YAÄžMUR KAÇAÄžI

YAÄžMUR KAÇAÄžI

YAÄžMUR KAÇAÄžI

Yağmur Kaçağı

 

elimden tut ,yoksa düşeceğim

yoksa bir bir yıldızlar düşecek

eğer şÃ¢irsem, beni tanırsan

yağmurdan korktuğumu bilirsen

gözlerim aklına gelirse

elimden tut, yoksa düşeceğim

yağmur beni götürecek yoksa beni

 

geceleri bir çarpıntı duyarsan

telâş telâş yağmurdan kaçıyorum

sarayburnu'ndan geçiyorum

akşamsa, eylül'se, ıslanmışsam

beni görsen belki anlayamazsın

içlenir, gizli gizli ağlarsın

eğer ben yalnızsam, yanılmışsam

elimden tut ,yoksa düşeceğim

yağmur beni götürecek yoksa beni

                        Attilâ İlhan

 

 

Şâirliğin ortalama bir iş olmadığını bilenler, şÃ¢irler ve şiirleri hakkında mürekkep dökmenin ağırlığını da bileceklerdir. Ki adı anılacak kişi Attilâ İlhan ise, kâğıdın üstüne konan her harf mahcuptur; tüm kelimelerin yanaklarında bir kızarma mevcuttur!

Attilâ İlhan, gözleri sisli kadınlardan hayâli mektuplar alabilecek kadar sevdaya müptela bir insandır. Kaldırımların, yağmurların, gecelerin, yıldızların, yalnızlığın, terk edilmişliğin, çaresizliğin, İstanbul'un, aşkın ve hayâlin şÃ¢iridir o. Âşık olan her insanın uğradığı bir limandır onun şiirleri. Mısralarını her okuyuşunuzda, yüreğinizden bir parçanın koptuğunu hissedersiniz!

Henüz lisedeyken, sevdiği kıza Nâzım Hikmet'in şiirlerini yazıyordur Attilâ İlhan; sevdiğine, Nâzım'ca sesleniyordur: biraz gür ve yüksek bir sesle... Bu şiirler ele geçince kısa süreli olarak okuldan uzaklaştırılsa da, vazgeçmez Nâzım'a olan hayranlığından; ruhunu Nâzım Hikmet'in güneşiyle ısıtır. Sonraları, Nâzım'ın şiirleri gibi, zamana dayanabilecek kadîm şiirler akar gönlünden. Kendisinin de zaman zaman belirttiği gibi, “namuslu şiirler” kalır gözlerinden geriye!

“Ben Sana Mecburum” , “Yasak Sevişmek”, “Elde Var Hüzün” şiirleri gibi “Yağmur Kaçağı” şiiri de, Attilâ İlhan'ın bir şiir kitabına ismini vermiştir. Bu haftaki köşemde, “Yağmur Kaçağı” şiirinin benim dünyamdaki etkisini anlatmaya çalışacağım; mahcup harfler ve yanakları kızarmış kelimelerle..!

* * * * *

elimden tut yoksa düşeceğim

Tek bir cümleyle çok şey anlatabilmek... Şâirin sevdiği kişiye çaresizliğini apaçık belli etmesi... Elinden tutanın olmazsa, yıldızların şehre küseceğini eklemek sonraki mısraa... Şâirin yalnızlığını söylüyor gecenin sessiz hâli:

yoksa bir bir yıldızlar düşecek...

 

Attilâ İlhan, sonraki mısralarda -sevdiğine şÃ¢ir olduğunu da hatırlatarak- yağmurdan korktuğunu itiraf eder. Ancak onu asıl korkutan şey, her ne kadar saklamaya çalışsa da, “yalnızlık korkusu”dur. Belki de bu yüzden, şiirin üç farklı mısraında “elimden tut yoksa düşeceğim” diye feryat eder; lâkin bu hayat kaçkınının sesini duyan olmaz. O da “meçhul sevgili”sinin yağmurda ıslanmış salkım-saçak saçlarını izleyerek teselli arar.

gözlerim aklına gelirse

elimden tut yoksa düşeceğim

yağmur beni götürecek yoksa beni

Yağmurun yağmasıyla birlikte sevdiğine seslenmeye başlamıştır Attilâ İlhan. Gözlerinin, o “meçhul kişi”deki etkisinden emindir ve ona her yağmur yağdığında gözlerini hatırlatmayı istiyordur. Çünkü gözleri, savaş sonrası terk edilmiş bir şehrin yalnızlığından farksızdır! Onu, soğuk bir gecenin titreten yalnızlığında sadece “meçhul kişi” ayakta tutabilir! Bu sebeptendir, ellerini bir boşluğa uzatıp yağmuru anlatması... Bu sebeptendir, her yağmur damlasında kendi gözlerini bulması...

geceleri bir çarpıntı duyarsan

telâş telâş yağmurdan kaçıyorum

sarayburnu'ndan geçiyorum

Gece, birçok insanı düşünmeye sevk ettiği gibi şÃ¢irleri de düşünmeye/ yazmaya davet eder. Attilâ İlhan, bir gece vakti, ıslak kaldırımlı Sarayburnu sokaklarından efkâr dolu bir halde yalnız başına geçerken, yüreğinden yükselen çarpıntıları sevdiğinin de duymasını çok istemektedir. Telaşı, peşini bırakmayan iki düşmandan ileri gelmektedir: yağmur ve yalnızlık. Vakit akşamdır ve mekân İstanbul...

 

akşamsa eylül'se ıslanmışsam

beni görsen belki anlayamazsın

içlenir gizli gizli ağlarsın

Attilâ İlhan, eylül akşamındaki yağmurun üstünde durarak, eylül ayında “meçhul kişi”yle beraber yaşadığı anları bir daha hatırlar ve artık kendisinin ağladığı gibi sevdiğinin de gizli gizli içlenip ağladığına kanaat getirir! Mısralara da yansıdığı üzere, o sert yaratılışlı adam, ağladığını itiraf etmekten çekinmez!

 

Şâir, çok defa vurguladığı yalnızlığını tekrar ederek bitirir şiirini. Attilâ İlhan, yanılmıştır ve çok yalnızdır:

eğer ben yalnızsam yanılmışsam

elimden tut yoksa düşeceğim

yağmur beni götürecek yoksa beni...

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner69

banner68