Yatağan CHP Tam Kadro Aydın'daydı

“Özgürlük ve Demokrasi” mitinglerinin ilki için Ay-dın'a gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu çevre il ve ilçelerden pek çok partili karşılarken, mitin-ge Yatağanlı partililerin de yoğun katılımı oldu.

Yatağan CHP Tam Kadro Aydın'daydı
 CHP'nin 18 Mayıs-15 Hazi-ran 2013 tarihleri arasında Türki-ye'nin dört farklı ilinde düzenle-yeceği “Özgürlük ve Demokrasi” mitinglerinin ilki Aydın'da başladı. Ege'nin dört bir yanından gelen CHP'liler Aydın merkez İstasyon Meydanı'nı doldururken, CHP Yatağan İlçe Teşkilatı da parti önünden otobüs kaldırdı. 
Geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleşen miting öncesi İstasyon Meydanı'nı dolduran kalabalık, CHP Muğla Milletvekili Sanatçı Tolga Candar ve Faruk Demir'in konserleriyle coştu. Uçakla İzmir'e gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise, saat 18.00 sıralarında Aydın'a ulaşarak partililerine hitap etti. Mitinge CHP Genel Başkan Yardımcıları Gürsel Tekin, Umut Oran ve Bülent Tezcan ile CHP Ege Bölgesi milletvekilleri, CHP'li belediye başkanları ve parti yöneticileri de katıldı. 31 dereceyi bulan sıcaklığa rağmen Ege'nin dört bir yanından alanı dolduran partililer, Kılıçdaroğlu'na sevgi gösterilerinde bulundu.
“Aydın'dan bütün Türkiye'ye selam olsun” diyerek sözlerine başlayan Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmalarından dikkat çeken notlar yeni anayasa çalışmaları ve CHP'li belediyelere yönelik yapılan operasyonlar hakkında oldu. 
Seçim meydanlarında 'Özgürlükçü bir anayasa' sözünün verildiğini  anımsatan Kılıçdaroğlu; “Bu iş için arkadaşlarımızı görevlendirdik. İlk başta 'AKP ile niye aynı masaya oturdunuz' diye eleştirdiler. Neden oturduk. Çünkü, AKP'nin maskesini indirmek için. Hiçbir güç, Recep Bey dahil anayasadan Türk sözcüğünü çıkaramaz. CHP, asla buna izin vermez. Hiçbir güç anayasadan 'Türk milleti' kavramını çıkaramayacak. Mustafa Kemal Atatürk'ün kuruculuğu ve önderliği Anayasa'nın baş kısmında hep yer alacaktır. Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları asla bunu kaldıramayacak. Anayasanın ilk üç maddesi asla değiştirilemez. Buna asla izin vermeyeceğiz. Başkanlık sistemi asla parlamentodan geçmeyecektir. Bizim ölülerimizi ve bedenlerimizi çiğnemeden Türkiye'de bir rejim değişikliğine asla izin vermeyeceğiz. Demokratik ve laik hukuk devleti CHP'nin asla vazgeçemeyeceği temel bir ilkedir” dedi ve iktidarın Anayasa'nın ilk üç maddesinden rahatsız olduğunu öne sürerek; “Neden bu üç maddeden rahatsızlar? Neden rahatsız oldukları ben çok iyi biliyorum. Asla ve asla ben 'TC'nin Başbakanıyım' diyemiyor. TC ile senin alıp veremediğin ne? Siyasetçinin görevi sadece ekonomiyle sınırlı değil. Yöneticinin adaleti de olmalı. Adalet kamunun vicdanı demektir. Adaletin olmadığı yerde hayat biter. Devletin temeli adalettir. Adaleti incitirseniz, adaleti yok sayarsanız; devleti yıkarsınız. Bu mahkemeler, iktidarın mahkemeleri adalet dağıtıyor mu? Bu ülkenin mahkemelerinin adalet dağıtmadığın bende biliyorum, sizde biliyorsunuz. Hitler'in Almanya'sının 21. yüzyıl versiyonu Silivri'de ve Trakya'da yaşanıyor. Herkes hapiste. Onun için demokrasi ve özgürlük mitingi diyoruz. Onun için alanlardayız. Yeniden özgürlükleri getirmek için hep beraber bu mücadeleyi yapacağız. Çocuklarımız için yapacağız. Gençlerimiz, yaşlarımız ve kadınlarımız için yapacağız. Eğer biz özgürlüğü ve demokrasiyi yeniden inşa edersek çağdaş bir Türkiye'yi geleceğe bırakabiliriz. Bunun yolu çalışmaktan ve azimden geçer. Bu kararlığı hep birlikte göstereceğiz. Türkiye'yi yeniden kalkındırmak ve özgürleştirmek bizim boynumuzun borcu” ifadelerini kullandı. 
Ayrıca Kemal Kılıçdaroğlu'nun gündeme getirdiği bir diğer konu CHP'li belediyelere yönelik yapıldığı iddia edilen şafak baskınları hakkında oldu. 
Aydın Belediyesi'nin de aralarında bulunduğu CHP'li belediyelere baskı yapıldığın öne süren Kılıçdaroğlu; “CHP'li belediyelere her fırsatta, sabahın köründe operasyon yapılmasına izin veren insana demokrat denmez, dense dense diktatör denir. Aydın'dan sesleniyorum. İster Aydın, ister Antalya, ister Eskişehir olsun, nerede bir CHP'li belediye varsa üzerine gitmezsen namertsin. Çünkü bizim verilemeyecek hesabımız yok. Kul hakkı yemeyiz. 5 kuruşun hesabını veririz. Siyasete yırtık ayakkabıyla girip, dünyanın en zengin başbakanlarından olmadık. Halka hizmet etmeyi, Hakka hizmet olarak kabul ettik.
İnsanlar gelecek, meydanlarda özgürce düşüncelerini söyleyecekler. Biz bu meydanları Köroğlu'nun azmi ve kararlığı ile gümbür gümbür gümbürdetirsek, kimse halkının gücünün karşısına duramaz. Sizin sesiniz güçlüdür. Her birimiz bir Köroğlu kararlığında hareket edersek, yapamayacağımız şey yoktur. Biz bu ülkeyi yolda bulmadık. Demokrasi ve bayrak için şehitler verdik. Bu bedeller birilerini alıp götüreceği bedeller değildir. Meydanlarda toplanacağız. Kalkın gücü iktidarın gücüdür. Halkın gücü gelecek iktidarın gücüdür, demokrasinin gücüdür. Bu topraklarda insan sevgisi var. Bu topraklarda kavga değil, barış istiyoruz. Bu nedenle birileri 'Benim sözüm geçer. Ben ne dersem o olur' derse ve birileri milletvekillerini el kaldırma indirme mekanizması olarak görürse orada demokrasi olmaz. Onun için özgürlüğe ve demokrasimize sahip çıkacağız. Her mücadele zulme ve zalime karşı yapılıyor. Mücadelemiz ve kavgamız aydın olsun. Önümüzde seçimler var. Bağımsız Türkiye için, çocuklarımıza güzel bir Türkiye bırakmak için beraber mücadele edersek sonuç alırız” dedi.

Güncelleme Tarihi: 20 Mayıs 2013, 20:08
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner47