İŞ KAZALARI KADER DEĞİLDİR!

Milas’a bağlı Sarıkaya Mahallesi’ndeki Yumrutaş mevkiinde feldspat maden sahasında 18 Şubat 2019 tarihinde meydana gelen iş kazasında, dağdan kopan tonlarca ağırlıktaki kayaların altında kalan Şükrü Otlak, Engin Tutuk ve Serkan Çapacıoğlu isimli üç işçi hayatını kaybetmişti.

Olayın yaşandığı maden sahasında kamyon şoförlüğü yapan Mustafa Akdeniz, madendeki yetkilileri defalarca uyarmalarına rağmen hiçbir önlem alınmadığını belirterek, şunları söyledi: “Heyelanda hayatını kaybeden arkadaşlarımızla sabah saatlerinde buluşarak çay içtik. Çalışma sahasına giderken kayadaki çatlağı inceledik, yetkilileri uyardık. Biz bu çatlağı başımızdaki çavuşa birkaç defa söyledik. Çatlağın eski olduğunu söyleyerek, bizi çalıştırdı.”(Volkan Yıldız, gunaydinmilas.com)

Olayın olduğu Yumrutaş mevkiindeki maden ocağında, “ben geliyorum” diyen bir felaket var, işçiler bu felaketin varlığını ocak yetkililerine söylüyor ve önlem alınmıyor; işçiler çalıştırmaya devam ediliyor. Şimdi bu bir iş kazası mıdır yoksa bir iş cinayeti midir? Tehlikenin varlığı biliniyor ve bunun için gerekli iş ve işçi güvenliği sağlanmıyorsa; bu açıkça bir cinayettir!

İş kazalarının kaynakları ve oranları şu şekildedir: İnsan kaynaklı olanlar(% 88), Teknik sebepli olanlar(%10) ve deprem, heyelan, sel gibi kaçınılmaz olanlar(%2). İnsan kaynaklı iş kazalarına yol açan etkenler şunlardır: Bilgisizlik, işe uyumsuzluk, tehlikeyi önemsememe, ihmal, tedbirsizlik, bakım yetersizliği, yorgunluk, disiplinsizlik, işi ciddiye almama, moral bozukluğu vd.

İŞÇİNİN ÖLECEĞİNİ BİLİYORSAK, BU KAZA MIDIR?

Şeref Özcan, İş Teftiş Kurulu İstanbul Grup Başkanlığında görev yapan 23 yıllık iş müfettişi. Şöyle diyor: “5.000 kaza incelemişsem, kaçınılmaz kaza sayısı 50 tane çıkmaz. İş kazalarını önlemek büyük paralar değildir her zaman. İşçi sağlığı ve iş güvenliği kimi zaman pahalıdır ama insan canını nasıl parayla karşılaştırabilirsiniz? Meydana gelen kazaların tamamı önceden öngörülebilir ve önlenebilir. İnşaat, tersane ve madende önlenemeyecek kaza yoktur.” (FITRAT, İş Kazası Değil Cinayet-İletişim Yayınları, İsmail Saymaz, 2016)

TÜRK-İŞ Muğla İl Temsilcisi Fatih Erçelik yaptığı açıklamada şunları ifade etti: “Ne yazık ki madenlerdeki kara tabloya bir yenisi daha eklendi. Patronların aşırı kar hırsı, 3 ocağın daha sönmesine neden oldu. Özelleştirme, taşeronlaştırma ve sendikasızlaştırmanın sonucu olarak giderek artan iş cinayetlerine her gün bir yenisi ekleniyor. Bölgemizde çok sayıda mermer, taş ve maden ocağı bulunmaktadır. Bu ocaklar çok daha sık denetlenmelidir. Taşeron çalıştırma ve rödovans yasaklanmadığı sürece yeni ölümler ve sakatlanmalar kaçınılmazdır. Yeter artık!.. İş cinayetlerinden ölmenin kader olmadığı, bir ülkede yaşamak istiyoruz.”

CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin TBMM’de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ile Aile-Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanının yanıtlaması için soru önergesi verdi. Girgin kazayla ilgili soru önergesinin girişinde şunları söyledi: “Maliyetleri düşürmek için işletmeci firmalar madeni ucuz yollardan üretmeye giderek kazalara adeta davetiye çıkarmaktadırlar. İlgili kurumlar bu duruma müdahale etmeli ve gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Bu tür açık işletmelerde, kazılabilirliği kolaylaştırma için delme - patlatma yapılarak çalışılmaktadır. Çalışma alanında doğru dürüst şevlendirme ve basamak oluşturulmadan çalışıldığı, düşen / kayan blokların haftalardır, “ben düşeceğim” diye kendini gösterdiği ancak yetkililerin daha az para harcayarak üretim yapma hevesi veya birşey olmaz mantığı nedeniyle göz göre göre bu kazanın olduğu iddia edilmektedir. Maliyetleri düşürmek için uygulanan vahşi, kâr odaklı ve insan hayatını hiçe sayan bu düzen ne yazık ki bu tür kazalara davetiye çıkarmaktadır.’’

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLARININ YETKİSİ

6331 SAYILI İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasına bağlı olarak çıkarılan 29.12.2012 tarih ve 28512 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “İş Güvenliği Uzmanlarının Görev-Yetki ve Sorumlukları” hakkındaki yönetmeliğe göre iş güvenliği uzmanlarının aşağıdaki hükme göre işi durdurma yetkisi bulunmaktadır.

İş güvenliği uzmanlarının yükümlülükleri

MADDE 11 – 3. Fıkra: (Değişik: RG-30/4/2015-29342) İş güvenliği uzmanı, işverene yazılı olarak bildirilen iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili alınması gereken tedbirlerden acil durdurma gerektiren haller ile yangın, patlama, göçme, kimyasal sızıntı gibi hayati tehlike arz edenleri, belirlenecek makul bir süre içinde işveren tarafından yerine getirilmemesi hâlinde, işyerinin bağlı bulunduğu çalışma ve iş kurumu il müdürlüğüne yazılı olarak bildirmekle yükümlüdürler.

SONUÇ

Maaşını işverenden alan bir İş Güvenliği Uzmanı hiçbir zaman yönetmeliğin bu hükmünün uygulanması için harekete geçememektedir. Bunu yaptığı anda kendisinin işten çıkarılma olasılığı çok yüksektir. İş Güvenliği Uzmanı kendisine tanınan yetkiyi kullanmak istemekte ama işsiz kalma endişesiyle bunu yapamamaktadır. Yapılması gereken devlet tarafından tavizsiz iş sağlığı ve güvenliği politikaları hayata geçirilmeli; bu politikalar Türkiye’nin taraf olduğu ve altına imza koyduğu uluslararası anlaşmaların gereklerine uygun olarak uygulanmalıdır. İş Güvenliği Uzmanlarının çalışması, işverene bağlı olmaktan çıkarılmalı ve bağımsız bir denetleme kurulu bünyesinde bu işler yürütülmelidir. Tek çözüm budur. İş Güvenliği Uzmanları işverenlere bağlı olarak çalıştıkları sürece bu iş kazalarının / cinayetlerinin önüne geçilemez…

YORUM EKLE

banner49

banner53

banner52

banner47