İŞTE İSLAMIN VE TÜRKLÜĞÜN KATİLLERİ

 Sabahattin Önkibar’ın Kaynak Yayınlarından çıkan kitabını yeni okuyup bitirdim. İslamı ve Türklüğü katledenleri yazmış. Akıcı bir dille yazdığı için zevkle okunuyor. Yazarın geçen yıl yazdığı ‘’Takkeli Firavunlar’’ adlı kitabını yine bu köşemde sizlere tanıtmıştım. Büyük ses getiren kitabından sonra yazardan devamını isteyen okurları eminim bu kitabını da severek okuyacaklardır. İçersinde sahtekarları, din bezirganlarını, nelere ve kimlere dokunduğu okuyunca görecek ve şaşıracaksınız. Bazen de anlattığı öykülere güleceksiniz.
Ülkemizin zor bir dönemden geçtiği bu günlerde biraz olsun mizaha ihtiyacımız var. Kitabın 26. Sayfasında yazar, Cumali Amca’sının hikâyesini şöyle anlatıyor:
Bir akşam Cumali Yılmaz’ın evinde zikir halkası kurulur. Cumali Amca arkadaşlarıyla zikirle kendinden geçerken Beyoğlu bitirimi siciline sahip olan büyük oğlu Hilmi her zamanki gibi eve alkollü ve kafası kıyak gelir. Odadaki acayip sesleri işitince annesine, ’’Bunlar yine huuu mu çekiyorlar?’’ diye sorar. Annesi Fetiye Hanım’dan ‘’Evet’’ cevabını alan Hilmi, ‘’Ana sakın sesini çıkarma, bunlara bir oyun edeceğum’’ deyip ahşap evin tavan arasına çıkıp pekmez yapımında kullanılan topuzu güm güm vurmaya başlar. Zikir halkasında olup kendinden geçen tayfa bu müthiş gürültüyle sarsılır ve ‘’Ne oluyor? ‘’ demeye başlar.
İşte tam o sırada sarhoş Hilmi sesini kalınlaştırarak avazı çıktığı kadar bağırır:
-Uçuuun mübarekler uçuuun!
Cumali Yılmaz bu ses üzerine , ‘’Tamam işaret geldi, Hayde uçmaya, hayde uçmaya…. komutunu verir. Eyüp Hacaloğlu (CHP eski Milletvekili Algan Hacaloğlu’nun akrabası) öne atılarak, ‘’Cumali önce ben uçacağum’’ diye ısrar ederek pencere önünde kollarını açar ve ‘’Allah geliyuruuuum…’’ diyerek kendini karanlıktan boşluğa bırakır….
Birkaç saniye sonra pat diye bir ses duyulur. Hava kapalı ve yağmurludur. Dahası her yer zifiri karanlıktır ve duyulan bu sesin ne olduğu anlaşılamaz. Çok sürmez Cumali Yılmaz pencereden avazı çıktığı kadar bağırır:
-Arşı alaya uçtun mi Eyüp? Beni duydun mi?
Eyüp Hacaloğlu’ndan iniltili bir karşılık gelir:
-Duydum Cumali!
-Ben da geliyurum, Eyüp kardeşum, ben da geliyurum.
-Gelma Cumali gelma!
-Ola şaşurdun mi neye gelmiyeyum?
-Gelma deyurum sana!
-Şaşurma Eyüp, arşı ala hepumuzi alur.
Yahu gelma , atlama deyurum sana!
-Sen ulaştun mi arşı alaya, oni söyle bana?
-Cumali ne arşı alasi, bok kuyusindeyum ben!
-Nerdesin Eyüp nerdesin?
-Bok kuyusindeyum Cumali bok kuyusinde!
-Şaşurdun mi Eyüp ,arşı alada bok kuyusinin ne işi var?
-Bok kuyusi arşı alada değil, senin evinun altında. Ben oraya düştüm.
-Şaka yapma Eyüp!
-Nee şakası yahu…. Ayaklarum kirildi.. Çabuk yetişun.
Sevgili okurlar, umarım sizi gülümsetmişimdir. Bu kitabı alın, okuyun. Daha neler var neler. Aydınlık Gazetesi Yazarı Sabahattin Önkibar’ın her gün köşe yazılarını da beğenerek okurum. İyi bir yurtseverdir. İslam’ın ve Türklüğün katillerini merak ediyorsanız mutlaka bu kitabı okumalısınız. İyi okumalar efendim.
Not: 25 Aralık Perşembe Günü saat 14.00’da Belediye Toplantı Salonunda Yazar Hamdi Topçuoğlu’nun, Karya’yı tanıtan, anlatan sunumu vardır. Ayrıca Şehre Kaçış adlı romanını ve diğer kitaplarını tanıtacaktır.
YORUM EKLE

banner68