuruluşu (STK) temsilcileri, “Doğanın katledilmesine izin vermeyeceklerini” söylediler.

Türkülere konu olan Karadağ’da mermer ocağı istenmiyor

Menteşe ilçe merkezine 28 kilometre uzaklıktaki Dağbibi mahallesinin Karadağ Mevkii’ne iş insanı Engiz Cengiz’in sahibi olduğu firma tarafından kurulması planlanan mermer ocağı tesisine karşı mücadele kararı aldı. Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce Mermer Ocakları Arama ve İşletme Projesi’ için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlatıldı. Proje alanları içinde mostralardan (mermerin olma ihtimali tahmin edilen ve yüzeyde gözlenebilen kısımlar) yarma ve sondaj çalışmaları yapılması planlanıyor. Türkülere konu olan Karadağ Mevkii’nde bir araya gelen Dağbibi, Kafaca ve Yeşilyurt mahallerinde yaşayanlar, çevreciler, siyasi parti ve STK temsilcileri, protesto gösterisinde bulundu.

Ekonomik sıkıntı çeken haklın önüne yüklü miktarda itiraz davaları için maddi zorluklar çıkarıldığını ileri süren Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) İlker Altınsoy, “15 bin dönümlük ovamızı sarmalayan türkülere konu olmuş, yemyeşil bitki örtüsü ve onlarca endemik bitki türünün barındığı Karadağ mevkiinde Engin  Cengiz adına düzenlenen II-B grubu mermer ocağı işletme ruhsatları alındığı bilgisinden sonra mahalle sakinlerince bu durum muhtarlar aracılığıyla araştırıldı. İtiraz dilekçesi yazıldı. Tarım İl Müdürlüğü, Muğla Valiliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunuldu. Muhtarlarımızın tüzel kişiliğini muhatap kabul etmeyen yetkililere karşı yöre halkının taleplerini dillendirmelerinin önüne engeller çıkarıldı. Buna rağmen yöre halkı muhtarlarının arkasında durarak yasal sınırlar içinde yeniden hak arama mücadelesine girdi. Ekonomik sıkıntı çeken halkımızın önüne yüklü miktarda itiraz davaları için maddi zorluklar çıkarılmıştır. Bütün bunlara rağmen duyarlı yöre halkı bunu da aşarak aralarında para toplayıp gerekli davaları açmıştır” dedi.

MEYVE ÜRETİCİLİĞİ İLE GEÇİNİYORLAR

Doğanın tahribatının yanı sıra binlerce yıl öncesinden kalan antik yerleşim yeri Psya uygarlığının özelliğinin yok sayıldığını belirten Başkan Altınsoy, “Basınımızın haberlerine rağmen yürütme organı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ÇED gerekli değildir raporu alabilmiştir. İçinde yaşadığımız bu topraklara ve bu toprakların insanlarının haklı taleplerine karşı sessiz kalamayız. Unutmayalım burada yaşayan insanların geçim kaynaklarının temelini oluşturan tütün yıllar önce bitirildi. Yörenin en eski çağlardan beri ürettiği üzüm, en kaliteli ve asit oranı en düşük zeytinyağı üretimi de bu havzadan elde edilmektedir. Binlerce aile bu topraklarda yetiştirdiği, buğday, arpa, yulaf, mısır, bahçe ürünleri, sebze ve meyve üreticiliği ile geçinmektedir. Doğanın tahribatı bir yana, binlerce yıl öncesinden kalan antik yerleşim yeri Psya uygarlığının da başkenti olma özelliği yok sayılmaktadır” diye konuştu.

Dağdibi Mahallesi Muhtarı Mehmet Karaca, Kafaca Mahallesi Muhtarı Süleyman Boz ve Yeşilyurt Mahallesi Muhtarı Süleyman Boz, ortak yaptıkları basın açıklamasında şu ifadelere yer verdiler:

“Üç mahallenin geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Burada kurulmak istenen mermer ocağı yüzünden geçim kaynaklarımız yok olacak. Bunun için hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Doğamızın katledilmesine izin vermeyeceğiz.”

Selahattin Birgili

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner68