İşte Bu Bizim Hikâyemiz

Manisa Kula doğumlu, Yatağan’ın güzel gelini, emekli öğretmen Nail Ongun eşi öğretmen Münevver Ongun’un Ay Kitap tarafından yayımlanan “İşte bu Bizim Hikâyemiz” adlı öykü kitabını, Ongun Kırtasiye’den üç gün önce satın alıp dün gece iki saat içinde zevkle okudum. Emeğine ve çalışmasına değen bir öykü kitabı yazmış Münevver Hanım. Kutluyorum...
Kitabı okurken Kula’nın meşhur Osmanlı evlerini, sokaklarını ve yaşam kültürünü sanki o dönem sizde oradaymış gibi geziniyorsunuz, yaşıyorsunuz. Sade dille akıcı bir şekilde yazıldığı için de kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Anılarla yüklü öykünün kahramanları sizleri kâh hüzne boğuyor, kâh gülümsetiyor. Muğla ve Karabağlar Yaylasından da birkaç öykü, yine bu kitapta yer almış. Alıp okuyun. Eminim sizde benim gibi çok seveceksiniz. Muğla’da Kelepir Kitabevi’nde ve Yatağan’da Ongun Kırtasiyede satışı yapılmaktadır. Münevver Hanım, kitabın gelirinin öğrencilere burs olarak geri dönecek olmasını sosyal medya üzerinden açıkladığında çok sevinmiştim. İşte dedim ‘’Cumhuriyet Kadınına yakışacak örnek bir davranış.’’ Tebrik ediyorum. Keşke herkes Münevver Hanım gibi duyarlı olabilse.
Milli Eğitim Bakanlığının Cumhuriyetimizin 75. Yılı kutlamaları çerçevesinde Öğretmenler Gününe özel düzenlediği öykü yarışmasında “Sarı Kelebek” adlı öyküsünün birincilik alması üzerine yazma isteğini daha da arttırdığını kitabın önsözünde anlatmış Münevver Hanım. Ayrıca 2007 yılı Ekim ayında Bütün Dünya Dergisinde “Fesleğen Saksısı” adlı öyküsünün yayımlanmasını teknoloji sayesinde yeni farkına varmış yazarımız.
Kitabın tanıtımına renk veren bir bölümü sizinle paylaşalım:
“Hani nerede, pehlivan güreşlerine sevdalı delikanlılar, ceviz ağacının dallarında sallanan güler yüzlü çocuklar, tütün dizen al yanaklı gelinler, kuyulardan su çeken servi boylu kızlar nerede, nerede?” diye sordu Feriştah nine.
Yaylam, canım yaylam!
Ben de sana olan tutkumu özlemimi anlattım.
Ben anlattıkça o ağlıyordu. Sevinç gözyaşlarıydı biliyorum.
Buğulu gözlerinden sessizce süzülen gözyaşlarını sildi, kurumuş, buruşmuş nasırlı elleriyle. Avludaki ocağa yığdı çırpıları, yığdı olabildiğince.
“Yeter, yeter” dedimse de duymuyordu artık. Ateşledi, savurdu dumanını. Ben varım, biz varız diye haber saldı dört bir yana. Sürdü dibek kahvesini çırpı ateşine. Yudumladı, yudumladık.
Münevver Sarıgözoğlu Ongun’un öykü kitabını alıp okursanız, burs alacak gençlere ayrıca bir katkınız olacak. Onun için de gidip alın ve okuyun derim. İyi okumalar efendim.
 
YORUM EKLE
YORUMLAR
Munevver Ongun
Munevver Ongun - 5 yıl Önce

Çok teşekkür ederim Turgay bey.Beni yüreklendirdiniz. Bu kitabın tanıtımında sizinde katkıniz çok büyük. Çok güzel anlatmışsınız.Çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum

Şerif Atila ONGUN
Şerif Atila ONGUN - 5 yıl Önce

TEŞEKKÜRLER TURGAY cığım

Caize Esen
Caize Esen - 5 yıl Önce

Münevver her zaman örnek alınacak bir kişilikti benim gözümde. Bu güzel davranışıyla yanılmadığımı bir kez daha anladım.Yüreğine ve kalemine sağlık Münevverciğim.Babanıda rahmetle anıyorum.

banner68