İftarlık Gazoz

Sevgili hemşerimiz Yüksel Aksu’nun “Dondurmam Gaymak” ve “Entelköy, Efeköy’e Karşı”nın ardından çektiği üçüncü filmi olan “İftarlık Gazoz” filmini geçen hafta izledim. Muğla’da Zihni Derin İş Merkezi’ndeki Cine-Plus sinemalarının büyük salonunda filmi büyük bir keyifle seyrettim. Yanımda bu filmde küçükte olsa rol alan Yüksel Aksu’nun talebesi Seda Gür kardeşim de vardı. Tütün dizme sahnesinde diyaloglu bir rolü olan Seda, kendisini beyaz perdede ikinci kez izlemenin heyecanını yaşadı. Oyuncuları ve ekibi kutluyorum. Emeklerine değmiş, çok beğendiğim bir film olmuş. Yüksel Aksu bu işi çok iyi biliyor. Film başlar başlamaz seyirciyi perdenin içine hemen çekip alıyor. Gerçi ben, film başlamazdan önce biraz önyargılıydım. Dondurmam Gaymak’ın altında kalır, ezilir endişesi taşıyordum. Ama yanıldım. Seyirciyi hem güldüren hem de ağlatan ilginç bir filmle karşılaştım. Küçük Adem’in gözünden aktarılan olaylar, sağ-sol çatışmasına, toplumdaki din algısına ve ölüm oruçlarına uzanan sürece ışık tutuyor. Filmin konusu ve kurgusu bizim 1970’li yıllardaki yaşam kültürümüze tıpa tıp uyuyordu. İlçemizde bizlerde yaz sıcağında gazozumuzu içer, serinler ve tütün işinde ailemize yardımcı olurduk. Çocukluğumuz, akmalı tütün tarlaların içinde oynamakla geçti. Anamız, erkek çocuğu olduğumuzdan biraz torpil yapar, tüm sıkıntıyı kız kardeşlerimiz çekerdi. Şimdi düşünüyorum da haksızlık yapmışız. Zor ve meşakkatli bir iştir, tütün. Kökü kurusun diyeniniz olabilir. Haklısınız. Tütüncü aileler, bir yıl boyunca tütünden gelen parayla geçimini sağlar ve gelecek yılın hesabını yaparak, seneye iyi bir fiyata tütünümüzü satabilir miyiz endişesi taşırlardı. İftarlık Gazoz’a gidin ve tütün illetini görün.
Bu filmi mutlaka gidip seyredin. Çünkü gerçekten kaliteli bir sinema yapıtı ortaya çıkmış. Küçük oyuncu Adem (Berat Efe Parlar) , Gazozcu Kemal Usta ( Cem Yılmaz) ve anne Gülüzar rolündeki (Ümmü Putgül ) adlı başrol oyuncuları çok iyi oyun çıkartmışlar. Hayran kalmamak elde değil. Cami hocası (Macit Koper) ise harika oynamış. Filmin içinde en çok dikkatimi çeken iki önemli yazı şuydu; Birisi Atatürk’ün “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” sözü, diğeri Hatice İnce - Ali İnce Hayratı çeşmesinin yalağında büyük harflerle yazılmış “TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE” sloganı. Bu iki sözün anlamı bence çok büyük. Hele şu günlerde ülkemiz, büyük bir darboğazın ve sıkıntının içinde olduğundan bu iki sözden ders çıkartmalıyız. Yüksel Aksu mesajını iyi vermiş. Kutluyorum. Ülkemiz tam bağımsız olamamanın acısını, sıkıntısını yaşıyor. Emperyalistler ülkemizi ateş çemberinin içerisine atarak bizi kullanıyorlar. Her gün şehit veriyoruz. Bize ait olmayan bir savaşın içindeyiz. Filmin son sahnesinde Adem’e akıttığımız gözyaşını, ülkemizde hemen hemen her gün onlarca aile, genç yaşta ölen Ademlerine akıtıyor.
Adem’in rüyası da ilginçti. Masal yaratıklarının çalışkanlıkları, tembellikleri iyi kurgulanmış ve filme adapte edilmiş. Masal bu ya der geçeriz ama öyle değil işte? Aslında anlatılmak isteneni çocuk gözüyle baktığımızda büyütür ve ciddiye alırız. Adem rüyayı bile ciddiye alarak son dakikada yaptığı hatayı, bir olayla bağdaştırınca olanlar oluyor. Neyse filmin finalini anlatmayayım. En iyisi gidip, görün, seyredin. Bence yılın filmi olmuş. Emeği geçen herkesi kutluyorum. Hemşerimiz olduğu için gurur duyuyoruz Yüksel Aksu’yla. Umarız, tüm Türkiye’de iyi gişe yapar ve beğeni toplar. Sizlerde mutlaka izleyin. İyi seyirler efendim… 
YORUM EKLE

banner68