banner80

Yatağanlı İşçiler AK Parti İl Başkanlığı’na Yürüdü

Muğla’daki termik santraller ve madenlerin özelleştirilmesine tepki gösteren enerji ve maden işçileri AK Parti Muğla İl Başkanlığı binası önünde oturma eylemi gerçekleştirdi.

Yatağanlı İşçiler AK Parti İl Başkanlığı’na Yürüdü
 Muğla’daki Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy Termik santralleri ile maden ocaklarının özelleştirilmesine tepki gösteren enerji ve maden işçilerine bağlı sendika üyeleri Muğla’da AK Parti İl binası önünde oturma eylemi gerçekleştirdi.

Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan bir grup Maden-İş ve Tes-İş Sendikası’na bağlı işçiler, buradan slogan atarak AK Parti İl Binası önüne geldi. Aydın, İzmir ve Denizli illerinden de takviye çevik kuvvet ekibinin geldiği Muğla’daki özelleştirmeye tepki eyleminde AK Parti İl binası önünde polis geniş güvenlik önlemi aldı. İki TOMA aracının barikat kurduğu AK Parti İl binası önünde uzun süre slogan atan işçiler, ardından oturma eylemi gerçekleştirdi.

Sendikalar adına ortak yapılan açıklamayı okuyan Tes-İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Fatih Erçelik, “Bu mücadele yeni değildir. Biz bu mücadeleyi 20 yıldır veriyoruz, 20 yıldır anlatmaya çalışıyoruz. Çok direndik, çok mücadele ettik ancak ne yazık ki bu yağma devam ediyor. Bağırdık, çağırdık, direndik, eylem yaptık, yine dinlemediler. Özelleştirmeye karşı direnen sendikalar topluma hedef gösterildi. Sendikalar, sendikacılar yıpratılmak istendi. Buradan bir kez daha haykırıyoruz; dünyada gelişmiş ülkeler geri dönüp kamulaştırma yaparken, ülkemizde yağmaya ve talana dönüşen bu özelleştirme uygulamalarına derhal son verilmelidir” dedi.

Erçelik tarafından okunan ortak basın açıklamasında; “Bu özelleştirmeler doğru değildir, kamu kurumlarını yok pahasına satmayın dedik, bizi dinlemediler. Bu kurumlar yağmalanmak isteniyor, yok edilmek isteniyor dedik, dinlemediler. Bu kurumlar peşkeş çekiliyor, birileri bundan rant elde ediyor dedik, dinlemediler. Bağırdık, çağırdık, direndik, eylem yaptık, yine dinlemediler.

Özelleştirmeye karşı çıkanları neredeyse vatan haini ilan ettiler, düşman ilan ettiler. Özelleştirmeyi sihirli bir değnek gibi takdim ettiler. Bu kadar özelleştirme yapıldı da ne oldu? Ülkemiz, halkımız bundan ne kazandı? Hiçbir şey kazanmadı, aksine çok şey kaybetti. Dev gibi fabrikalarımız arsa fiyatının bile altında birilerine peşkeş çekildi. İşte özelleştirme budur, özelleştirme yağma demektir, talan demektir, rant demektir. Biz bunları 20 yıldır söylüyoruz ama gözleri ranttan başka bir şey görmeyenler bizi dinlemedi.

Özelleştirmeye karşı direnen sendikalar topluma hedef gösterildi. Sendikalar, sendikacılar yıpratılmak istendi. Sendikal hareketi etkisizleştirdiler, kamu kuruluşlarını yerli ve yabancı sermayeye, yandaşlara peşkeş çektiler. Özelleştirme aynı zamanda işsizlik demektir. Binlerce işçimiz, bu özelleştirme belasıyla işsiz kaldı. Emeklilik haklarını dahi elde edemeden kapının önüne kondu. Kalanlar, sendikasızlaştırıldı, hakları ellerinden alındı. İşten atılanlar 4-C adı verilen bir kölelik düzenine, yokluğa, yoksulluğa mahkum edildi.

Ancak halkın mallarında gözü olanlar durmadı, yağmaya, talana devam ettiler işte şimdi de gözlerini Yatağan, Kemerköy, Yeniköy santrallerine ve kömür ocaklarına diktiler. Bu güzîde tesisleri yağmalamak istiyorlar.

Buradan bir kez daha haykırıyoruz; dünyada gelişmiş ülkeler geri dönüp kamulaştırma yaparken, ülkemizde yağmaya ve talana dönüşen bu özelleştirme uygulamalarına derhal son verilmelidir.

Özelleştirme ve taşeron uygulamaları konusunda alınan yargı kararları titizlikle yerine getirilmelidir.

Stratejik özellikleri nedeniyle, özellikle enerji temininde sürdürülebilirliği sağlamak için yerel kaynaklarımıza dayalı kömür ve enerji üretimi gibi önemli alanlar, kamunun mülkiyetinde kalmalıdır.

Soma’da 301 arkadaşımızın iş cinayetine kurban gitmesi, birilerine ders olmalıdır.

Yeni canların yitirilmemesi için bu özelleştirmeler derhal durdurulmalıdır.

Soma örneği, özel sektörün denetimsiz kar hırsının başta İşçi sağlığı ve İş güvenliği olmak üzere, çalışma ve yaşama koşullarında yol açtığı faciayı gözler önüne sermiştir.

Soma'nın birinci dereceden sorumlusu, özelleştirmelerdir” dendi.

 

Burak Alper KUŞ

Güncelleme Tarihi: 19 Haziran 2014, 19:52
YORUM EKLE
YORUMLAR
ssss
ssss - 7 yıl Önce

Boşuna gitmeyin ;)

SIRADAKİ HABER

banner68