Kardeşimin Hikayesi

 Yaz geldi. Kitap sahillerde, balkonlarda, dış mekanlarda zevkle okunuyor. Kitapçılarda raflara dizi dizi yeni  dumanı  üstünde sıralanmış son baskılar müşterilerini  bekliyor. Bodrum  Oasis AVM içerisindeki  İmge Kitabevi,  gerek dizaynı  gerekse sempatik çalışan elemanların ilgisi nedeniyle sıkça gittiğim bir mekandır. Uzun uzun kitapları inceler, son çıkanların arka kapaklarını okur, beğendiklerimi  satın alırım.
En son çıkanlar ve en çok satanlar listesinde Zülfü Livaneli’nin  Kardeşimin Hikayesi ve Ayşe Kulin’in  Dönüş adlı romanları başa baş yarışıyor. Her iki kitabı aldık. Önce eşim okudu,  sonra ben.
Bu arada İlber Ortaylı’nın Seyahatnamesi adlı  tarihi  gezi  kitabını okuyup  bitirmiştim. Değişik , alışıla gelmeyen ve tarihi mekanları anlatımı nedeniyle de ayrı bir tat aldım. Bu tür kitaplar daha da yazılmalı ve okunmalıdır. İlber Hoca kitabın hakkını vermiş.
Kardeşimin Hikayesi, Livaneli’nin  önceki  romanlarına göre kıyasladığımızda biraz donuk kalsa da akıcı ve sürükleyici  anlatımı  romanı bir ölçüde kurtarıyor. İkiz kardeşlerin iç içe girmiş yaşam öyküsü baştan finalin nasıl sonuçlanacağının işaretini veriyor. Bir kitapsever ve çok roman okuyanlar bunu hemen anlar. Ukalalık saymayın, ilk yirmi sayfada katilin kim olduğunu tahmin ettim. Doğru çıktı.
Zülfü Livaneli’nin Mutluluk, Leyla’nın Evi, Serenad ve Edebiyat Mutluluktur adlı eserlerini  daha önce okuyup sizlere tanıtımını yapmıştım. İçlerinde en hoşuma gideni Serenad adlı romanıdır. Diğer eserleri de iyi, güzel, zevkli lakin Serenad daha etkileyici.
Siz yine de bu kitabı alın, okuyun. Kardeşimin Hikayesi aklınıza takılı kalmasın. Bakarsınız benden daha çok zevk alırsınız. Hiç belli olmaz.Zevkler ve renkler kişilere göre değişebiliyor. İyi okumalar efendim. Dış mekanınız geniş, kitaplarınız bol, gönül güzelliğiniz çokça olsun efendim….
YORUM EKLE

banner68